CHP’de De OHAL Mi Var?

Bu haber 28 Kasım 2017 - 1:07 'de eklendi ve 1.610 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Dünkü yazımda CHP’nin Yatağan İlçe Kongresi’nde Divan Başkanlığı yapan CHP Muğla Milletvekili Av. Akın Üstündağ’ın tüzüğü kaldırıldığı raftan indirip, parti üyelerinin ve konukların konuşmalarını sağlayarak nasıl kahramanlaştığını, devleştiğini; Fethiye İlçe Kongresi’nden beri “yasakçılığı” ile tepki çeken İl Başkanı Mürsel Alban’ın da nasıl cüceleştiğini anlatmaya çalıştım.

Hala Milletvekili Üstündağ’a alkışlar, İl Başkanı Alban’a tepkiler devam ediyor.

Dünkü yazımda “İl Başkanı Alban’ın yerinde ben olsam önümüzdeki il kongresinde aday olmam” demiştim.

Bugünkü yazımda “İl Başkanı Alban’ın yerinde ben olsam kongreyi beklemeden istifa ederdim” diyorum.

“Özür dilemek” erdemdir, derler. Doğrudur. Peki “İstifa etmek” erdem değil midir?

İl Başkanı Alban istifa ederse elbette devleşmez. Ancak saygı duymaya başlayan sayısı az olmaz… Partililerinin saygı ve sevgilerini yeniden kazanmaya başlayabilir…

 

xx        xx        xx

CHP İl Başkanı Mürsel Alban, Yatağan Kongresi’nin ardından yaptığı paylaşımda “Yatağan İlçe Olağan Kongremizi gerçekleştirdik. Seçilmiş olan İlçe Başkanımız Kemal Özler ve Yönetim Kurulu üyelerine başarılar diliyor, emek veren tüm Örgütümüze teşekkür ediyorum. Kongremiz ülke geneline ışık tutsun. Demokrasi, Hak, Hukuk, Adalet ve Eşitlik var olana kadar mücadelemiz devam edecektir.” dedi.

Çok şaşırtıcı…

Yatağan Kongresi ülke geneline bence de ışık tutmalı, ama nasıl?

Divan Başkanı Milletvekili Akın Üstündağ’ın “parti içi demokrasi savunuculuğu” mu, yoksa İl Başkanı Mürsel Alban’ın “muhalefete ve dolayısıyla demokrasiye tahammülsüzlüğü” mü ışık tutacak?

Hayır, ben sormuyorum. Okurlarımızdan soranlar oldu…

Demokrasi, Hak, Hukuk, Adalet ve Eşitlik var olana kadar mücadele etmek de bir erdemdir.

Peki parti içi demokrasi, hak, hukuk, adalet ve eşitlik olmadan o mücadelenin inandırıcılığı kalır mı?

 

xx        xx        xx

Muğla’da emeğin başkenti Yatağan’da bir il başkanı kalkar partisinin üyelerinin kendilerini ifade etmelerini engellemeye kalkar mı? O insanlar kongrede konuşmayıp, eleştiride bulunmayıp, bunları nerde yapacaklar?

Sosyal medyada, gazetede eleştiride bulunanı disipline veriyorsun, kongrede eleştiriden haz almıyorsun, CHP Milletvekili olan Divan Başkanı sizden farklı düşünüyor ve tüzük çerçevesinde “parti içi demokrasiyi” işletiyor, “O’nu da disipline vereceğim” diyorsun!

Bu ne yaman çelişkidir? Bu neyin kini, nefretidir?

Bu anlayış ve yaklaşım demokrasinin, sosyal demokrasinin neresinde vardır?

Görünen o ki bu anlayış ve yaklaşım Yatağan’da mahkum edilmiştir!

