CHP’li Gökhan Günaydın rüzgara değil, ranta geliyorlar

Bu haber 29 Mayıs 2015 - 0:43 'de eklendi ve 579 kez görüntülendi.

reslerrrMuğla’nın Bodrum İlçesi’nde Birleşik Haziran Hareketi’nin Yalıkavak Meclisi’ni oluşturmak amacıyla düzenlediği toplantıya katılan CHP Ankara Milletvekili Gökhan Günaydın, Yalıkavak’ta kurulmak istenen Rüzgar Enerji Santrallerite tepki gösterdi.

Haber Merkezi

Rüzgar enerji santralleri için köylünün toprağını acele kamulaştırma kararı ile hukuksuz bir şekilde aldıklarını belirten Günaydın, “Birileri size rağmen karar alıyor “Sen kullanmayacaksın artık bunu” diyor. Köylünün elinden alıp sermayeye devrediyor. Bir zamanlar Toprak Reformu da kamulaştırmaydı. Toprak ağasından alıp köylüye verirdi. Bakın kavramlarla nasıl oynuyorlar. Devlet, bu konuda bir hukuk rejimi kurmuş durumda” diye konuştu.
Yaşam alanları içinde RES kurulamayacağını ifade eden Gökhan Günaydın, “Bunlar karar çıkarıp köyün yerini bile değiştirirler. Geriye kalan tek şey bizim mücadele gücümüz. Doğa mücadelesi iki kanalla birlikte yürümelidir. Bir hukuk mücadelesi, iki o mücadelenin yanına bir halk direnişi. Hukuki mücadelenin elini zayıflattılar. TMMOB’i ellerinden gelse bir kaşık suda boğacaklar. Hükümet, Büyümenin önündeki engelleri ortadan kaldıracağız diyor. Onlara göre hukuk da bir engel. Çünkü yandaşlara bir şey transfer etmek istediğinde karşısına hukuk çıkıyor.” ifadelerini kullandı.
Hidroelektrik santrallerine de karşı olmadığını ancak bunların ‘doğru yere’ kurulduğu taktirde Türkiye’ye bir kazanç sağlayacağını söyleyen Günaydın, şöyle devam etti: “Atatürk Barajı üzerinde yapılan HES 29 milyar dolarlık elektrik enerjisi üretmiştir. Doğaya da hiçbir zararı yoktur. Ama siz Türkiye’de 4 bin derenin üzerine, birbirine 3-4 km mesafede HES kurarsanız, buralarda balıkların geçişine dahi izin vermezseniz, su kaynaklarını ortadan kaldırırsanız ve bunu da Türkiye’nin toplam enerjisine yüzde 2,5 oranında katkıda bulunmak için yaparsanız, sizin HES’leriniz hayatı öldüren, su kaynaklarını sermayeye devreden neoliberal yapının eseri olur ancak. Bu ayrımı çok iyi yapmamız lazım. Su hakkı transferleri üzerinden şirketlere, bizim milyonlarca yıldır kullandığımız suyu satıyorlar. Birileri ‘Bu su artık senin değil’ diyor. Farkında mısınız?”
Çevre Bakanlığı’nın son 12 yıl içinde başvuruda bulunan yatırımların yüzde 99’una ‘ÇED’ onayı verdiğini söyleyen Günaydın, “Bu ÇED toplantılarından birine ben de gittim. Gerze’de yapılacak bir kömür santrali nedeniyle hazırlık yapılmış. Bir taraftan santral çalışıyor. Bir taraftan balıklar zıplıyor, çocuklar koşuyor. Neredeyse bize diyecekler ki bu santral doğaya zenginlik atıyor. Hiçbir bilimsel tutarlılığı olmayan bir sunum. Elbette onay aldı. ÇED düzeni, ÇED raporu yazan bazı firmaları zengin etmekten ibarettir ve çevre ile hiçbir ilgisi yoktur” dedi.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.