CHP ve MHP’yi Sıkıntılı Günler Bekliyor

Bu haber 22 Ağustos 2014 - 0:36 'de eklendi ve 1.086 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

10 Ağustos tarihinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı seçiminin etkisi, partiler bazında Ak Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçilmesiyle bitmiş değil.

Erdoğan köşke çıkmaya hak kazandı ama ya diğerleri?

Çatı adayı olarak Prof.Dr. Ekmelettin İhsanoğlu seçimi kazanamayınca, aday gösteren partilerden CHP ve MHP de suların kolayına durulmayacağı gözleniyor.

Her ne kadar MHP saflarında yaprak kımıldamıyor gibi görünse de Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin çok rahat olduğu söylenemez.

Aynı partide kol kırılır yen içinde kalır eğilimi egemen olmasına karşın Ekmelettin İhsanoğlu’nun başarılı olamaması, MHP’de taşların oynamasına neden oldu dense yeri.

Bu nedenle yakın süreçte Bahçeli’ye karşı bayrak açılırsa, kesinlikle sürpriz olmayacaktır.

Her ne kadar kongre delegelerinin ekseriyeti genel başkanın işaret ettiği kişilerden oluşsa da, bu defa işin rengi başkadır.

Mevcut delegeler, bu defa asker disiplini içerisinde hareket etmeyebilirler.

Bir takım sıkıntılarla yüz yüze gelen Bahçeli’nin, cumhurbaşkanlığı seçimine yönelik olarak fatura ödemesi muhtemeldir.

Bunun en belirgin göstergelerinden biri, cumhurbaşkanlığı seçiminde birçok partilinin Erdoğan’a oy vermesidir.

Her halde bunun ne anlama geldiği açıktır.

Bu yüzden kim ne derse desin, nasıl bir görüşün sahibi olsa da cumhurbaşkanlığı seçiminde MHP’nin eğilimi, gelecek adına birçok soru işaretleri doğurmuştur.

***

CHP’ye gelince.

Aynı seçimin en büyük etkisi şüphesiz bu partide gözleniyor.

Seçimin hemen ertesinde başlayan şikâyet ve sızlanmalar, kurultaya kadar geldi dayandı.

Her ne kadar genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu, başlangıçta kurultaya sıcak bakmasa da sonraki gelişmeler karşısında hodri meydan demekten kendini alamadı.

Bakıp gördü iş daha da sarpa saracak.

Buyurun kurultaya dedi çıktı.

Bu nedenle önümüzdeki süreçte, kurultay partisi olarak bilinen CHP’de kılıçlar çekilecek.

İlk bayrağı açan da Yalova milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Muharrem İnce oldu.

Oysa İnce, cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi ve aynı süreçte genel başkanla bir sorunu olmadığı izlenimi vermişti.

Ne var ki işin rengi başkaymış.

Bir yerde seçimin bitmesi beklenmiş.

Desteklediği aday netice alamayınca, biz demedik mi bağlamında bayrak açmakta gecikilmedi.

Dolayısıyla Muharrem İnce, genel başkanlığına aday olduğunu açıkladı.

Aslında, genel başkanın şahsında partinin izlediği politikayı tasvip etmeyen sadece Muharrem İnce değildi.

CHP Genel Başkan Yardımcılarından Emine Ülker Tarhan’da bayrak açanlardan biri olduğunu göstermekte gecikmedi.

Beraber hareket ettikleri gözlenen kadın milletvekilleriyle bir olup, Kılıçdaroğlu’na yönelik eleştirilerini, art arda sıraladı.

İlişkin olarak merak edilen bir soru, Tarhan’ın CHP Genel Başkanlığına aday olup olmayacağı.

Yerel bazda, aynı partiye mensup bazı dostlarımız olabilir derken, kimileri de Emine Ülker Tarhan, Muharrem İnce ile birlikte hareket eder diyor.

Tabi bunu zaman gösterecek.

Bakarsınız, Kılıçdaroğlu’na karşı birleşerek hareket edebilirler.

Ya da gövde gösteri olarak nitelendirilir.

Ağırlık, birlikte hareket edecekleri yönünde.

***

Bu arada, CHP’de ileriye yönelik gelişmelerin odak noktasında olan isimlerden birinin Deniz Baykal olduğuna şüphe yok.

Baykal, her ne kadar “bir bilen” konumunda olsa da, başlangıçtan bu yana Klıçdaroğlu’nun genel başkanlığına sıcak bakmadığı bilinmez değil.

Bu yüzden, önümüzdeki süreçte gerçekleştirilecek kurultay için nabız yoklayan Baykal’ın eğilimi, belirleyici unsur olabilir.

Dolayısıyla hiç kimse Deniz Baykal’ı görmemezlikten gelemez.

***

Gelişmelere karşın, artık yadsımanın mümkün olmadığı realite bir kez daha kendini gösterince, ülkemizde izlenen politika adına üzülmemek elde değil.

Özellikle bu durumu CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun şahsında gözleyince, gelecek adına ümitli olamıyorsunuz.

Oysa başlangıçta Kılıçdaroğlu’nun eğilimi böyle değildi.

Bunu bizatihi gözlemleyen birisi olarak belirtmek istiyorum.

Muğla Belediyesi tarafından Kurşunlu Cami karşısında yapılan Katlı Otoparkın açılışına katılan Kılıçdaroğlu ile Hamle TV’de gerçekleştirdiğimiz söyleşide sormuştum.

Nasıl bir genel başkan profili çizeceksiniz?

Daha birçok soru yöneltsem de, asıl olan aynı soruya ne cevap vereceğiydi.

Şayet genel başkan seçilirsem, parti içi demokrasinin eksiksiz uygulanması mücadelesi içerisinde olacağım.

Hiçbir zaman, halkımızın ve de delegelerin iradesine ipotek koyan bir eğilim içerisinde olmayacağım.

Parti bazında ayrım yapmayacağım.

Her zaman birleştirici olacağım.

Daha birçok açıklamalarda bulunsa da işin püf noktası altını çizdiği bu hususlardı.

İlk yıllarda bunlara sadık kalmadığı söylenemez.

Birçok CHP’li dostlarımız da aynı kanaatteydi.

Hatta onlar, Kılıçdaroğlu sayesinde partilerinin atağa kalkacağından şüphe duymuyorlardı.

Derken aradan belirli bir süre geçer.

Bu süreçte CHP’nin oylarında belirgin artışlar olduğu rakamlarla sabittir.

Ne var ki, öncesi olsa da cumhurbaşkanlığı seçiminde Kılıçdaroğlu’nun izlediği politika, parti içinde sızlanmalara neden oldu.

Peki, birlikte söyleşi yaptığımızda vurguladığı ayrıntılar herkesin takdiri kazandığı halde, ne olmuştu da Kılıçdaroğlu değişmişti?

Yoksa, onu yanıltmışlar mıydı?

Ve de ülkemizdeki çarpık siyasetin kurbanı mı olmuştu?

Anlaşılan, hem MHP hem de CHP’de önümüzdeki süreç, bir takım sıkıntıları beraberinde getirecek.

 

 

 

 

 

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.