Ki, kongreden sonra Hüseyin Anıl da hesabından şu paylaşımda bulundu:

Muğla’da Emeğin Başkenti Yatağan İlçe Kongresinde bir il başkanı konuştukça çöktü konuştukça öldü. Allah Rahmet eylesin. Muğla Oligarşisi’ne ve oligarklarına tavsiyem bu il başkanı kaliteyle bizleri muhaliflerinizi bir süreliğine yenebilirsiniz. Ama unutmayın partimizi yerlerde süründürüyorsunuz. Oligarklar değiştirin bu koktu. Gav çakmağın ilk ateşini ben çaktım, dün Akın Üstündağ körükledi şimdi yanıyor. Siz de körükleyin üfleyin söndürmeyin yoldaşlarım, bu bir demokrasi ışığıdır…

Bence bu ateş Muğla’da ya İl Başkanı Alban’ı ya da CHP’nin önündeki seçimleri yakar…

 

xx        xx        xx

Hafta sonunda cumartesi günü Marmaris İlçe Kongresi vardı. Yarında Köyceğiz Kongresi yapılacak.

1 Kasım’da öğleden önce Kavaklıdere’de, öğleden sonra Ortaca’da; 2 Kasım’da Milas’ta; 3 Kasım’da öğleden önce Ula’da, öğleden sonra Bodrum’da kongre yapılacak.

Yatağan’da yaşananların ardından herkes gibi bende meraklandım… “Parti üyeleri ve konuklar  bundan sonraki kongrelerde, özellikle Hüseyin Anıl halen yaşamakta olduğu ve senelerce İlçe Başkanlığı da yaptığı Bodrum’da tüzükten gelen haklarını, özgürlüklerini kullanabilecekler mi?” diye düşündüm…

Doğrusu ben İl Başkanı Alban’ın aculluğuna, müstebitliğine, buyurganlığına rağmen Yatağan’da esmeye başlayan “parti içi demokrasi rüzgarının” en azından Marmaris ve Köyceğiz’de devam edebileceğini umuyordum…

Yanılmışım… Yanılmam da normal hani… Artık CHP’yi tanıyamıyorum…

Marmaris İlçe Başkanı Acar Ünlü’nün güven tazelediği kongrede, Divan Başkanlığına yine CHP Muğla Milletvekili Av. Akın Üstündağ’ın seçilmiş olmasına rağmen Hüseyin Anıl ve öteki konuklara söz verilmedi…

 

xx        xx        xx

Yatağan İlçe Kongresi’nde öldürüldü sanılan “yasakMarmaris İlçe Kongresi’nde dirildi… Hortladı da denebilir. Parti üyelerinin ve konukların konuşma hakları, kendilerini ifade etme özgürlükleri bir kere daha gasp edildi.

Hem de Cumhuriyet Halk Partisi Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl tarafından!

Marmaris Kongresi kulislerine bakılırsa Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün ile CHP İl Başkanı Mürsel Alban’ın müdahalesi ile Muğla’ya kongre gündemlerinde “Konukların konuşmaları” maddesine yer verilmemesi yönünde, Tekin Bingöl imzalı bir genelge gönderilmiş.

Şimdi gel de sorma;

Sayın Genel Başkan Yardımcısı Bingöl bu genelgeyi sadece Muğla’ya mı gönderdi, yoksa pire için yorgan yakılıp, CHP Üyeleri bütün Türkiye’de (kongreleri süren yerler) mi susturuldu?

Sayın Genel Başkan Yardımcısı Bingöl bu genelgeyi neden kongrelerden önce değil de Yatağan Kongresi’nden sonra gönderildi? CHP’de de OHAL mi var?

 

xx        xx        xx

Anlayacağınız Hüseyin Anıl’ın deyişi ile “Muğla Oligarşisi”, “Oligarklar” bir kere daha kazandı… Ya CHP?

Bu durum CHP Muğla örgütlerine ve Muğla’ya yakışmıyor…

Muğla CHP Yönetiminde hakim olan acul, müstebit, buyurgan yönetim anlayışı Muğla AK Parti’de de var… Ancak Muğla AK Parti’de kongrelerde ikinci liste çıkarılabildiği gibi İl Kongresi’nin de iki liste ile yapılması bekleniyor.

