CHP Kongresi’nin düşündürdükleri (2)

Bu haber 11 Mart 2010 - 0:00 'de eklendi ve 801 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

CHP, Muğla’da Pazar günü yapılan kongrede birbirinin benzeri iki ayrı liste ile değil de tek bir liste ile seçim yapabilecekken; sahaya tek takım çıkarabilecek yapı iki takım çıkarmaya zorlandı…
Neden?
Kişilerin “siyasal ikbal hırslarını” parti, toplum, ülke çıkarları önüne geçirmelerinden ve dar kadrocu anlayışları yüzünden!
xx xx xx
CHP’de kongre süreci başlayınca, bu konuda kongreye gidilirken yazdığım yazılarda vurguladığım gibi ortada tek bir diri ekip vardı. Ekibin Kurmay Heyeti; Muğla Milletvekili Prof. Dr. Gürol Ergin, Muğla eski Milletvekili Tufan Doğu, Köyceğiz Belediye Başkanı Salih Erbay’dan oluşuyordu.
Merkez Yürütme Kurulu Üyesi, Muğla Milletvekili Fevzi Topuz, Milletvekili Dr. Ali Arslan, eski il başkanlarından Mehmet Kocagöz, İl Genel Meclisi Başkanı Zeki Köylü, Yatağan Belediye Başkanı Haşmet Işık, Baro eski Başkanı Av. Ayla Kara ve “partinin 78 kuşağı ve ne kadar varsa o kadar sonrası” bu ekibin karşısında değillerdi, ama içinde de değillerdi.
Peki İl Genel Meclisi Başkanı Zeki Köylü’yü saymazsak bu isimler; yani her iki taraftaki isimler neden yan yana değillerdi?
Çünkü, “Kim milletvekili olacak?” diye sorulduğunda yanyanalıklar oldukça zor. Hatta mümkün değil!
xx xx xx
Hal böyle iken, malum ekip siyasi kulislerde 2011 genel seçiminin milletvekili sırlamasını da yapıvermişti: Prof. Dr. Gürol Ergin, Muğla Belediye Başkanı Osman Gürün, Fethiye İlçe Başkanı Emrah Doğu…
Dördüncü Allah kerim… Sanki mevcut milletvekili sayısına fit olunmuş!
Bir de bu konsepte uymayan İl Başkanı Süleyman Uslu’dan kurtulmak, seçilince milletvekili adayı olmayacak, çekip çevrilebilecek bir il başkanı seçtirmek gerekiyordu…
Ama “beklenmeyen” oldu.
“Kim milletvekili olacak?” diye sorulduğunda yanyanalık malum ekibin dışındakiler için de zor iken, son ilçe kongresi Bodrum’un ardından o ‘zor yanyanalık’ gerçekleşti. Üstelik bir başka beklenmeyen daha gerçekleşti… Malum ekibin kulislerdeki sıralamasında 3. sırada olan Fethiye İlçe Başkanı Emrah Doğu amcası Tufan Doğu’yu da karşısına alarak, yanyana gelmeyi becerenlerin yanında saf tutuverdi…
Aslında Pazar günü yapılan kongrenin sonucu Bodrum-Fethiye ekseninde belli olmuş ve Sakarın altı ile üstü ilk defa bir araya gelmişti bile…
xx xx xx
Zor yanyanalığı sağlayan ne oldu?
Bu sorunun yanıtını vermeden önce yanıtı aranması gereken soru şu;
Emrah Doğu, amcasını karşısına alarak yan yana gelmeyi becerenlerle neden bütünleşti?
Çünkü kendisi son genel seçimin “atama mağduru” idi ve en az amcasının gençliğindeki kadar oldubittilere isyankâr yapıya sahipti… Üstelik önseçimle birinciyi de, ikinciyi de geçebileceğini herkes gibi kendisi de biliyor olmalıydı!
Yanyanalığı sağlayan ise bir değil, üç neden vardı: Bir; dar kadroculuk anlayışına tepki. İki; parti tabanının ön seçim talebidir. Üç; 78 kuşağının ruhu…
Bu anlamda, Pazar günü Atatürk Spor Salonu’nda 2011 Genel Seçimi ön seçim sandığı da ortaya konmuş oldu…
xx xx xx
Nitekim il başkanı adaylarının kongre konuşmaları da dikkat çekiciydi.
Son anda talihsiz bir gelişme ile malum ekibin il başkanı adayı olan Ümit Karaaslan, “Tabanın ön seçim talebi var. Benim almış olduğum siyasi ahlakta ön seçimi öngörüyor. Seçimleri kim kazanırsa kazansın, her şart altında kazanan partimiz olacaktır…” derken, seçimden güvenoyu alarak çıkan İl Başkanı Süleyman Uslu şöyle diyordu:
“Öngörülerimizi hiçbir zaman kendi siyasi hedeflerimiz için kullanmadık. Öyle olsaydı geçen dönem istifa eder aday olurdum. Ön seçim konusunda hep kararlı olduk. Ben il içinde ön seçim isteyip de, Muğla dışında bunu unutan bir il başkanı asla olmadım. Tabanımızın ön seçim talebini Sayın Genel Başkanımızın makam odasında bile dile getirdim. Hedefimiz partimizi en iyi şekilde seçimlere götürmek. CHP’nin örgütlerinin her birinin saygıya, sevgiye ve hepsinden önemlisi güvene ihtiyaçları var.”
Bu sözler bütün soruların yanıtını veriyor…
xx xx xx
Bu kongre ile ilgili çok şey söylenebilir, ama asıl söylenmesi gereken ise şudur:
Hesaplaşma Pazar günü yapılan kongre ile bitmedi…
Bence hesaplaşma genel seçime kadar devam edecektir.
İnsanlar siyasette ulaştıkları makamlarla yetinmesini ve aktif siyaseti zamanında bırakmasını bilmeli. Zorlamamalı. Siyaset fazla zorlamaya gelmiyor. Siyaseti doğal akışına ve “seçmenin iradesine” bırakmayı bilmeli…
Bu partide 78 kuşağı hep aldatıldı, kullanıldı. Hala onlar partinin “gençlik kolları” ve bu yüzden arkalarından yeni bir gençlik akını da gelmiyor!..
Eğer şimdi bir de 78 kuşağı yan yana gelmeyi becerirse, “dar kadroculuk anlayışının” tasfiyesi, hesaplaşma o zaman tamamlanmış olacaktır.
Bakalım becerebilecekler mi?

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.