CHP´nin açmazı geçmişe takılı kalmak « Hamle Gazetesi

CHP´nin açmazı geçmişe takılı kalmak

Bu haber 15 Ekim 2010 - 0:00 'de eklendi ve 842 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

Halkoylamasının
sonucu partilerin kimyasını bozdu, bozulan kimyaları partileri ezber bozmaya
zorluyor, kendilerinin hevesleri de o yönde; ancak CHP’liler büsbütün
bozulmaktan korkup her attıkları olumlu adımı yarım bırakıyorlar…

Ne demek
istediğimi anlatan iki örnek yaşandı şu son günlerde…

İlki,
Başbakan Tayyip Erdoğan’a “Türkiye’nin İran’a benzemesinden korkanların
sarıldıkları formüle bakın; bula bula İran’daki baş örtme uygulamasını
buldular” alaycı sözlerini söyleten ‘başörtüsü-türban’ konusuna
yaklaşımları…

Kemal
Kılıçdaroğlu ve kadrosu bu konunun ülke için önemli bir ‘sorun’ olduğunu
halkoylaması kampanyasında keşfetti. Bir noktayı anlamaksızın: Konuyu bugün
için ‘sorun’ yapan, genç kızların eğitim haklarının ellerinden alınması değil;
sorunun o boyutu büyük çapta kendiliğinden çözüldü, ya da çözülme yolunda…
Konu aslında genç kızlar ve kadınları aşan boyutuyla ülkenin önemli ‘sorunu’…

Ve sorun
doğrudan CHP’den kaynaklanıyor; ya da CHP’nin ‘ideolojik’ takıntılarından…
CHP başörtüsü/türban konusuna tamamen ‘ideolojik’ açıdan yaklaşıyor; böyle
yaklaştığı sürece de ‘sorunu’ çözmesi veya çözüme katkıda bulunması mümkün
değil.

“Türban/başörtüsü=siyasal
simge” bakışı değişmedikçe bu sorunun çözülemeyeceğini, sorunun çözümüne
katkısı olmadıkça da toplumun yüzde 70’inden ilgi görmeyeceklerini bir türlü
anlayamıyor CHP’liler; anlayamadıkları için de siyasi muhaliflerinin alay
konusu oluyorlar.

CHP’nin
tıkanma noktalarından bir başkası da ‘yeni anayasa’ konusu… Kampanya
sırasında ‘yeni anayasa’ ister gibi görünmek zorunda kaldı Kılıçdaroğlu ve CHP;
şimdilerde de “Anayasa değişsin, hem de hemen değişsin” teklifi
ağızlarından düşmüyor.

Oysa bu
teklifi seslendirenlerin en korktukları şey ‘yeni anayasa’; bugünkü anayasanın
kendilerinin de eleştirdikleri yönlerinin devamına razılar, anayasayı yeniden
yazarak Türkiye’yi çağı ile buluşturmayı murat edenler amaçlarına erişmesinler
yeter ki… Anlaşılması zor ama gerçek: CHP için hayat-memat meselesi anayasa ve
Kılıçdaroğlu’nun yenilik sınırı da ‘yeni anayasa’ya kadar…

Son
manevrayla niyet ‘yeni anayasa’ çalışmalarına katkıda bulunmak değil, daha önce
kendilerine teklif edildiğinde kabule yanaşmadıkları için yapılanları
engelleyemediklerini yaşayarak öğrendikleri ‘uzlaşma komisyonu’ yöntemiyle
korkulan gelişmeyi rayından çıkartmaktır.

‘Yeni
anayasa’ yapmak istemiyor CHP, yapmak istiyor görünerek yeni anayasa
yapılmasını engellemeye çalışıyor.

Gerçekten
anayasanın yeniden yazılmasına katkı sağlamak diye bir niyet olsaydı, Anayasa
Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç’ın ‘değiştirilmesi bile teklif edilemez’ ilk üç
maddeyle ilgili sözlerinin kendilerine uzatılmış bir buket olduğunu anlar ve
‘söyleyeni’ anlamsız ithamlara maruz bırakmak yerine ‘söylediğini’
değerlendirirlerdi.

Haşim
Kılıç’ın ‘değiştirilemez maddeleri zenginleştirmek’ formülü, CHP’nin ‘çağ’ ile
ve toplumun ‘çağdaş olma’ derdindeki unsurlarıyla buluşmasını engelleyen duvarı
yıkacak bir formüldür. Geçmişte çıkarılmış yasalara, anayasanın varolan
maddelerine veya Anayasa Mahkemesi’nin eski kararlarına atıfta bulunarak
dinamik bir toplumu hep aynı yerde durdurmak nafile çabası yerine, bütün hukuk
sistemlerinin farklı adlarla da olsa benimsediği ‘yeni yorum’ kolaylığını
tavsiye ediyor Anayasa Mahkemesi Başkanı…

Anlamıyor
veya anlamak istemiyor CHP lideri ve kadrosu; ya da anlıyor ve ezberler
bozulacak diye korkuyor.

Korkunun
ecele faydası olmadığını hatırlatsak acaba aralarından kulak veren çıkar mı?

Türkiye’nin
bugün geldiği nokta geriye değil ileriye bakılacak ve herkesin kendisini
geleceğe göre konuşlaması gereken bir noktadır; bugünün dünyası, geçmişe
takılıp kalanlara olağanüstü acımasız davranan bir dünyadır çünkü…

Halkoylamasının
öğretemediğini belki seçim öğretir.

Fehmi
Koru     Yeni Şafak/05-10-2010

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.