CHP’li Çalca MHP Adayı Mı Oluyor?

Bu haber 09 Ocak 2014 - 0:00 'de eklendi ve 1.855 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

İhlas Haber Ajansı kaynaklı ve “Çalca MHP Adayı mı oluyor?” başlıklı haberi internet sitelerinde okuyunca şaşırdım.

Çalca; Akyaka’nın CHP’li belediye başkanı. Ula’da CHP’den belediye başkanı aday adayı oldu. 7 aday adayının yarıştığı temayül yoklamasından ikinci çıktı.

Ula’da CHP’nin kayıtlı üyeleri Ümit Karaaslan dedi…

Ben Sayın Çalca’nın seçim sonucuna saygılı olacağını düşünüyorum. Öyle olmalı…

xx        xx        xx

Haberi merakla okudum.

Ajansın temsilcisi haberini yaparken önce Ahmet Çalca ile görüşmüş. Şu anda netleşmiş bir durumun söz konusu olmadığını belirten Çalca, “Gökova ve Akyaka bölgesinden Ula Belediye başkanlığı için bir adayın olmaması nedeniyle aday olmam yönünde bir baskı var. Şu anda netleşmiş bir durum yok. Önümüzdeki günlerde bu konuda açıklama yapacağız.” demiş.

Demek ki böyle bir şey var.

xx        xx        xx

Peki, MHP ne diyor?

Ajans temsilcisi güzel bir gazetecilik yapmış. MHP İl Başkanı Mehmet Korkmaz ile de konuşmuş. MHP İl Başkanı Korkmaz da “Ula ve Milas’ta bazı isimlerin aday yapılması yönünde bize bilgi ulaştı.  Bu isimleri henüz Ankara ile paylaşmadık. En kısa zamanda bu isimler konusunda Ankara ile görüşeceğiz.” ifadesinde bulunmuş.

İsimleri biz de duyduk. Son birkaç haftadır Milas’ta Barış Saylak’tan, Ula’da Ahmet Çalca’dan söz ediliyor. Hatta parti kulislerinde ötesine geçiliyor. Yatağan ve Datça’da son anda temayülden vazgeçilmesine tepki gösteren CHP’lilerin Genel Merkezin açıklayacağı aday isimlerini bekledikleri söyleniyor.

Hatta şimdiden “Yatağan artık MHP’nin” diyenler var!

xx        xx        xx

Tabi CHP İl Başkanı Mustafa Öztürk’ün ne dediği de önemli. Başkan Öztürk, seçim atmosferinde bazı kesimler tarafından bu tür laflar üretildiğini söylemiş.

Zaten Muğla’da CHP’nin ön seçim atmosferinde de hep laf üretildi!

Ahmet Çalca da “Önümüzdeki günlerde bu konuda açıklama yapacağız.” diyor… Ateş olmayan yerden duman çıkmıyor. Umarım o ateş her yanı sarmaz.

xx        xx        xx

CHP İl Başkanı Öztürk haberde yer alan açıklamasında şöyle devem etmiş:

Bu tür dedikoduları hoş bulmuyorum. Ahmet Çalca şu anda halen CHP’den seçilmiş bir Belediye Başkanı. Meyil yoklamasına katıldı. Ümit Karaaslan kazandı. Böyle bir düşüncesi varsa bir şey diyemem. Ama şiddetle kınarım. Sandık dediler, biz de sandığı ortaya koyduk. Sandığın ortaya konulması sözün bittiği yerdir. Barış Saylak için söylenenler çok farklı. Çevresindeki insanlar sandık konulmadığı için farklı formüller üretebiliyor. Barış Saylak ile bugün görüştüm, daha önce yüz yüze konuştuk. Bu arkadaşlar bize aday adayı olacağız diye birer taahhüt verdiler. Bu taahhütler bizim elimizde duruyor. İnsanları aklıselime ve sağduyuya davet ediyorum.

Başkan Öztürk her zamanki gibi çelişki içinde. Demek ki gelişmeler dedi kodu değil…

xx        xx        xx

CHP İl Başkanı Öztürk’ün açıklaması çelişkili ve düşündürücü. Başkan Öztürk, Ula için “Sandık dediler, biz de sandığı ortaya koyduk. Sandığın ortaya konulması sözün bittiği yerdir.” diyor. Haklı, ama Muğla’nın sadece Ula’sında mı “sandık” denildi?

Sandık, sözün bittiği yer ise sandığın konulmaması sözün başladığı yer olmuyor mu?

Başkan Öztürk, Milas ile ilgili olarak da, “Barış Saylak için söylenenler çok farklı. Çevresindeki insanlar sandık konulmadığı için farklı formüller üretebiliyor.” demiş.

