Cumhurbaşkanı 4 Mart’ta Muğla’da

Bu haber 15 Şubat 2018 - 0:36 'de eklendi ve 2.130 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozcanozgur@hamlegazetesi.com.tr
Özgürce

Özcan Özgür

Yerel siyasette yerli siyasetçi

Yusuf Kayacık AK Parti’nin kongreler sürecinde yürüttüğü politikayı bu sözün üzerine oturttu.

Daire Müdürleri Muğlalı olmalı.” diye de adeta kampanya başlattı.

Bu mümkün müydü?” diye sormayacağım.

Hemşerimiz Dr. İskender Gencer ikinci defa Muğla İl Sağlık Müdürü oldu.

Herkes memnun… Milletvekili Nihat Öztürk’e teşekkür ederiz.

Nihat Öztürk’e “Menteşe Devlet Hastanesi” içinde teşekkür borçluyuz.

Ama ortada bir hareket yok!

Umudumuz İskender Gencer’de” demeye kalksam, bazılarının “Yarın milletvekili adayı olur” endişesine kapılmasından korkarım… Nemelazım, bir de yerli müdürden olmayalım!

Kime sorsam bilgi alamıyorum. “Başbakan Binali Yıldırım Muğla (Menteşe) Devlet Hastanesi’nin yeniden açılacağına dair bir şey dedi mi?” diye soruyorum, kimsede yanıt yok…

Başbakan Yıldırım, “Muğla’nın sağlık sorununu çözdük” demiş, Muğla’ya yapılan sağlık yatırımlarını anlatmış…

 

xx           xx           xx

Bence Başbakan Yıldırım, Muğla Devlet Hastanesi’nin yeniden açılışı ile ilgili mutlaka bir şey demiştir. Ancak duyan olmamış olabilir! Niyet meselesi… Niyeti namaz olanın kulağı ezandadır, derler.

Hastane meselesi sanki sadece benim, Hamle’nin meselesi…

Eski hastanenin çevresindeki esnafa ne demeli?

Başbakan o gün Dalaman Hava Limanı’ndan helikopterle Atatürk Stadı’na geldi. Oradan da seçim otobüsü ile İsmet Çatak Caddesi ve Haluk Özsoy Caddesi üzerinden Kışla Park’taki Menteşe Kapalı Spor Salonu’na geldi.

Hadi Başbakan valiliği de ziyaret etti, Cumhuriyet Caddesi ve Meydanı da tamam… Öteki cadde ve sokaklar neden kapatıldı anlayabilmiş değilim… Onca sıkıntıya gerek olmayabilirdi.

Neyse, Başbakan sözünü ettiğim güzergahlardan geçerken “Hastanemizi İstiyoruz” diye bir pankart açılabilirdi… Hem de acil girişi önüne yakışırdı.

Başbakan Yıldırım belki iner, hastaneyi de görürdü… Bunu da milletvekillerinin yapması gerekirdi.

“Muğla sevdalısı” olmak kolay mı?

 

xx           xx           xx

Ankara’dakiler yarın bir gün “Muğlalıların hastanelerini geri istedikleri filan yok” diye bir yargıya varırlarsa şaşırmamak lazım!

Neyse Allah’tan 4 Mart’ta Cumhurbaşkanı Erdoğan Muğla’ya geliyormuş.

Başbakan Yıldırım o nedenle Muğlalıların, “Eski Hastane, Ücretsiz Göcek Tüneli, Sandras Suyu, Üniversiteye Yurt, Tarıma Dayalı Organize Sanayi Bölgesi” gibi beklentilerine bilerek değinmemiş, Cumhurbaşkanı’na bırakmış olabilir.

Okurlarımızdan “Başbakan Muğlalılara neden hitap etmedi?” diye soranlar vardı.

Muğlalılara hitap ta Cumhurbaşkanına bırakılmış olabilir.

Farkındaysanız yeni hastanenin açılışı da yapılmadı.

Kim bilir bakarsınız Cumhurbaşkanı Erdoğan yeni hastaneyi açarken, eski hastane ile ilgili de söz verebilir…

Yine farkındaysanız hafta sonundan beri Muğla’da Başbakan Binali Yıldırım değil, cennet mekanı olsun Serpil konuşuluyor… (!)

 

xx           xx           xx

Bilindiği gibi bir süre önce Armağan Erol’un yerine AK Parti Muğla İl Kadın Kolları Başkanlığı’na Ümmühan Toksöz atandı. 4 Mart’ta da İl Kadın Kolları Kongresi varmış.

Cumhurbaşkanı Erdoğan kongreye geliyor. Gelmişken de toplu açılış yapıp, Muğlalılara seslenmesi bekleniyor.

Ümmühan Toksöz seçilmiş Kadın Kolları Başkanı olacak. İl Başkanlığı Kongresi için kopan kıyamet, nedense Kadın Kolları Kongresi için kopmuyor. Tek listeli bir kongre…

Geçenlerde CHP İl Kadın Kolları Kongresi vardı. Çiğdem Sandıkçıoğlu Başarır tek listeli kongrede güven tazeledi…

Kadın Kolları Kongrelerinde neden rekabet yaşanmıyor? Belediye Başkanlığı’nın, Milletvekilliğinin yolu oradan geçmiyor diye mi acaba?

