CHP Cephesinde Yeni Bir Şey Yok! « Hamle Gazetesi

CHP Cephesinde Yeni Bir Şey Yok!

Bu haber 07 Şubat 2018 - 0:30 'de eklendi ve 1.756 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Yazıma “CHP’de Bir Devrin Sonu” diye başlık atabilirdim. Atacaktım vazgeçtim, ama hafta sonunda Ankara‘da bir devrin, Kılıçdaroğlu‘nun devri sona erdi. Muharrem İnce’nin kaybedip, Kemal Kılıçdaroğlu’nun kazandığına bakmayın… Muharrem İnce’nin yerinde “kavgacı, asabi, mızılı, öfke kontrolü olmayan” görünüm vermeyen bir Muharrem İnce ile sonuç farklı bile olabilirdi…

Kılıçdaroğlu CHP Genel Başkanlığı’na yolsuzluk dosyaları ile geldi… O günlerde yolsuzluk iddiaları toplumu sarsıyordu. Bugün Sözcü’de yazan o gün Star TV’de program yapan Uğur Dündar her fırsatta O’nu parlatıyordu.

O hızla İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday yapıldı. Kendisi kendisine oy veremedi, seçimi kazanamadı.

İstanbul’un teslim edilmediği Kılıçdaroğlu’na CHP’nin Genel Başkanlığı teslim edildi!

Dosyaların arkası kesildiği için mi ne, Kılıçdaroğlu genel başkanlığında CHP 8 seçim kaybetti… Ama Kılıçdaroğluzafer” olmasa da Muharrem İnce’ye karşı yine kazandı…

 

xx           xx           xx

CHP’de hafta sonunda yapılan genel başkanlık seçiminde yaşanan mükerrer imza tartışması kurultaya iki bakımdan; “Yılmaz Büyükerşen”in ve “CHP”nin rezil edilmesi yönünden damga vurdu.

Belediyecilikte 10 numara olan Yılmaz Büyükerşensiyasette” de 10 numara olacak diye bir şey yok… Sağıyla, soluyla bu ülkenin insanlarının kafasında bir “mit” olan Büyükerşen o duruma düşürülmemeliydi. İnsanların kafasındaki güzel mit yıkılmamalıydı…

Genel başkan adayı olabilmek için 127 delegenin imzası olması gerekiyor. Genel kurulda çıkan sorun ise, 48 delege imzasının mükerrer olduğu… Yani 48 delegenin hem Kılıçdaroğlu’nun hem de İnce’nin adaylık başvurusuna imza attığını, divanın incelemesinin ardından Divan Başkanı Büyükerşen açıkladı.

Oysa bu açıklama yapılmadan sorun çözülebilirdi.

Bu yetmiyor gibi Büyükerşen bir de Kılıçdaroğlu’nun, adaylığına verilen mükerrer oyların, İnce’ye aktarılmasını öngören dilekçesini okuyunca olanlar oldu… “Ben lütuf istemiyorum. Emeğimi kimseye yedirtmem.” diye tepki gösteren İnce, Başkan Büyükerşen’e, “Size 100 imza daha getireceğim” dedi. Öylede yaptı… 166 imza daha getirdi…

 

xx           xx           xx

CHP’nin Türkiye’ye rezil edildiği o dakikalarda Divan’da Büyükerşen’in yardımcısı olarak Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat oturuyordu. Tokat, Büyükerşen gibi başarılı bir belediye başkanı olmayabilir, ama aynı zamanda bir “hukukçu” olarak da O’ndan daha becerikli bir siyasetçidir. Partiler Kanunu, Seçim Kanunu ve Parti Tüzüğü’nü iyi bilir.

Muhammet Tokat, Büyükerşen’e engel olup, sorunun Divan’da çözülmesini sağlayabilirdi. Ki tüzüğü uygulamaları; ‘48 delegeyi divana çağır, imzalarını hangi adaya verdiklerini sor’ hükmünü yerine getirmeleri yeterliydi…

Tüzükteki görevini yapmayan veya yapamayan divanı es geçemezsiniz.

