Çıntar Topladık

Bu haber 01 Aralık 2014 - 21:58 'de eklendi ve 863 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Çıntar, Ege Bölgesi’nin ömenli bitkilerinden biridir ve sadece basit bir beslenme malzemesi değildir.

Yağışların yazdan itibaren bol olduğu, (Fatma Mersin’in tabiriyle “goygun yağdığı”) sıcakların normal seyretmesi durumunda, çıntar bereketli olur. Bereket, sadece ailelerin kendi evlerine katkı değil, aynı zamanda aile bütçesine katkıda da bulunuyordu. Sabahları erkenden araziye çıkanlar, öğleye doğru, topladıkları çıntarları pazar yerine getiriyorlardı.

Sabahları çıntar toplamaya çıkmak, pazara getirmek, pazarda sohbete ede ede çıntar satmak… Bunların hepsi, kurgulanmadan kendiliğinden gelişen ritüeller. Toplanmış olan 4-5, hadi bilemeden 9-10 kilo çıntarın ekonomik getirisi kadar önemli olan o basit ritüelistik kısımdır.

Bu ritüel, biraz daha büyütülebilir ve daha da toplumsallaştırılabilir. Tıpkı bahar başlangıcı Nevruz, meyve başlangıcı Hıdırellez ve ürün hasadı zamanı bağbozumu törenleri gibi, yaklaşık 1 ay süren çıntar için de bazı törenler gerçekleştirilebilir.

Biz, üniversiteden bir grup akademisyen ve memur, 2008’de kampüste bir informel “Çıntar Festivali” düzenlemiş; bir öğle vakti ateşler yakıp üzerinde çıntarlar közleyip öğle yemeği niyetine yemiştik. Kendiliğinden gelişmişti olay ve çok tatlı, çok neşeli bir “festival” olmuştu.

Üniversitemizde 2 senedir de çıntar toplamaya gidiyoruz.

Bu sene 29 Kasım Cumartesi günü Çiçekli-Elmalı arasındaki dağlarda yamaçlarda çıntar topladık.

Mikoloji (mantar uzmanlığı) konusunda iki uzman olan Prof. Dr. Mustafa Işıloğlu ve Doç. Dr. Hakan Allı’nın rehberliğinde ve konuyla ilgilenen öğrencilerin katkılarıyla çıntar toplamaya gittik. 50 kişi kadar vardık. Çam ormanının içinde, tabiatin kucağında çıntar aradık ama aradığımız daha çok huzur idi galiba. Tabii bu mevsimde cazip olan sadece çıntar değildi. Dağ çileği de bu mevsimde toplanırdı ve gittiğimiz yerde dağ çileği ağaçları da vardı. Zaten grup için bir ara dağ çileği, çıntardan daha çok ilgi çekti.

Sonra, Işıloğlu’nun doğduğu dağ yamacındaki metruk evin önünde, toplanan çıntar ve mantarlar ortaya serildi. Çıntardan başka 20’ye yakın mantar çeşidi toplanmıştı. Işıloğlu, zehirli ve zehirsiz mantarlar hakkında bilgi verdi. Bizler, mantarları görerek öğrendik.

Sonra ateş yakıldı ve çıntarlar közlenip bir güzel yendi.

Ne yalan söyleyeyim, çıntar közlemesini çocukluğumdan beri severdim ama “etçe” közlemesini daha çok sevdim.

Her sene, 1 ay boyunca, belirlenen günlerde bu tür tabiat yürüyüşleri ve çıntar toplama günleri düzenlense iyi olmaz mı? Bu işe sadece üniversite el atmasa, vilayet ve belediyeler de taşın altına ellerini koysalar, bence çok iyi olur.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.