“CHP-İP İttifakında İlk Çatlak Muğla’da” « Hamle Gazetesi

“CHP-İP İttifakında İlk Çatlak Muğla’da”

Bu haber 12 Ocak 2019 - 1:23 'de eklendi ve 4.935 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Önceki gün “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü”nü kutladık. Seçim sathı mahalline girildiğinden mi ne biraz abartılı oldu… Bende seveni mi sevmeyeni mi öğrenmiş oldum.

Geçirdiğim kazadan beri evimizi “hom ofis” gibi kullanıyorum. Ev çiçek bahçesine döndü.

Buna sebep olan Beyaz Ay Derneği Başkanı Pınar Boyacı ile Köyceğiz‘den Doğan Merpez‘e, Milas‘tan AK Parti adayı Barış Saylak‘a, Yatağan‘dan Haşmet Işık‘a, İMEAK Yön. K. Üyesi Nazmi Doğru ve Ortaca‘dan DSP adayı İsmail Can Varol‘a teşekkür ederim.

Başta İl Emniyet Müdürümüz Hakan Çetinkaya olmak üzere telefonla arayan AK Parti Milletvekilleri Mehmet Yavuz Demir, Yelda Erol Gökcan ve Antalya Milletvekili İbrahim Aydın ile İYİ Parti Milletvekili Metin Ergun‘un yanısıra Maden İş Sendikası Başkanı Osman İlhan‘a, Memur-Sen Muğla İl Temsilcisi Önder Uçak‘a, Bem-Bir-Sen Başkanı Kamil Yeniceoğlu‘na, AK Parti Datça adayı Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi Baş Hekimi Feyzullah Gülada‘ya, CHP Ula aday adayı Op. Dr. Mehmet Ali Demirbaş‘a, MHP İl Başkanı Mehmet Korkmaz ve İYİ Parti İl Başkanı İncilay Gezgin‘e teşekkür ederim. AK Parti‘li milletvekili adaylarından Elvan Göçer‘e, İbrahim Şimşek ve Marmaris Meclis Üyesi adayı Dursun Kaplan‘a da…

xx           xx           xx

10 Ocak” aslında mesleğimizin “çalışanlarının” bir bakıma “iş, ekmek, hürriyet” mücadelesi günü…

Gazetecilerin sembolik denecek kadar azı “sendikalı” olabilirken, bir teki dahi “meslek odası üyesi” değil…

Çünkü herkesin odası var, bir tek biz gazetecilerin odası yok…

Bizim mesleğin cemiyetleri, federasyonları vardır da; Senelerdir oralarda “koltuk”, “iktidar” kavgaları yaşanır. Var oluşlarının sebebi çalışanların sendikaya, meslek odasına sahip olmaları için bir türlü parmaklarını oynatamazlar! Muğla‘da 3 Gazeteciler Cemiyeti var. Ancak çok gazeteci de yok ve artık yetişmiyor da, ama yakında üçüncü cemiyet ortaya çıkarsa da şaşırmam.

Senelerdir işte bu gazeteciler, sendikal mücadele vereni, başta zam olmak üzere çalışanların taleplerini, odalarının sorunlarını yazar, yanlarında olurlar da kendi kendilerini yazamazlar!

Evet 10 Ocak‘ta CHP Milletvekilleri aramadılar. Arasalar şaşardım. CHP ve AK Parti İl Başkanları da beni sevmiyor olabilirler. Kimse kimseyi sevmek zorunda da değildir. “Arayamamış” da olabilirler. Her neyse… Çok ta önemli değil… Ama öyle dediğime de bakmayın. Aranmak güzel şey. İnsan mutlu oluyor…

O gün hem günle ilgili sosyalmedya mesajımın, hem de o günkü “Siyaset ve Basın Danışmanlığı” başlıklı yazımın facebook paylaşımının altına mesaj bırakanlar olduğu gibi layklayanlar oldu.

Her birinin tek tek isimlerini yazamadığım için çok üzgünüm. O gün toplam 700 kişi layklarken, toplam 230 kişi yorum yaptı ve toplam 22 kişi de paylaşımda bulundu. Hepsine tek tek teşekkür ediyorum. Bizlere yalnız olmadığımızı gösterdiler. İyi ki varlar…

xx           xx           xx

En çok da Muğla Gazeteciler Cemiyeti‘nin eski başkanlarından Naim amcanın (Kılıç) notu beni mutlu etti. 90 yaşını geçti, maşallah hala sosyal medyada yazıyor. “Ben de senin aklına güvenir, seni severim” demiş. İnşallah bende O‘nun yaşında yazıyor olur ve aklıma sahip olurum…

Son zamanlarda sosyal medyada “sözünü esirgemeyen” paylaşımlar yapan, Harita Mühendisi Özden Akgüç de o gün mesajımın altına en uzun yorum yapan oldu. Şöyle:

Basın hem Türkiye’de hem de Dünya’da belirli bir patron kesiminin mülkiyetinde ve tekelinde.

