Çoğu Kentlerde Durum Farklı Değil

Bu haber 09 Ocak 2015 - 0:00 'de eklendi ve 972 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Her yıl özellikle kış mevsimi gelip çattığında gazeteler manşetten, ulusal bazda yayın yapan televizyonlar bir haberin altını çizer.

Bu, ya karda kışta kıyamette çadırlarda ya da metruk bir yerde yaşamak zorunda kalan aç susuz ailelerin içler acısı durumudur.

Aslında yalan değildir.

Ne var ki abartılı bir şekilde verilmesi, yönetimde bulunan hükümet ve belediyelere atıfta bulunmaktır.

Siz iktidardasınız.

Sizler de yerel yönetimin başında.

Gelin görün ki vatandaşın hali içler acısı!

Her ne kadar bunda acitasyon olsa da gerçek payı yok değildir.

Dedim ya gazete manşetlerini süsleyen, televizyon ekranlarında sıkça rastladığımız bir durumdur bu.

***

Bakarsınız bir anne, baba ve de çocuklar, çöplüklerden ya yiyecek ya da giyecek bir şeyler aramaktadır.

Bazıları da hurda arar.

Zira bir şekilde onu satma düşüncesindedirler.

Kısaca yıllar boyu basın organlarına yansıyan bu görüntüleri görmeyenimiz yoktur.

Bu defa benzer şekilde bir gazete manşetinde yer alan haber de farklı değil.

Aynı gazetenin manşetinde yer alan haber;

“Yemek yerken aklınıza bu çocuk gelsin”

Bu haber Antalya iline aittir.

Antalya’da yaşayan Suriyeli bir anne 11 yaşındaki oğluyla Sebze Meyve Hali’ne gelir.

Çöp konteynerine giren çocuk bir anda dışarı fırlar.

Elinde iki adet çürümüş salatalık ile annesine koşar.

Ana-oğul tamamen çürümüş sebze ve meyveleri çuvala doldurduktan sonra halden çıkar.

Şimdi eğri oturup doğru konuşalım.

Elbette Suriye’li bir ailenin dramı herkesi etkilemiştir.

Aksi düşünülemez.

Çöplükten yemek artıkları ve ya atılmış bazı eşyaların toplanması sıradan bir olay değildir.

Kaldı ki geçmiş yıllarda da benzer sahnelere tanık olduk.

Yıllar öncesinde Irak sınırından ülkemize giren Peşmergeler içinde durum aynıydı.

Ardından dönemin Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin zulmünden kaçıp ülkemize sığınan Irak’lılar da benzer sahnelerin içinde oldular.

Şimdi de Suriye’liler.

Her ne kadar aynı süreçlerde ülkemiz yönetiminde bulunan hükümetler, sığınmacılara elinden geldiğince her türlü yardımda bulunsa dahi bazıları çöplüklerden bir şeyler aradılar.

Sonra böyle bir tablo sadece ülkemize özgü değildir.

Bugün için dünyanın en büyük ve gelişmiş ülkesi olarak görülen ABD dahi benzer görüntüler çoğu kez medya organlarına yansımaktadır.

Velhasıl dünyanın hangi ülkesinde olursa olsun, halkın bir kısmı yoksullukla mücadele etmektedir.

Belli ki onlar, Antalya’da gözlendiği gibi çöplüklerden bir şeyler bulurum ümidi içindeler.

***

İlişkin olarak sanılmasın ki yürekleri sızlatan bu görüntüler sadece bir ilimize ait.

Başka illerde de farklı durum yok.

Özellikle metropol kentlerimizden İstanbul, Ankara ve İzmir başta olmak üzere daha nice yerleşim merkezlerinde bu sahneleri hep tanık olduk.

Zira gördüğümüz benzer sahnelerdir.

Bu arada, yaşadığımız kent Muğla’yı soyutlamayalım.

Birçok ilden farklı olsa da, zaman zaman benzer şekilde gözlemlediğimiz sahneler, zaruret içerisinde olanların varlığını göstermektedir.

***

Bu durumda, sıradan bir olayın çok ötesindeki bu manzara basitçe geçiştirilemez.

Geçiştirilmemesi gerekir.

Ortada bir dram vardır.

Nefsiyle mücadele eden nice ailelerin dayanılmaz ızdırapları vardır.

Yoksulluktan doğan çaresizlik vardır.

Hele onlar, bakmakla yükümlü olduğu aile bireyleri ise!

***

Madalyonun bir başka yüzü daha var.

Benzer olaylarla ilgili birçok kişi, kurum ve kuruluşları töhmet altında bırakmak, yerinde bir yaklaşım olamaz.

Başka iller bir yana yaşadığımız kent Muğla, yıllardan bu yana belediye öncülüğünde açmış olduğu imarethanede yoksullara yiyecek dağıtmaktadır.

Hem de bütün yıl boyunca.

Yetmedi, Mübarek Ramazan ayında kurulan çadırda her kim olursa olsun karnını doyurmaktadır.

Yanı sıra aynı ayda, duyarlı birçok vatandaşımız benzer yaklaşımlar sergilemektedir.

Her şeye karşın bu durum, insanımızın çok güzel hasletlere sahip olduğunun göstergesidir.

Aksi olsaydı, bana ne! gibi yaklaşım içerisinde olunurdu.

***

Yine de bir soru daha cevap arıyor.

Birçok dünya ülkesinin her bakımdan baş döndürücü bir hızla gelişme hamlesi içerisinde olduğu süreçte, bazıların rızkıyla mücadelesi insanlığın utancı değil mi?

Bilhassa, çöplüklerden yiyecek ve giyecek kırıntılarının aranması, ait oldukları ülke yönetimlerini vebal altında bırakmıyor mu?

Şüphe yok ki, bırakması gerekir.

Zira birileri açken bizim rahatça yatağımızda uyumamız, mensup olduğumuz yüce dinin temel buyruklarına terstir.

Dahası bu tür bir tablo insanlık ayıbıdır.

Öyleyse imkanları elverenler olmak üzere ülke yönetiminde görev üstlenenler ve de yerel yönetimlerin evvelemirde yerine getirmek zorunda oldukları, zaruret içerisinde olanlara daha bir yardım elini uzatmaktır.

Ancak bu takdirde, hem kul indinde hem de yüce yaratan nezdinde, görevi layıkıyla yerine getirmenin huzuru içerisinde olunur.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.