Ama Cumhurbaşkanı Erdoğan Kadın Kolları Kongresi’ne geliyor…

 

xx           xx           xx

Başa dönersek, “Muğlalılık bayrağıYusuf Kayacık’ın şansını arttırmıştı. Ancak “oyun kurucu” kendisini frenleme gereği duydu ve “yoldan çıkardı”…

Ayrıca Kayacık bilerek veya bilmeyerek kandı… Ve bir de “Muğlalılığı” anlatamadı… Veya O’nun için “Muğlalı olsun da çamurdan olsun” anlayışı önemli. Nitekim bu anlayış “muhalif listeye” yansımıştı…

Ben bu yazıyı kaleme alırken dün Muğla Karadenizliler Derneği Başkanı Celal Karakaş aradı. Geleneksel Hamsi Şenliklerini 25 Şubat Pazar günü yapacaklarını söyledi. “Afrin operasyonu nedeniyle bu sene eğlenceyi bir kenara bıraktık. Şehitlerimiz için Mevlit Tilaveti gerçekleştireceğiz. Hamsi yanında lokma dağıtacağız. Tüm hemşerilerimizi bekliyoruz” dedi.

Celal Karakaş bir şey daha söyledi. Yazılarımızla ilgili… “Biz Süleyman Reyhan ile birlikte iki Karadenizli olarak ‘yerli-yabancı’ ikilemini kırmak için Süleyman Reyhan’ın hemşerisi olan Kadem Mete’nin karşısında bir Muğlalı olan Ozan Balcı’nın yanında yer aldık.” ifadesinde bulundu…

İster inanırsınız, ister inanmazsınız, ki ben inanmıyorum, Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün’ün “Muğla Bir, Hedef Bir” sloganını anlamakta yarar var…

 

xx           xx           xx

Celal Karakaş yerli-yabancı ikilemini kırmak için Ozan Balcı’nın yanında olduklarını söylüyor, ama aynı şeyi Mustafa Çelebi, Çağrı Alper, Ziya Ercan üçlüsü de söyleyebilir. “Biz o ikilemi kırmak için Karadenizli Kadem Mete’nin listesinde yer aldık” diyebilirler!

Bana sorarsanız hafta sonunda yarışan listelerin birisi “yerlilerin”, ötekisi “yabancıların” listesi değildi… Ne Ozan Balcı ne de Kadem Mete hiçbir yerde “yerli-yabancı” söyleminde ve fiilinde bulunmamışlardı…

Ancak bu iki liste için “Aynılar aynı yerde, ayrılar ayrı yerde toplandılar” da denemez. Ancak AK Parti’nin hala Muğla’da “homojen” hale gelmediğini; saksıdan Muğla topraklarına geçemediğini ve ayrışmaların temelinde “menfaatin” olduğunu; kavganın Muğla’yı siyasi alan görenlerle ticari alan görenlerin kavgası olduğunu söyleyebiliriz…

Anlayacağınız, aslında “Yerli Siyasetçi” olmak da çok marifet değil. Siz hiç “yerel siyaset” yapan, vatandaşa dokunan, onun sorunun dinleyip, çözüm getirmek bir yana çözüm üreten gördünüz mü? Siz Ziya Ercan’dan başka Muğla’nın içme suyunu dert edinen tanıdınız mı?

Ben görmedim, tanımadım.

Kadem Mete O’nu ve arkadaşlarını listesine almakla çok doğru bir iş yaptı.

 

xx           xx           xx

Şimdi Ozan Balcı’nın listesinden Celal Karakaş ile Süleyman Reyhan’ı alıp bir kenara, Esat Tugay ile Miraç Cin’i de alıp başka bir yere koyun geriye ne kalır?

Şimdi bir de Kadem Mete’nin yönetiminden Mustafa Çelebi ile Ziya Ercan ve Çağrı Alper’ alıp bir kenara, Şadi Pirci ile Seyid Nur Gün ve İbrahim Uğurlu’yu alıp başka bir yere koyun geriye ne kalır?

Bilmiyorum neden sordum. Öylesine aklıma geliverdi…

Acaba Kayacık, yerli-yabancı meselesinde parti yönetimlerinin “Muğla’nın, Muğlalının hizmetinde olmamasından” şikayet etmiş olsa daha inandırıcı mı olurdu?

Örneğin Muğla’daki kamu kafeteryalarını Karadenizliler mi işletiyor? Hayır… Muğlalılar mı işletiyor? Hayır… Kim işletiyor, derseniz Muğla ile hiçbir bağı olmayanlar işletiyor… Akıllı olun!

Muhalefetin oyun kurucusunu mu merak ediyorsunuz?

Onu da siz bulun!

——————————                               ——————————-

Günün Sözü: Vakti gelince gitmenin adıdır günbatımı. Siyasilerinde bir günbatımı olmalı.

Günün Sorusu: Milletvekili Hasan Özyer ile Milletvekili Nihat Öztürk ve MKYK Üyesi Bülent Karakuş bu kongrenin neresindeydi?

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.