CHP’nin Kontenjan Adayları

Bu haber 13 Mart 2015 - 0:00 'de eklendi ve 1.686 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Geçen hafta sonunda dinlisi, dinsizi; köylüsü kentlisi; Kürdü Türkü; sağcısı solcusu; genci yaşlısı tüm kadınlarımız meydanlardaydı. Herkes kendi meşrebince Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı.

Kalan 364 gün Allah kerim… (!)

O gün Muğla’da da çeşitli etkinlikler yapıldı. Muğla Kent Konseyi Kadın Meclisleri Birliği’nin “Kadınlar, Koltuklarınızın Yarısına Talip” başlıklı yayınladığı bülten ilginçti. Menteşe Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Funda Karadağ Dural tarafından okunan açıklamada, Türkiye‘de 2011 genel seçimlerinde parlamentodaki toplam 550 milletvekilinin 79’unun; toplam 3 büyükşehir belediye başkanı, iki eş başkanı, bir il belediye başkanı ve 6 il belediye eş başkanının kadın olduğu anımsatılmış. Bunun ‘utanç’ olduğunun altı çizilmiş.

Nedense sosyal demokratların iktidarda olduğu; Türkiye’nin modern yüzü Muğla’da bir yıl önce kapatılan İl Genel Meclisi’nde bir tek kadın meclis üyesi olmadığı gibi, bu gün de Büyükşehir Belediye Meclisi’nde bir tek kadın meclis üyesinin bulunmadığı sorgulanmamış!

xx        xx        xx

Menteşe, Datça, Ortaca, Marmaris, Yatağan, Bodrum ve Fethiye Kadın Meclisleri adına yapılan açıklamada siyasi partilere mesaj veren “Kadınlar, Koltuklarınızın Yarısına Talip” başlıklı açıklamada “Türkiye’de farklı sosyal alanlarda varlığımızı kanıtladığımız halde üst düzey yönetimlerde özellikle siyasette eşit temsilden hala çok uzak bir konumdayız. Oysaki toplumu ve bireyleri ilgilendiren kararların alındığı, seçim ve atama ile oluşan tüm karar organlarında kadın erkek eşitliği demokrasinin bir gereğidir.” denilerek şöyle devam edilmiş:

Biz yaşamın her alanında emeği geçen kadınlar olarak soruyoruz: 2015 genel seçimlerinde gerçek demokrasi ve eşitlik adına kadınların seçme ve seçilme özgürlüğüne engel olmayı bırakacak mısınız? Biz yaşamın her alanında emeği geçen kadınlar olarak istiyoruz ki: 2015 genel seçimlerinde gerçek demokrasi ve eşitlik adına kadınların seçme ve seçilme özgürlüğüne engel olmayı bırakın.

Nasıl olacak bu? Biraz geç kalınmadı mı!

xx        xx        xx

Sorunun yanıtı kadınlarımızda olsaydı Kadın Meclislerinin açıklamasında görürdük… (!) O zaman nasıl olacak bu?.. Nitekim geçen cumartesi telefonda görüştüğümüz Milletvekili Aday Adayı Nazmiye Halvaşi neden aday olduğu konusunda “Muğla’da kadın siyaseti adına eksiklik gördüm” diyordu.

Kontenjandan Milletvekili olmak için iki gün önceki “CHP’de Kimler Favori?” başlıklı yazımda da paylaştığım gibi iki kadın; PM Üyesi Rana Bozkurt ve PM eski Üyesi Nazmiye Halvaşi başvuru yaptı. Üç de erkek var; Prof. Dr. Akın Kapubağlı, Kadir Özdemir ve Ömer Süha Aldan… Şu soru aklımdan gitmiyor: “Bu beyler pozitif ayrımcılık mı istiyor?” Yoksa “Kontenjana başvuran 3 erkek de acaba Muğla’da erkek siyaseti adına eksiklik mi gördüler?”…

xx        xx        xx

Muğla’da CHP’de kadın siyasetinde eksiklik olduğu doğru… Yoksa erkeklerle yarışmayı göze alan üç kadın aday çıkmazdı… (!) Kadın aday adaylarının üçü de; Zühra Dönmez ve Sıddıka Samuray Çelik Ünal ile Müjgan Gürkan parlamentoda Muğla’yı temsil edebilmek için “ayrıcalık” istememişler… 21 Mart cumartesi günü 25 erkek aday adayı ile yarışacaklar. İşleri zor…