Tüzüğü bilmeyen divana geçmemeliydi… Sırf adı var diye sevilen ünlü bir ismi divan ile ilgili yetersizliğine rağmen oraya getirerek divan niteliksiz hale getirilmemeliydi… CHP ile birlikte Büyükerşen’i rezil ettiler…

Bundan nasibini Muğla’da aldı!

Divan Başkanı hukukçu değil, katakulleyi bilemez. Yoksa Muharrem İnce’ye oy verenlerin “baskı sonucuKılıçdaroğlu’na da oy vermeleri mi sağlanmıştı?

Amaç Muharrem İnce’nin seçime girmesini engellemek ve itibarsızlaştırmak mıydı?

İnce, genel başkanın ipoteği altına girmeyip, 166 oyu getirip Divan’a teslim etti…

 

xx           xx           xx

Bazen olmuyor işte… Siz itibarsızlaştırmaya çalışırken itibar tavan yapıyor… Muharrem İnce’nin itibarı parti içinde; kurultay salonunda büyüyerek sokağa taştı…

Muharrem İnce, daha sonra basın mensuplarına yaptığı açıklamada, “CHP’nin tüzüğü çok net. Tüzükte aday olmak isteyenlerin imzalarında mükerrer olursa eğer, mükerrer oy veren delegeler, divana çağrılır, ‘seç’ denilir. Asla yok biliyorum. Varsa da kendileri yaptırmıştır. Genel başkanın sözüyle ben genel başkan adayı olmam. Bu algı operasyonudur. Bunlar ayıptır. Ben özgür iradeli kurultay delegelerinin imzasıyla adayım.” derken bir sosyal medya paylaşımında da şöyle diyordu:

Sözde mükerrer 48 imzayı lütuf göstererek bana bağışlayanlar imzasını aldığı 291 delegenin oyunu alamadı. Kendi partinizin delegesinden imza alıp oy alamıyorsanız milletten nasıl oy alacaksınız? 127 yeterli imzayı bulamadı, aday olması için 48 imza bağışlıyorum dediğiniz kişi 447 oy aldı. Partide kurduğunuz bu korku düzeniyle mi Türkiye’ye özgürlük getireceksiniz?

Sokakta varız, örgüt tabanında varız, gönüllerde varız, onun için bu haklı mücadelemize devam edeceğiz

İşte bu yüzden hafta sonunda “CHP’de Bir Devrin Sonu” yaşandı. Kılıçdaroğlu kongreyi kazanmış olsa da “Muharrem İnce Devri” başladı…

 

xx           xx           xx

3 Şubat 2018 tarihli ve “CHP’de Neler Oluyor?” başlıklı yazımda, Büyükşehir Belediyesi’nin Muğla İl Kongresi’nin ardından Büyük Kongre öncesi İl Gençlik Kolları eski Başkanı Tufan Erkan Yakar’ı işten çıkarmasını konu ederken, yazımı şöyle noktalamıştım:

Büyük Kongre’den önce geçtiğimiz günlerde Gençlik Kolları Genel Merkez Kongresi yapıldı.

Tufan Erkan Yakar’ı işten çıkaran ve buna seyirci olanların desteklediği isim kongreyi kaybederken, Muğla’da kongreyi kaybeden gençlerin desteklediği Emre Yılmaz CHP Gençlik Kolları Genel Başkanı seçildi.Yönetiminde delegesi en çok illerden olan İzmir’den yönetimine tek isim almazken, kendisine oy verecek tek delegesi olmayan Muğla’nın Bodrum’undan il kongresini kaybeden Emrah Kaplan ile Marmaris’ten Özdemir İnce’yi yönetimine almış.İlkeli olmak böyle bir şey… Büyükler gençlerden ders almalı… Görüldüğü gibi CHP Gençlik Kolları Genel Yönetimi’nde Muğla’dan iki genç var. Bakalım CHP Parti Meclisi’nde bir tek Muğlalı olacak mı?