İnsanoğlu, Parayı verenin kılıcını kullanır. Basını elinde tutanlar politikaya hep yön vermişlerdir.

Yeni teknolojiler bu imkanı patronlardan almaya imkan tanıyor. İnsanlar düşüncelerini sosyal medyadan geniş bir coğrafyada paylaşmak imkanını yakalamış, durumda. Sosyal medyanın da mahsuru yanları var. Ama sosyal medya yine de yeni ve karşı fikirlerin büyük halk kitlelerine ulaşmasında büyük bir adım.

Düşündüğünü ifade etmek çok önemli bir özgürlük. Fikrini çekinmeden ifade edebilen tüm gazeteci arkadaşlarımın 10 Ocak günlerini kutluyorum. İnsan düşündükçe ve düşüncelerini ifade edebildikçe insan olabiliyor. Aksi halde ise, kopya insan olunuyor.

Vagon mu, lokomotif mi olmak istiyorsunuz, siz karar verin.

Ben olduğu gibi katılıyorum. Ya siz?

xx           xx           xx

O gün aramayan sadece CHP Milletvekilleri değildi. Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün‘de aramadı. Zaten bugüne kadar hiçbir günümüzde hiçbir gazeteciyi de aramamıştır. Bunun yanında düzenlediği kahvaltılı, yemekli veya çaylı basın buluşmalarına kimseyi davet etmemezlik de etmemiştir…

Galiba artık tahammül gücü kalmadı!

Önceki gün GMKA Kültür Merkezi‘nde düzenlediği basın kahvaltısına davet edilmedim. Sanıyorum tek davet edilmeyenmişim… Eh sorgulayan bir ben kaldım… Kılıçdaroğlu da “Gazeteciler gücü denetler” diyordu… Neyse kaybettiğim bir şey olmadı! Hem “lokomotif olmak” kolay mı?

Kendisini çok iyi tanırım. Ya hala adaylığı ile sıkıntılı; veya seçimle ilgili kaygıları var. Zor tabi… Allah kimseye böyle bir ruh hali vermesin…

Arkadaşımız Altar Zeyhan‘ın haberine göre, Başkan Gürün kahvaltıda kısa konuşmasında “Bir mesleğin düzeltilmesi sistemi düzeltmez” diyerek şu ifadelerde bulunmuş:

Sizler 10 Ocak tarihine sorunlarla girdiğinizi söylüyorsunuz. Nereye el atsanız sorun var. İyi olacaksak hep birlikte iyi olacağız. Sadece bir mesleğin düzeltilmesi sistemi düzeltmez. Bizler Türkiye’ye adaleti getirmek durumundayız. Biz sorunlarımızı şeffaf bir şekilde ortaya koyamazsak, sorunları tek tek söylememizin pek bir yararı olmaz. Sizlerin yaşadığı sorun, işçinin yaşadığı sorunun sebebiyle aslında aynı.

Yorumu size bırakıyorum. Ama sormadan da edemeyeceğim. Senelerdir Muğla‘yı da böyle “Sorunlar birlikte çözülür” anlayışıyla bir tuvalet sorununu bile çözümsüz bırakması bundan olmalı. Sizce bir fikir işçisinin eleştirilerine tahammülü olmayan biri adalet getirebilir mi? Getirebilirse o adalet kimin adaleti olur?

xx           xx           xx

Dünkü yazımı “.. AK Parti&MHP İttifakının Muğla’da da sağlandığı haberi gündemde. AK Parti, MHP’ye Bodrum ve Ortaca’yı verdi. Buarada birde kulislerde AK Parti’nin Mehmet Kocadon’a Büyükşehir adaylığı teklif ettiği konuşuluyor. Hepsini yarın ayrıntıları ile ele alırız.” diye noktalamıştım. Pek yerim de kalmadı. Şimdilik şu kadar söyleyeyim, ittifak sonucu kendilerine Bodrum ve Ortaca ilçelerinin verilmesinden MHP’liler pek memnun değiller.