Sanki formüller üretilmesini normal buluyor diyeceğim, ama Başkan Öztürk ardından tehditkâr biçimde şu ifadede bulunuyor:
Bu arkadaşlar bize aday adayı olacağız diye birer taahhüt verdiler. Bu taahhütler bizim elimizde duruyor.

Barış Saylak neden aday adayı oldu?

Önseçim veya temayül yoklaması yapılacak diye aday adayı olup: aday değil, aday adayı taahhüdü vermedi mi? Yarın Marmaris’te de Mehmet Baysal kalkıp MHP’den veya bir başka partiden aday olursa mahkemeye mi vereceksiniz?

xx        xx        xx

Ula’da temayül yoklaması yapıldı. Bu gün CHP’nin adayı olan Ümit Karaaslan 282 oy aldı. Ahmet Çalca da 137 oyda kaldı. Herkes bunu söylüyor. Sanki Ula’da temayül yoklaması iki isim arasında geçti. Öteki 5 aday adayı hiç oy almadı mı?

O seçimde Karaaslan 282 oy, Çalca 137 oy alırken, Durmuş Ali Sazaklı: 102, Koray Helvacı: 91, Yalçın Dere: 41, Fikret Uzunhasan: 38, Hasan Yaman: 22 oy aldı.

Oyları topladınız mı, Karaaaslan’ın 282 oyuna karşılık 401 oy görüyorsunuz. Yani yaklaşık 700 CHP’li üyenin 400’ü Karaaslan’a karşı. Bu noktada Çalca başka partiden aday olsa ne olacak olmasa ne olacak?

xx        xx        xx

Elbette temayül yoklaması yapılan Menteşe, Ula ve Dalaman’da herkesin sonuca saygı duyması gerekir. Kavaklıdere, Seydikemer ve Köyceğiz’i anlamakta mümkün. Bu üç ilçede birer aday çıktı. Temayül yapılamazdı, ama…

Ahmet Çalca’nın bir başka partiden aday olması saygısızlık oluyor da, CHP Genel Merkezi’nin öteki ilçelerde atama yapması saygı gösterilecek bir davranış mı oluyor?

Tabloyu doğru okumak lazım… CHP’de yüksek siyaset Menteşe ve Ula’da aday bolluğunda sandıktan istedikleri ismin çıkacağını görünce sandığı koydu.

Ama ikişer aday adayının bulunduğu Milas ve Marmaris’te sandık koymaya cesaret edemediler. Aday adayı sayısı çok olduğu halde Yatağan ve Datça’da sandık koymaya hiç cesaret edemediler. Aynı şekilde Büyükşehir için de cesaret gösteremediler…

Bu bir “siyasi travma”…

Muğla’da CHP ikinci büyük siyasi travmayı belediye meclis üyelerinin atanması gerçekleştiğinde yaşanacaktır.

xx        xx        xx

Tabi Çalca’nın sözleri dikkat çekici. “Gökova ve Akyaka bölgesinden Ula Belediye başkanlığı için bir adayın olmaması nedeniyle aday olmam yönünde bir baskı var.” diyor.  CHP İl Başkanı Öztürk, bu sözleri doğru okuyup, “Ahmet Çalca, Durmuş Ali Sazaklı gelin Ula Belediye Meclisi listesinin başında yer alın” bile diyemiyorsa, hiç kimseyi kınamadan aynayı doğru yere tutmalıdır.

Her ne kadar Çalca ile o sessizlik bozulmuş gibi görünse de atamaların ardından Muğla’da CHP dikkat çekici bir sessizlik içine girdi. Bu sessizlik hiç hayra alamet değil…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

5 ADET YORUM YAPILDI
Ömer KAVAS 09 Ocak 2014 / 01:40

Bu ülkede Sanatçı ÇALIMI (açılımı dedikleri) adı altında,
bir kahvaltı ile Ülkeyi hemen satan yıllarca okuduğumuz Yaşamayan Kemaller gibi insanlar varken,
Karabağlar Restoranlarında Rakı masasında pazarlanan SOL anlayışlar,
Kapı arkası pazarlıklarıyla verilen oylar,
Yönetilemeyen bir seçim süreci,
Demokrasiyi kendini bir yere taşıma aracı gören, seçilince DEMOKRASİYİ unutan YÖNETİ(ci)LENLER,
Çıkarları için şekilden şekle girenler vs. olduğu sürece sessizlik gayet normal değil mi?
İSKİ yolsuzluğu esnasında İstanbul da ve Türkiye de yaşananlar dün gibi gözümün önünden film şeridi gibi geçti.
Ama Ülkeyi Pazarlayan ve Pazarlama esnasında AYAKKABI KUTUSU DOLUSU DOLAR götüren AKP diktatörlüğüne karşı (Açıkgöz kızacak ama) ALTERNATİF bir atmosferin yaratılamamış olması suskunluğun nedeni olabilir mi?
Bakın Avrupa Bankalarında KURUŞUM yok diyenler, Dolarım yok diyemediler. Yarın ahirette yalancı konumuna düşmek istemediler galiba,
Yalnız uçaklar çok sık BAE, Katar, S. Arabistana gidip geliyor, O Ülke bankalarındaki hesapların kontrolü mümkün mü? acaba, oralarda AYAKKABI SANDIKLARI çıkmasın sakın.