Geçmişte Muğla il merkezinden (Menteşe) Eczacı Gül Ören Sungur aday olmuş ve il merkezinde birinci olurken, öteki ilçelerde kadın delegelerin oylarını bile alamamıştı…

Erkeklerin ayak oyunları bir yana, “Kadın kadının cellâdıdır” diye boşuna dememişler!

xx        xx        xx

Hal böyle olunca Muğla’da CHP tabanında hemen herkes kontenjanın bir kadın aday adayı için kullanılmasından yana. Bazıları için garip gelebilir, ama sağ partilerdeki kadınlarda bile bu beklenti var…

Eğer böyle olursa uzun yıllar sonra Muğla’yı parlamentoda temsil eden bir kadın parlamenter de olmuş olacak! O kadın kim olur? Ya Rana Bozkurt ya Nazmiye Halvaşi olmalı, ama…

Parti tabanında Bozkurt için henüz erken olduğu görüşü oldukça yaygın. PM Üyeliğinin kıymetini bilmeli… Halvaşi de çok tanınmıyor. Bu biraz da O’nu tanımayanların eksikliği gibi duruyor…  Hiç değilse liste delerek PM’ne girenlerden olduğunun bilinmesi gerekir. En azından öteki aday adayları bilmeli!!!

xx        xx        xx

Yanlış anlaşılmasın. Nazmiye Halvaşi ile tanışık değiliz. Bir kere telefonda görüştük. Bu noktada “Bir gazetecinin tanımadığı insanı, bırakın Muğlalı seçmeni CHP’li seçmen nereden tanıyacak ki” denebilir. Doğrudur… Bu anlamda 4 sene Muğla Milletvekilliği yapan Ömer Süha Aldan’ı Muğlalıların tanıdığını da kimse iddia edemez, savunamaz! Gazete ziyaretlerinde bile görülmüş değil… O anlamda PM Üyesi kızımız Rana Bozkurt’u da görebilmiş değiliz… Hiç değilse PM Üyesi seçilince gazeteleri ziyaret edip, tanışma gereği duyabilirdi!

Kontenjana başvuran beylerde ön seçimden kaçmayacak kadar tanınır değiller demek ki…

O nedenle Nazmiye Halvaşi ile tanışık olmamamızı da bir eksiklik olarak görmüyorum. Hikâyesi okununca bu açığı kapatır diye düşündüm.

xx        xx        xx

Halvaşi, Gençlik ve Kadın Kolları’ndan sonra İlçe Başkan Yardımcılığı ve iki dönem de Parti Meclisi (PM) Üyeliği yapmış. Özgeçmişinde “Kadınların kendi ayakları üzerinde durarak siyaset yapmaları gerektiğini” savunuyor. Bu düşünce kontenjan ile çelişiyor. Ben bunu bir “temenni” olarak kabul ediyorum! Çünkü CHP pratiğinde kadının yerinin olmadığı da ortada! Nitekim Halvaşi de bir sonraki satırda şöyle devam etmiş:

CHP’nin 1996 Kadın Kolları Kurultayı’nda partideki erkek egemen güçlerin çıkardığı adaylara karşı ‘Bağımsız Kadın Hareketi’ başlatıp bu hareketin gösterdiği Genel Başkan Adayı oldu. Amacı kurultay kürsüsünden on binlerce partiliye kadınların siyasette özgür birey olarak yer almasının önemini anlatmaktı.

