CHP’deki yanlış Bodrum’dan döndü mü?

Bu haber 16 Şubat 2010 - 0:00 'de eklendi ve 764 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Önceki gün CHP’nin son ilçe kongresi yapıldı. Kongreyi Durmuş Ali Öztürk kazandı.
İl Genel Meclisi Başkanı Zeki Köylü’nün memleketi Bodrum’da İlçe Kongresi’ni Öztürk’un kazanmış olması elbette önemlidir. Bodrum Kongresi’nden dersler çıkarılabilir. Çıkarılmalı…
Bilindiği gibi, Bodrum’da yerel seçimin ardından “ilçe yönetimi yerel seçimde başarısız oldu” gerekçesiyle görevden alındı. Görevden alınan yönetimin İlçe Başkanı Duran Öztürk, yerine atanan Dr. Kerim Cangır’ın karşısındaki Durmuş Ali Öztürk’ün yanında yeraldı. Öztürk’ün yanında Zeki Köylüler, Hüseyin Anıllar, Osman Öneşler de vardı…
Atama İlçe Başkanı Dr. Kerim Cangır, “delegeleri kendisi belirlemişti” ama…
Kendi delegelerinden 145 oy alabilmiş!… 164 oyla seçimi Öztürk kazandı ve aslında Bodrum’da kazanan “parti içi demokrasi” oldu…
Kongre de yapılan konuşmalardan MYK Üyesi Muğla Milletvekili Fevzi Topuz nasibini alırken, görevden almada etkili olanların da kulakları çınlatılmış.
Kongreyi izleyenlerden biri de, “Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi arkadaşımızın ekip başlığı yaptığı ekip de nasibini almıştır” diyordu…
xx xx xx
Şimdi ne olacak?
İl Kongresi’ne gidilecek.
Halen resmen çıkıp “İl Başkanı adayıyım” diyen yok.
İl Başkanı Süleyman Uslu, eski il başkanlarından Celal Orhan, Mehmet Kocagöz potansiyel adaylar..
Kulislerde İl Genel Meclisi Üyeleri eski Merkez İlçe Başkanı Erol Kutlay ve Ula eski Belediye Başkanı Ümit Karaaslan’ın adı da geçmekte.
Yine kulislerde İl Genel Meclisi Üyesi Burak Erbay’ın son anda aday gösterilebileceği söylenirken, “Fethiye İlçe Başkanı Emrah Doğu neden aday olmuyor?” sorusu da soruluyor!
xx xx xx
CHP’de halen birinin çıkıp resmen adaylığını açıklamamış, “açıklayamıyor” olmasının iki nedeni var.
BİRİSİ; Milletvekili Prof. Dr. Gürol Ergin ile Muğla Belediye Başkanı Op. Dr. Osman Gürün, Köyceğiz Belediye Başkanı Salih Erbay ve CHP Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi Tufan Doğu’nun başını çektiği ekibin karşısındaki dağınıklığın giderilip, bir ekip hareketinin ortaya konulamamış olması.
Bakarsınız, şimdi Bodrum kongresinin ardından bu oluşum sağlanır…
İkincisi; “İl Başkanı olacak olan milletvekili adayı olmamalı.” görüşü…
Bu görüşün sahibi yukarıda adı geçenlerin oluşturduğu ekibin görüşü olduğu söylenmekte.
Tabi bu görüşün, “dağınık ekip” de az sayıda kişi tarafından olsa bile kabul görmediğini söylemek mümkün değil!
xx xx xx
CHP’de il başkanı mı olacaksın?
Milletvekili adayı olmayacağının güvencesini vereceksin!
CHP gibi bir partiye bu yakışır mı?
Muğla Barosu eski Başkanı Av. Ayla Kara, “Yakışmaz.” diyor. Bu durumu hukuken de, siyaseten de doğru bulmadığını belirten Kara, “Gerçekten demokrasinin bulunduğu bir yerde, kişilerin siyasi geleceğine hiçbir nedenle ve şekilde ipotek konamaz.” diye devam ediyor.
Kesinlikle katılıyorum…
Atama ile milletvekili seçeceksin. İl Başkanı olacak insana “Milletvekili olamazsın” diyeceksin. Hatta “Belediye başkanı adaylığına” bile ipotek koyacaksın… Ve hatta il başkanı adayına “Kurultay delegesi de olma” diyeceksin..
Hal böyle olunca, Bodrum gibi bir yerde bile, seçimi kaybeden Dr. Kerim Cangır, İl Genel Meclisi Başkanı olabilmiş, bir isme “İl Kongre Delegesi” listesinde yer vermeyi çok görebilecek…
Sonra da çıkıp, “DEMOKRAT” olduğunu söyleyip, DEMOKRASİ HAVARİLİĞİNE çıkacaksın!…
XXx xx xx
CHP böyle de ötekileri çok mu farklı?
AKP de, MHP’de hemen hemen aynı.
MHP’de Osman Güven başarılı bir il başkanı idi. Ama bir daha seçilemedi. MHP çevrelerinde Osman Güven’in hep “milletvekili adayı olabilir diye engellendiği” söylenir. Ferhat Kırtaş da başarılı bir il başkanı idi. Ama son kongrede aday olmadı. O’nun için de “Milletvekili adayı olacağı için il başkanlığını bıraktı” yorumları yapılıyor.
AKP’de de Kurucu İl Başkanı Eczacı Yavuz Ercan’ın “milletvekili adayı olur” diye harcandığı söylenir. Tabi bu “söylentiye” karşı, “İyi de bu gün milletvekili olan Dr. Mehmet Nilhıdır dün il başkanıydı” denilebilir.
Bu AKP’yi CHP ve MHP’den farklı yapmaz. Milletvekillerinin “oluru” ile İl Başkanı olan Av. Gültekin Akça, Milletvekili Dr. Nilhıdır gibi il başkanlığından milletvekilliğine geçebilir mi?!!
Xx xx xx
AKP ve MHP öyle diye, CHP’nin böyle olması kabul edilebilir mi?
Hele hele CHP, geçmişte bırakın atamayı, delegelerle seçimi, “üyelerle önseçim” yapmış bir parti olarak gerçekten farklılığını bu günde göstermesi gerekmez mi?
Bir parti düşünün;
Belediye Başkanı olamayacak, milletvekili seçilemeyecek kişiler ilçe başkanı, il başkanı yapılıyor. O ilçe başkanı, il başkanı ne işe yarar? O ilçe başkanlarının, il başkanlarının yönettiği partiden hangi başarı beklenir?!!
“İl başkanı olacak kişinin milletvekili adayı olmaması lazım” demek, kendi topuğuna kurşun sıkmaktan başka bir şey değil ama…
Maalesef böyle ola geldi…
Böyle gider mi?
Göreceğiz…
Ama şunu belirteyim, Bodrum sonucu İl Başkanı Uslu’nun adaylığını kesinleştirebilir….

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.