CHP ne yapıyor?

Pire için yorgan yakıyor! Muğla’da partinin yarısını yok sayılarak 2019 seçimlerine gidiliyor.

El ele vermeleri gerekirken itip, kakıyorlar, susturuyorlar. ‘Başka yere oy veremezler’ düşüncesi içinde parti emekçileri istismar ediliyor. CHP Muğla’da hiç bu hale getirilememişti!

 

xx        xx        xx

Hüseyin Anıl Yatağan’da 5 dakika konuştu da ne oldu? CHP bir zarar gördü mü? Hayır… O zaman neden? Partisini yönetenler, partisinin üyelerinden korkar mı?

Korkuyorlar! Yönetim tarzlarının ve Büyükşehir icraatlarının eleştirilmesinden korkuyorlar. Muhalefet istemiyorlar.

Hüseyin Anıl’ı bahane edip, muhalefeti susturuyorlar…

Yatağan Kongresi’nin ardından sosyal medyada Tayfun Cezmi Kiroğlu adındaki CHP Üyesi, Hüseyin Anıl’a “Hak, hukuk, adalet arıyoruz, dönüp bakıyoruz bunlar bizim hanede yok. Bu ne yaman çelişkidir pamuk dedem?” diye soru yöneltirken, eski ilçe başkanlarından Durmuş Öztürk de Anıl’a şöyle seslenmiş:

Yani il başkanı milletvekilini disipline vereceğini mi söyledi hocam? (Size konuşma hakkını divan başkanı vermiştir, e divan başkanı milletvekili sn. Akın Üstündağ.. Yanlış mı biliyorum, yoksa yanlış mı anladım? Aklıselim bir il başkanı ilinin milletvekilini disipline vermekle tehdit etmez-edemez ya…  Tuz koktu da biz mi kokuyu alamadık?

CHP Yatağan İlçe yöneticilerinden Ali Turbalıoğlu da facebook hesabından “İl başkanın o kadar gözü dönmüş ki üyeyi, delegeyi, Meclis Üyelerini bırak, İlçe Belediye Başkanlarını bırak, Divan Başkanını, aynı zamanda Milletvekilini disipline vereceğim diyor. Ha gayret yakında sayın Kılıçdaroğlu’nu da disipline verirsin. Beyler aklınızı başınıza toplayın, bu saatli bombayı durdurun. Yoksa elinizde patlayacak. Desti kırıldıktan sonra yol gösteren çok olur, ben dediydim denmesin.” ifadesinde bulunmuştu…

Galiba sadece tuz kokmamış, desti kırılalı da çok olmuş…

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

6 ADET YORUM YAPILDI
ahmet kara 28 Kasım 2017 / 09:07

Muğla Milletvekili Akın Üstündağ Kılıçdaroğlu’nun karşısına Genel başkan adayı olarak çıkan Muharrem İnce ile birlikte hareket etmesinden dolayı Genel Merkez talimatıyla hedef alınmış olamaz mı? İl Başkanı Mürsel Alban hem Genel Merkezin hem de ilin politikalarını korumakla mükellef değil mi? Mürsel Alban görevini layıkıyla yapmaya çalışıyor. Hüseyin Anıl ve parti içi muhalefet gitsin ilçelerde salon kiralasın oralarda konferans versinler. Varsa yeni söylemleri? Demokrasilerde çare tükenmez.

Mehmet Keza KUNDAKÇI 28 Kasım 2017 / 10:46

“Fikirler zorla ve şiddetle, top ve tüfekle asla öldürülemez.” Mustafa Kemal Atatürk,

anlayana…..