Nazmiye Halvaşi o kurultayı doğal olarak kaybetmiş tabi… 1998 Kurultayı’nda ise listeyi delerek PM’ne giren yedi kişiden birisi olmuş. Türkiye siyasetinde bunu yapan ilk kadın olarak da Türk Siyaset Tarihine geçmiş… 99 Kurultayı’nda tekrar PM Üyesi seçilmiş. Altan Öymen ile biten dönemden sonra bir daha görev almamış.

Eşi Yalçın Halvaşi’yi 2001 de kaybederken, 2002 de Nijerya’da recm cezasına çarptırılan Emine Lawal’ın affedilmesi ve Türkiye’de kadına karşı şiddete dikkat çekmek için “Asya’dan Avrupa’ya Emine Lawal için yaşam yürüyüşü” yapmış. Türkiye’de ilk kez bir kadın, bu çapta bir eylem gerçekleştirmiş.

xx        xx        xx

Sonra beş yıl yaşadığı İsveç’te Olof Palme’nin partisine (Sosyaldemokrat İşçi Partisi) üye olup Belediye Meclisi Üyesi seçilen Halvaşi, 2006/2011 arasında İsveç-Datça arasında gidip gelirken, 2011 den sonra da Datça’da yaşamaya başlamış.

Son yerel seçimde Datça Belediye Başkanı Adayları arasında (malum Büyükşehir de olduğu gibi Datça’da da atama yapıldı) yer alırken, kuruluşunu gerçekleştirdiği Datça Kent Konseyi Kadın Meclisinin halen başkanlığını yürütmekte. Geçen yıl Türkiye Kent Konseyi Kadın Meclislerini Datça’da toplamış. Kadın Meclisleri Türkiye Platformu ile Muğla Kadın Meclisleri Birliği’nin kurulmasına öncülük etmiş. Halen, bu platformların da sözlüğünü yürütüyor.

Kadın ve çevre konusunda birçok STK da çalışıp, aktivist olan Halvaşi’nin geçmişinde gazetelerde yazarlık ve yayın yönetmenliği ile bir de 1998’de yayınlanmış “Söz Kadının” adında bir kitap bulunuyor.

Doğrusu böyle bir özgeçmiş erkek aday adaylarının kaçında var çok merak ediyorum!

xx        xx        xx

Muğla’da gelinen noktada kadınların seslerini yerinde ve zamanında yükseltememelerinin de katkısı var mı bilmiyorum. Onca yıl “İl Genel Meclisi’nde neden kadın yok?” diye sormadıkları gibi bu 8 Mart’ta da “Büyükşehir Meclisi’nde neden kadın yok?” sorusu sormamaları düşündürücü. Keşke 8 Mart’ta CHP’nin 2. sırasının bir kadın adaya kullandırılmasını talep edip haykırabilselerdi…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI
ayla ak 13 Mart 2015 / 08:57

