Cumhuriyet ve Kadın

Bu haber 02 Kasım 2018 - 0:18 'de eklendi ve 695 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Gülten Şimşek

Kadın…

Türk töresinde, evin en güzel yeri olan, baş sedirde oturan.

En bilge haliyle.

En üretken yapısı ile.

Çalışkanlığı ile.

Bereketi ile.

Doğurganlığı ile.

Sevgi ve mutluluğun simgesi iken.

Ne oldu da kadın geri plana itildi.

Kurtuluş savaşında omuz omuza ülkemizin bağımsız olması için kurtuluş mücadelesi veren.

Yurdunu koruma bilinci ile var gücü ile çalışan.

Destansı gücünü ortaya koyan.

Cumhuriyetin ilanında Mustafa Kemal Atatürk’ün yanında olan kadınlar ne oldu da geri bırakıldı bu toplumda.

Kadınlar diyor ki;

Laik yaşamak varken.

Erkekle eşit omuz omuza olmak varken.

Neden geriliği seçeyim.

Kadın başarıdır. Kadın demokrasidir. Kadın berekettir. Kadın güzelliktir.

Ve ben bir kadın olarak Latife Hanıma minnet duymaktayım.

O’nun varlığını toplumsal hafızada yaşatmak için çabalıyorum.

Cumhuriyetin temelleri atılırken fikir önderliği yapmış ve Atatürk ile omuz omuza olmuş.

Ölümsüz aşklar varda, ölmeyen aşık var mı? diyor ya şair.

Latife Hanım’ın da Atatürk‘e olan aşkı hiç bitmemiştir.

2,5 yıl süren ve hüsran ile biten evlilikten sonra, Atatürk’e mektup yazmak ve göndermekten alıkoymamış  kendini ve eşine duyduğu derin aşkını ve hasretini mektuplarında dile getirmiştir.

Tarihçi yazar Murat Bardakçı Latife Hanımın mektubunu yayınladı. Ben de sizlerle paylaşmak istedim.

Diyor ki Latife Hanım;

Kastomonu, Bursa, Balıkesir, Akhisar, Manisa, nihayet benim güzel yurdum, kokusu ölmeyen güller gibi kokan temiz İzmir…

Sana hissiyle fikriyle, bütün mevcudiyetiyle, ebediyen mağlub ve merbut (bağlı) bir aşık sıfatıyla! Bütün geçtiğin yollarda seni hatve hatve (adım adım) takip ettim. Ne ilahi bir adamsın. Hepimizin vazifesi
hitabelerinin her kelimesini vatanın müdavileri olacak olan genç neslin ta kalbine hakketmektir.

…… Büyük, küçük, hep sana müteveccihiz (yönelmişiz).

Bir zamanlar ‘Hedefiniz Akdeniz… Düşmanı harim-i ismetinde (vatanın kutsal koynunda) boğacağız…. ileri ’ dedin ve orduların başına geçerek, misli görülmemiş bir süratle, İzmir’e girdin.

Hatırlıyor musun?

Orada, esir Türk kızı, kara zincirlerle bağlanmış, ağlıyordu. Sen doğruca ona gittin. Onu istiklâline kavuşturduğun İzmir’in, ‘zafer kızı’ yaptın. Fakat elindeki, ayağındaki zincirleri çözen sen… Onun gönlünü müebbeden (sonsuza kadar) kilitledin. Evet. Zafer sana aşıktır, büyük adam! Sen “Zafer, ‘Zafer benimdir’ diyenindir” dersin. Kendinde bu kuvvet ve kudreti bihakkın (hakkıyla) görecek bir dâhiyi, saatler, günler değil… Asırlar yaratır. Bu gün de, azîz reisim, yüksek dehâ tepesinden “Hedef medeniyet… Daima ileri” diyorsun. Muvaffak olacağına eminim. Zafer sana âşıktır. Fakat bu defa ki mücadele zamanladır. (…) Büyük reisim! Hitabelerin baştan başa birer şâheserdir. Fakat İzmir’de söylediğin sözler, ancak derin his sahiplerinin telâffuz edebileceği bir şiir mecmuasıdır. “Hissî”dir. Benim güzel yurdumun aziz misafiri ! Haklısın, İzmir his ve vefa memleketidir. Bilsen ne kadar mahzunum. Vefâdan bahsedenler bizzat vefâkâr olanlardır. “Beni senin mavi gözlerinden hiçbir kuvvet ayıramaz”. Bütün İzmir sana arz-ı sadakat ederken (bağlılığını gösterirken), sen de onları sevdiğini söylerken, kendimi bu sürüden ayrılmış addetmiyorum. “İzmir’i, İzmirliler’i bütün millet bir hedef-i istihlâs (kurtuluş hedefi) telâkki etmiştir buyuruluyor… Bu halâs (kurtuluş) güneşinin doğduğu gün, karşına, genç bir Türk kızı olarak çıkmak cesaretini evvelâ ben gösterdim. Bundan dolayı çok mazrurum (zarar içerisindeyim). Çünkü karşıladığım sensin’ diye devam eder….

Nasıl engin duygu ve hislerle kaleme alınmış bir mektup… Latife Hanım’ın  yayınlanmamış ve TTK’a aile tarafından verilmiş mektupları. Hangi hüzünlerle, duygularla kaleme alınmıştır… O dönemdeki TTK Başkanı sayın Hallaçoğlu’nun “Latife Hanımın mektupları okunmadan Cumhuriyet tarihi yazılamaz” beyanı hafızalarda aynı tazelikte durmakta ve Latife Hanım biyografisini okuduğunuzda kadın haklarının savunucusu, eşi karşısında güçlü duran, ona destek olan kültürlü bir kadını görüyoruz…

Dünya basını, Latife Hanım’ı ilk günden itibaren bir kadın hakları savunucusu olarak tanıdı ve tanıttı. Latife Hanım gerçekleştirilen reformlarda rol oynadı.

Kadın ve reformları kolay olmadı.

Biz geri değil ileri gitmek istiyoruz.

Cumhuriyetimizin 95 yılını çoşku ile kutladık.

Cumhuriyetin ilanında Atatürk’ün yanında olan Latife Hanım’ı  satırlarıma taşımak ve sizlere, tekrar tekrar anlatmak istedim.

Kadın haklarını kazanmamızda rol modellik yapmış…

Fikir önderliği ile kadınlarımıza değer katan Latife Hanıma minnettarız.

Unutmamalıdır ki, kadın güçlü ise bu ülkede güçlüdür…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.