Ben MHP’lilerin AK Parti adaylarına oy vereceklerini sanmıyorumAynı şekilde İYİ Partililerin de kendi adayları dışında CHP’ye oy vermeleri mucize olacaktır

Bunun matematiğini ayrıca yaparız.

Mustafa İnci arkadaşımız yazdı; CHP Muğla İl Başkanı Adem Zeybekoğlu, “İP, CHP’li belediye başkanlarının olduğu yerde başkan adayı çıkartırsa biz de Muğla’nın her yerinde aday çıkartırız” demiş.

Hadi buradan yakın…

İYİ Parti Bodrum adayı Mehmet Tosun da “Bodrum’da son 5 yılda kurgulu bir filmi izliyoruz. Bu filmi 31 Mart’tan sonra izlemeyeceğiz. İttifak yok, genel merkezimizle görüştüm, adayım.” diye karşılık vermiş.

Hadi şimdi istediğiniz yerden yakın…

xx           xx           xx

Mustafa İnciCHP-İP ittifakında ilk çatlak Muğla’da” başlıklı haberinde, ittifak anlaşması gereği Fethiye‘nin İYİ Parti‘ye bırakılmasının da ilçeyi karıştırdığını, Keramettin Yılmaz‘ın bu yüzden partisinden istifa ettiğini yazmış. İlçe karıştı mı bilemem de Yılmaz‘ın istifa etmekle kalmayıp, 500 arkadaşı ile AK Parti‘ye geçmesi CHP‘de deprem yarattı. CHP’lileratamaları sorgulamak” yerine, kolayı seçip Yılmaz‘ı “CHP’ye ihanet” ile suçladılar… Oysa Yılmaz AK Parti adayı olursa CHP adayı ile değil, ittifak adayı Behçet Saatcı ile karşı karşıya gelecek…

Gelelim Mehmet Kocadon‘a… AK Parti‘nin adayı olur mu? Soru bu… Neden CHP adayı olmasın?

Bence AK Parti‘nin Kocadon‘a adaylık teklifi, öncekileri gibi söylenti… Dr. Mehmet Nil Hıdır çoktan AK Parti‘nin Büyükşehir adayı olarak dolaşmaya başladı bile… Serkan Yazıcı da Marmaris‘te AK Parti adayı olarak ziyaretler yapıyormuş.

Galiba birileri Kocadon’a fena kazık atıyor… Ama ben Kocadon‘un 25 Ocak‘a değil, 15 Ocak‘a kadar bekleyip, beklediği neyse olmaması halinde Demokrat Parti (DP) veya DSP‘den Büyükşehir adayı olup birilerine çok fena kazık atacağını umut ediyorum.

Başkan Gürün’ün beni kahvaltıya davet etmemiş olması normal…

—————————————-                                                                                           —————————————-

GÜNÜN SÖZÜ: Bir şeyi, ancak onu kaybetmeye hazır olduğunda kazanabilirsin. (Stefano D’Anna)

ÇİVİ

Göcek Tüneli geçiş ücret 7 TL olmuş. Arkadaşım, “Şimdi yine protesto edecekler, ama geçmeye de devam edecekler. Hiç ‘Kullanmayacağım’ diyen de yok” dedi.

Beni Bi Gülmek Aldı: )))))

————————————————————————————————————————————–

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

3 ADET YORUM YAPILDI
ibrahim ilhan 12 Ocak 2019 / 04:23

Yazmak. Gazeteci olmak zor iş üstad. Gününüz kutlu olsun

Muammer Özdemir 12 Ocak 2019 / 11:02

Üstadım geçmiş olsun. Yeni bir daha kaza mı geçirdiniz? Hiç duymadık. Allah seni korusun. Muğla’nın kılcal damarlarından senin sayende haberdar oluyoruz. Sağlıklı uzun ömürler dilerim. Selamlar.

Emre Mor 12 Ocak 2019 / 22:31

Değerli üstadım yazınızı dikkatlice okudum.Sayın Dr. Osman GÜRÜN başkanımız hakkında çok anlamsız alınganlıkta bulunmuşsunuz.Gazetecilere davetler Basın Yayın Halkla İlişkiler Müdürü Taner YİĞİT tarafından yapılır.www.mugla.bel.tr de kayan haberlere bakacak olursan oradaki tek daire başkanı Hamdi Alper KOLUKISADIR.Emin olun ki