21 martta sandığa gidecek olan CHP delegesi oy kullanırken bir ek daha yapsın kontenjan adayımız Nazmiye HALVAŞİ’ dir şeklinde oy kullanabilir. Bu parti içi bir oylama olduğu için delegenin kullandığı oyun iptalini de gerektirmez. Ayrıca çok sayıda oy kullanılması halinde diğer adayların oylarını da etkileyeceği için o, adaylarda buna karşı çıkamaz. Parti de karşı çıkamaz. Gayet demokratik bir oylama olur. Diğer aday adayları oylanıyorsa kontenjan adayları da oylansın. Genel merkezde Muğla’lıların bu kararına saygı gösterir. Çünkü oyu kullanacak olan Muğla’lı kontenjanda Muğla’nın milletvekili olacak. Bunun neresi yanlış? Bu uygulamayı delege hayata geçirirse Muğla diğer illere örnek olmuş olur. Nazmiye Halvaşi değerli bir insan parti içinde, Muğla içinde hayırlı ve doğru bir tercih olur. Muğla CHP si Büyük Şehir Belediyesinde “niye bir tek dahi kadın meclis üyesi yok” eleştirisinden ve ayıbından kurtulmuş olur. Özcan bey, sizinde belirttiğiniz gibi bu kadar adayın içerisinde donanımıyla, birikimiyle, deneyimleriyle, uluslararası ilişkileriyle hem partiye hem Muğla’mıza çok katkısı olur. Diğer adaylar hakkında kırıcı bir söz etmek istemem. Ege yöresine ait bir sözdür. “Herkesin kantarı belindedir.” Bu kantarda her şeyiyle ağır basan adaylardan birisi sayın; Nazmiye Halvaşi’dir. Ben kendisini hiç tanımam sadece basın kanalıyla tanıyorum. Bir kere Olof Palme’nin memleketinde yaşamış. İsveç kültürü almış. En az iki yabancı dil biliyor. Avrupa kültürü almış iyi bir sosyal demokrat. Partinin en üst organı olan Parti Meclisinde seçilerek görev almış bir değerdir. Parti değerlendirmezse hiç değilse delege sandığa onun adını taşıyan ek bir oy pusulasıyla gönlündeki kontenjan adayının Nazmiye Halvaşi olduğunu belirtsin. Cumartesiye bir hafta var. Özcan bey, “Çoban Ateşini” yaktık yangına döndüremedik. Nazmiye Halvaşi’nin kontenjan adaylığını yangına dönüştürelim. Haydi Muğla’lılar. (Muğla’da yaşayan herkesi kastediyorum.) Saygılarımla.

Funda Karadağ Dural 16 Mart 2015 / 11:24

Sayın Özgür,Kadın Meclisleri Birliği olarak yaptığımız açıklamada büyükşehirde neden kadın meclis üyesi bulunmadığıyla ilgili bir ibareye yer vermemiş olmamızla ilgili eleştriniz çok haklıdır.Atladık demiyeceğim çünkü açıklamamızda amaç Türkiye geneline gönderme yapmaktı,fakat bu eleştrinizi haksız kılmaz. Bizler çeşitli kadın meclislerinde büyükşehir meclis üyelerinin valilik binası önünde çektirdikleri bir fotoğrafta tek bir kadın olmayışını sıklıkla konuşuruz ve bu durumu seçilmiş kişilerle de paylaşırız.Bir sonraki yerel seçimde üzerinde ciddiyetle durmak istediğimiz konulardan biri de budur.(Ancak şunu da atlamadan geçmek istemem, ilçe belediyesinden de büyükşehir belediyesinden de kadın çalışmalarımızla ilgili tüm konularda tam destek almaktayız)
8 Martta ise Kadın Meclisi olarak değil tüm kadın ve çevre örgütleriyle alandaydık.Dolayısıyla 8 Martta Muğla’daki ana tema son zamanlarda artan kadına ve çocuğa yönelik şiddet sebebiyle özgürleşinceye kadar yürümekti ve geceleri sokaklar bizim diyebilmek için bir gece yürüyüşü yapıldı.Zaten seçimler ve kadın adayla konusunu konuşsaydık sadece CHP 2.sıra için değil tüm partilerin seçilebilir sıralarında farkında kadınlar görmek istediğimizi vurgulardık. Çünkü Kent Konseyi Kadın Meclisleri de diğer kadın örgütleri de siyaset üstü çalışmalardır,bir siyasi partiden değil bütün siyasi partilerden aynı talepte bulunmak zorundayız diye düşünüyorum.Bu nedenle de Kadın Meclisleri Birliği olarak yaptığımz açıklamayı sadece basınla değil, parti genel merkezleriyle de paylaştığımızı bildirir iyi çalışmalar dilerim. Saygılarımla