Ahmet Tan Karaosmanoğlu 09 Ocak 2014 / 09:52

Efem,
Sandık meselesi çuuuk diye oturmuş.

Celal Şakıyan 09 Ocak 2014 / 19:21

CHP de Üyelerinin değeri ve bilinci bu günlere kadar anlaşılamamıştır. seçim önceler daha çok olmak üzere üye sayısının artırılması amaç olmuştur.parti içi eğitim, liyakat ve uzmanlıklar bir kenara atılmış,küçük ve etkin grupların yönlendirdiği bir duruma alışmış olunduğu görülüyor. uzun süredir sandık demokrasi laflarının edilmesi parti içinde yeni bir heyecan başlatmıştır. Ula daki seçim sonuçları üyelerin bir kararıdır. bunun hazmedilememesi parti içi demokrasiye inanmamak demektir.
İl Başkanı ve yönetimin bazı ilçelerde atama yapılmasına olumlu bakmaları büyük yanlış olmuştur.
Ahmet Çalça bir belediye başkanı olarak sandıktan çıkmadı diye üyenin karlarına hiçe rayıpbaşka bir partiye geçmekle ilgili olarak daha inkar etmek yerine daha sonra bu konuda bilg verilecek demesi doğru ise üyeliğinin iptali talebiyle disiplin kovuşturmasına gecikmeksizin başlatılmalıdır.
İl başkaniığının meclis üyeliklerinin bile seçilmesinde demokratik arayışlar içinde olması gerekir iken Büyük Ş. B.Başkanlığı ve pek çok ilçede gerekçeleri bile belirtilmeden atama yolu ile adayların belirlenmesinde gerekenhassasiyeti göstermediği için gözümüzde sınıfta kalmıştır…MUĞLA GİBİ BİR İLDE SANDIKSIZ HİÇ BİR ATAMA YAPILMAMALIDIR:

reşat öztepe 09 Ocak 2014 / 20:14

Celal Beyin beyanlarının baılarına katılmamak mümkün değil.Özcan Ağamın da tespiti çok düşündürücü.Oy dağılımından çıkan sonuç çok çapıcıdır.400 e karşılık 282 oy,sosyolojik bir olay diye bakıyorum.29 yılkesntisiz belediye reisliği yapacaksın arkanda bir tek eser bırakamayacaksın.Acaba sayın Karaarslan Parti üyelerine ne dedi de böyle oyu aldı.araşatırlması gerekli bence.4 mahalleye hizmeti taşıyamazken nasıl olur da 32 mahalleye hizmete talip olurusun.Merhum Sayın DERE’nin oğlu birikimli Yalçın Bey’ibile bu teşkilat görmemezlikten geldi.Ahmet Başkan Yörük torunudur.Yörük oğlu yörüktür.Hakkı verilmeliydi.amma o da bir çıkış yolu arıyor.Siyaset amaç değil de hizmetin aracı olarak görülmeli.sevgi ve hürmet.

hüseyin yılmaz 09 Ocak 2014 / 21:54

Datça’da eğilim yoklaması(sandık) talebi olan tek aday adayı ilçe başkanı Timur kabaklarlı’idi. sandıktan açık ara önde çıkacağı biliniyordu. kamuoyu yoklaması kararı alındı. kamuoyu yoklamasından da sekiz adaylı bir yarıştan da çok açık ara bir farkla çıktı. Tek başına oyların yüzde ellisinden fazla oyu aldı. Tüm bunlara rağmen yüksek siyasetçiler! gözlerini karartıp vicdanlarını kapatarak (mobil aday) Cumhur yaka’yı MYK’ dan imzadan çıkararak PM ‘nin onayına sundular. Durumu fark eden genel başkan bu ismi oylamaya sunmadan geri alıyor(belli ki bu öneri genel başkanın vicdanına oturmuyor). Datça ve benzer yerlerin adaylarını belirleme kararını kendi üstüne alıyor. Datça da durum bundan ibaret..