Nabide Kılınç 28 Kasım 2017 / 11:33

Diğer yorumun devamıdır; Mesele CHP yi taşımak nereye iktidar yollarını açmak, tıkanan demokratik kanalları çalıştırmak . CHP güven ve kanaat getirdiğiniz partinin adı olmalıdır. Yazdığınız meselelerde örneğin kimse taraf filan değil yani ne il bşk ne Anıl burada. CHP nin değişimi gereklidir böyle algılıyorum o nedenle yazmaktan mutluyum. Ancak boş sürtüşme ve çekişme niteliğinde sürüklenen tavra da karşıyım. O nedenle İl bşk nının tavrının da değişmesi gerekliliğine inanıyorum. İl bşk lığı yetkilerini partinin demokratik tutumunun temsil edilmesi olarak görüyorum. Üyelere ve tabana topluma gerçekçi, samimi, içten , güçlü yansıması gerektiğini. CHP den giderek uzaklaşıldı.

Reşat Öztepe 28 Kasım 2017 / 15:39

Gocuman; Yazınızı yine keyifle okudum. Acep diyorum, Chp’de yerel anlamda değil de Genel anlamda bir iktidar yakalasa bu kongre’ler daha mı değişik olur. Eskiden chp Kongrelerinde sandalyeler havaya uçuşurdu. Şimdiler de ise tek seslilik(Her partide olduğu gibi)hakim görünüyor. sevgi ve saygı.

Ata bul 28 Kasım 2017 / 19:19

Hak, hukuk, adalet için günlerce Genel Başkanımız, Milletvekillerimiz ve büyük halk kitlesiyle birlikte yürüdük. Bu yürüyüşü İstanbul Maltepe’de milyonların katıldığı büyük bir miting ile dünyaya duyurduk. Bu mücadeleyi verirken, gelin görün Muğla Büyükşehir Belediyesi, hak, hukuk ve adaleti bir kenara elinin tersiyle itmiştir. Bunca işsiz varken emekli olup, (?) izin (emekli mi) paraları ile öğrenci apartı alan kişileri tekrar işe almıştır. Sol düşünce görünümü altında maske takmış, tam bir faşist yönetim sergilemektedir.

salihdemir 28 Kasım 2017 / 23:23

Ata Bul yorumunda sol düşünce görünümü altında maske takmasına gerek yok. Her şey apaçık ortada. İstediği gibi at koşturuyor. Muğla’da CHP’ye oy verenler Osman Başkan sayesinde faşizmi gördü, yaşadı ve 2019 seçimlerine kadar yaşayacaktır. Hak Hukuk adaletin Büyükşehir belediyesinde olmamasının sebepleri şunlardır. CHP’nin başta İl Yönetimi olmak üzere bazı İlçe yönetimlerinin Muğla’da belli bir grubun işgali altında olması, Büyükşehir Meclisi üyelerinin görevlerini yapmaması (partililere sahip çıkmaması) İzmir Karabağlar Belediyesi Özel kalem müdürü CHP’li delegenin öğretmen oğlunun burnunu kırar İlçe Başkanı Belediye Başkanından özel kalem müdürünün görevden alınmasın, alınmadığı takdirde CHP’li Meclis üyelerinin Meclis toplantılarına katılmayacaklarını söyler. Belediye Başkanı özel kalem müdürünü görevden alır. Büyükşehir Belediyesi ve bağlı kuruluşlarda Genel sekreterin koordinatörlüğünde başta personel daire başkanı olmak üzere sürülmedik, emekliliğe zorlanmadık, baskı ve zulüm görmedik Atatürk’çü, CHP’li solcu kalmadı. Büyükşehir Meclis Üyeleri bostan korkuluğu mu Belediye ve bağlı kuruluşlarda çalışıp zulüm gören Atatürk’çü solcu ve CHP’lileri sağır sultan duydu meclis üyelerinin duymaması mümkün mü. Meclis üyeleri CHP’ye oy verenleri sahip çıkamıyorsa istifa edip, yerlerine yedekleri gelsin. En son görevden alınası gereken Daire Başkanı Ali İnan’ı görevden almışlar. Ali İnan’dan önce görevden alınacakların başında Genel Sekreter ve Personel daire başkanı ile Muski’de CHP’li ve solcuları zulüm eden Genel Müdür ve yakın ekibinin ilk önce görevden alınması gerekir. Burada görev Genel Merkeze düşüyor.