CHP HALK İRADESİNE KİLİTLENDİ AMA!..

Bu haber 19 Eylül 2013 - 9:20 'de eklendi ve 1.119 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Bir süre öncesinde kaleme aldığım bir yazımda, 2014 Mart ayı sonunda yapılacak olan “yerel yönetimler seçimleri” adına en hareketli partinin CHP olduğunun altını çizdim.
Bu durum, sadece yaşadığımız kent Muğla için geçerli değildi.
Türkiye’nin belirgin bölgelerinde konuşlanan her il adına gözlenen, CHP’nin daha aktif politika sergilediği.
Bilhassa aynı seçimde belediye başkanlığı için aday adaylığını koyanlar bağlamında.
Elbette iktidarda bulunan AK Parti, MHP, BDP ve parlamento dışında kalan partilerde aynı seçimler için boş durmuyor.
Onlarda, aynı seçimde ipi göğüslemek adına olanca güçleriyle çalışıyorlar.
Ne var ki, “görünen köy kılavuz istemez” misali daha aktif politika sergileyen partinin CHP olduğunda en küçük kuşku yok.
Hele, bizatihi gözlemlediğimiz kadarıyla Muğla’da.
Aslında CHP’yi farklı kılan, seçimlere daha uzun süre var demeden yola koyulması.
Bakıyoruz diğer partiler, özellikle AK Parti ve MHP adaylarını sır gibi saklarken, CHP’de durum tamamen farklı.
Onlar, saklayacak bir şeyimiz yok dercesine açıktan açığa adaylık açıklamalarına yol veriyor.
Muğla’da gün geçmiyor ki bir başka aday, Büyükşehir ve Menteşe Belediye Başkanlığı için ortaya çıkıyor.
Daha şimdiden Büyükşehir için 4, Menteşe Belediyesi için 7 aday adayı bende varım dedi.
Her kim olursa olsun aday olabileceğine göre, aday belirleme sürecine kadar daha da çıkmayacağının garantisi yok.
***
CHP’deki bu teveccüh ve hareketlilik üzerine, şu denebilir.
Aynı partideki aday çokluğu, neye işaret?
Belirgin ivme kazanamayan bir siyasi teşekkül için bu tür bir eğilim söz konusu olamayacağına göre, elbette bunun bir değil birçok sebebi var.
Bir kere realite odur ki, iktidarda bulunan her parti, belirli bir süre içerisinde ivme kaybeder.
Üstelik bu durum sadece Türkiye’de değil dünyanın hangi ülkesinde olursa olsun değişmez.
Her ne kadar, iktidarda bulunan AK Parti, dünyada pek örneği görülmeyen bir başarının sahibi olarak 3 dönem iktidarda olsa da son zamanlarda ortaya çıkan olaylar karşısında izlediği politika, eleştirilerden nasibini aldı ve alıyor.
Bu da halk iradesi üzerinde kuşku yaratmaktadır.
Bu durum, önceki seçimlerde iradesini AK Parti adına koyanlar için daha bir geçerlidir.
Doğru veya yanlış Gezi Parkı Olayları, Terör Örgütüyle sağlanan uzlaşmadaki belirsizlik, Suriye ve Mısır’da meydana gelen olaylar karşısında izlenen dış politika, yargı reformu, eğitim ve öğretim adına getirilen yenilikler, özelleştirme ve daha pek çok alandaki girişimlerin zaman zaman eleştirilere muhatap olması, AK Parti adına bir takım kuşkular doğurmaktadır.
Bu durumda dense ki, vatandaşın belirli bir kesiminin iradesi CHP lehine tecelli ediyor.
Bütünüyle doğru olmasa bile haklılık payı yok değil.
Bu arada şu denebilir.
CHP, AK Partinin bu durumundan istifade edebilir mi?
Yani iktidarda bulunan partilerin yıpranacağı gerçeğinden hareketle, pirim yapabilir mi?
Doğrusunu söylemek gerekirse, tahminlerin ötesinde istifade ettiği, ilişkin olarak oy oranının belirgin şekilde arttırdığı söylenemez.
Bir kere, yıllardan bu yana süregelen parti içi çekişmeler hala kendini gösteriyor.
Geçmişte olduğu gibi bugünde genel başkan ve parti yönetimi karşısında olan gurupların ben hissi, CHP’nin daha bir yol almasına engel teşkil etmektedir.
Oysa asıl olan, belirgin olaylar nedeniyle parti lehine oluşan halk iradesini egemen kılmaktır.
Dedim ya CHP bu durumdan yeterince istifade edemiyor.
Buna karşın şu denebilir.
Yerel yönetim seçimlerine uzun süre var.
O zamana kadar, her taraf süt liman olur.
Olur mu?
Yoksa, tersi mi olur?
Bekleyip göreceğiz.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.