ÇOĞULCULUĞUN TAHAKKÜMÜ

Bu haber 05 Eylül 2013 - 0:00 'de eklendi ve 880 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

Çoğulculuk tahakküm ediyormuş! Kim söyledi bu deli saçmasını? Barolar birliği genel başkanı.
Yani ülke avukatlarının çoğulcu oyu ile seçilerek bu makama gelen Metin Feyzioğlu neyi
eleştiriyor acaba? Kendisini verilen oyları kabul etmiyorsa niye duruyor, hemen çekilip gitmesi gerekir. Bu sorumsuz konuşmayı Adalet Bakanı Sadullah Ergün anında cevap verdi;
Çoğulcu seçimi beğenmiyorsanız, Çoğunluk oyunu getirmek için ben hemen başkanla görüşeceğim. Çoğulcu yerine çoğunluk sistemi istendiğini ileteceğim.
ÇOĞUNLUK SİSTEMİ NE DEMEKTİR?
Çoğunluk sistemi 1924 Anayasası seçim usulüdür. Şayet bu gün o kanun uygulansa idi genel seçimde kim ne alırdı diye sorulsa cevap şöyle olurdu? Ak Parti 81 vilayetin 70’ini önde giderse 470 milletvekili alırdı. CHP ise 60 milletvekili, MHP de 20 milletvekili alması gerekirdi. Halbuki Çoğulcu sistem ile Ak Parti 360 civarı alırken geriye kalan 190 millet vekilini diğerleri bölüşecektir. Demek ki rasgele konuşmak hiç de muhalefet ediyorum demek değil aksine gülünç olmaktadır.
ADLİ YILIN AÇILIŞ KONUŞMASI
Bu yıl çoğulcu sistemin seçtiği Yargıtay başkanı haklı olarak çok takdir topladı. Mesleğin eksiklerini, olması gerekenleri gayet seçilmiş kelimelerle açıklamıştır.
Geçmiş yıllarda yapılan törenlerde siyaset yapan başkanlar gördük. Hükümet veya Devleti temsil edenlerin yüzüne karşı hakaret veya dini inkar edenleri biliyoruz. Özelikle Danıştay 1980 öncesi CHP’nin bir kolu gibiydi. Bir yanda 27 Mayıs ihtilalini yapanlar (temelli senatörler) Bir yanda sendikalar. Öğretmen derneği (TÖPDER) bir sürü de CHP iktidar olunca kolladığı beslediği  vurucu malzeme temin ediverdiği kendi dernekleri ve daha neler …
1980 öncesi bir gün, Muğla Valisine Danıştay’dan bir zarf geldi. Üzerinde gizlidir, zata mahsuzdur yazılı idi. Vali zarfı açınca gördü ki, bir öğretmenin tayini durdurulmuş, acil uygulanması isteniyor. Vali, adı geçen öğretmeni tanıyordu. Bende tanıyordum. Vali, Milli Eğitim müdürünü çağırdı ve sordu; Biz bu adamın tayinini yazmadık değil mi? Yazmadık vali beyim. Peki bu ne demektir?
Adı geçen öğretmen tayininin çıktığını zannetmiş ve itiraz etmiş ve hemen acil cevap yazılmış ve tayin durdurulmuş. Yani, böyle bilinen kişiler militan gibi çalışırlardı. Ankara da onun durumunu derhal takip edenlerde vardı.
Başka bir Danıştay başkanı adli yıl töreninde (ALLAHI İNSANLAR YARATTI ) dedi.
Orada bulunan Devlet temsilcileri sessizce dağıldılar. Ama bu olay çok yayıldı aylarca yıllarca tartışıldı. Bu yüksek Hakim, bu konu unutulmadan öldü. Tabutu getirilen Caminin imamı bu adam zındıktır cenaze namazı kılınmaz. Ben kılmam dedi. Orada hazır bulunan merhum İnönü çok sinirlendi.Bunu gören bir yüksek subay,silahını çekti paşamı kim ne yaptı diyerek sağa sola korku saldı.. Ertesi gün bir baktık bütün yurtta avukatlar ve hakimler, savcılar cübbeleri ile yollarda yürüdü ve gövde gösterisi yaptılar.
ŞİMDİ NASIL OLDUDA ORTALIK SÜT LİMAN OLDU?
Kolay olmadı, Ak Parti kapatılıyor denirken, bir sürpriz patladı. Bir sabah Nokta dergisi kapış kapış satılıp bittiği duyuldu. Dergi de, günün Deniz kuvvetleri komutanın günlükleri yayınlanıyordu. Bir yanda ihtilalcilerin çömezi olmuş basın, yalan diye ek gazeteler çıkarıyordu. Bir yanda, Nokta dergisi binası yerle bir edildi. Bunu yapanların cemaili evveli gözaltına alındı. Mustafa Balbay’ın bilgisayarı veya başkası gömülü silahların adresini veriyordu. Gölcükten başka gizli tutanaklar ele geçince, inkarlar ve yalanlar sırıtıverdi. Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un telaş içinde olması savcıların işini kolaylaştırıyordu.
2010 EYLÜL AYININ 12. GÜNÜ,  ÜLKE KABUSTAN KURTULDU
Bu tarihte 1961 anayasasının 27 maddesi değişti. Bu değişiklikle bütün huzursuzlukların sebebi olan Özerk kuruluşların yetki alanı olması gereken yere getirildi. EGEMENLİK kayıtsız şartsız tekrar milletin ve onun tek vekili TBMM olunca, Büyük Atatürk’ün Ruhu şaat edildi. Bu Atatürk’ün tam kendisi olan maddelerin gelmesini kim istemedi: I- CHP  2-MHP  3- DP  4- DYP  ve bağımsız Apo’nun milletvekilleri idi.  Peki yüzde 58 kabul oyu veren AKP ye destek olan Milletvekilleri kimlerdi?  Onları tek tek AKP yönetimi biliyor.
Şimdi yeniden Anayasa yapma komisyonunda parti sözcülerini dinliyoruz da,
12 Eylül 2010 tarihi ülke için bir MİLAT olmuş diyoruz.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.