 

xx           xx           xx

Parti Meclisi’nde bir tek Muğlalı olmayacaktı. Çünkü bir önceki kurultayda Rana Bozkurtgençlik kotasındanPM’ye seçilirken Osman Gürün ekibi yanında değildi!

Akşehirli Ömer Süha Aldan PM’de olacaktı… Osman Gürün ekibi Muğla’dan yola çıkarken öyle konuşuluyordu. Ne olduysa Ankara’da adı geçmedi. Oysa Muğla CHP’nin sağı-solu O’na bile fitti…

Akın Üstündağ, Ömer Süha Aldan veya Nurettin Demir, biri olurdu işte…

Ancak Kılıçdaroğlu’nun anahtar listesi ortaya çıkınca Muğla’dan kimsenin olmadığı görüldü…

Büyükşehir Belediye Başkanımız Osman Gürün ve İl Başkanımız Mürsel Alban, Divan’da yaşanan rezaletten sonra Kemal Kılıçdaroğlu’ndan çizik yemiş olabilirler mi bilmiyoruz…

Muharrem İnce’nin anahtar listesinde ise Milletvekili Akın Üstündağ vardı.

CHP’nin en çok sevdiğim sloganlarından biri “Özgür Birey, Örgütlü Toplum”dur… İşte örneği; Milletvekili Üstündağ… Örgütten gelip, önseçim sandığından çıkarak “seçilmiş” oldu.

Elleri genel merkeze karşı pantolon cebi hizasında değil…

Böyleleri sevilmez, belki kıskanılır… Oy vermedikleri gibi İl Gençlik Kolları Başkanı’nın nişanlısı ve aynı zamanda İl Gençlik Kolları Başkan Yardımcısı olduğu söylenen kızımız Nurten Burçin Aslan’ın sosyal medya hesabından Akın Üstündağ’ın “çizilmesini” istediği gibi tavır sergilerler….

 

xx           xx           xx

CHP Muğla İl Gençlik Kolları Başkan Yardımcısı olduğu söylenen Nurten Burçin Aslan’a sosyal medyada Pazar gününden beri saldırılıyor. Adeta linç girişiminde bulunanlar var. Hoş değil…

Bu kızımızın yaptığı elbette doğru değil. CHP’de elbette böyle şeyler olmazdı…

Linç girişi mi, “biat” olur muydu? O genç kızımızın yaptığı biat kültürünün sonucudur.

Bu kültür Muğla CHP’de “Belediye Başkanları sultası”, Hüseyin Anıl’ın deyişiyle içinde İl Başkanı Mürsel Alban’ın da bulunduğu “Oligarklar” tarafından yaratıldı…

Muğla CHP’den bir genç kadının Akın Üstündağ’ın çizilmesini istemesine şaşırmamalı… Akın Üstündağ’ın Yatağan İlçe Kongresi’nde disipline verilmesinin istenmesine şaşırmadığımız gibi…

CHP’nin 36. Olağan Kurultayı’nı kim kazandı?

Ne Mustafa Kemal’in Askerleri ne de Yoldaşları kazandı…

Belediye Başkanları kazandı. “Belediye Başkanlarına biat” kazandı.

Kongrede olup bitenler ve sonuç 2019 seçimlerinde CHP’de bedel ödetir mi?

Bu soru çok soruluyor. Ödetir… Seçmen bedeli özellikle belediye başkanlarına ödetecektir. Dolayısıyla bedel ödeyen CHP olacaktır.

Belki tüm adayların üyelerle belirlenmesi buna engel olabilir… Bakalım…

——————————————

Günün Sözü: Hayatın, insanın iradesini test etmek için pek çok yolu vardır, bazen hiçbir şey olmaz ya da her şey birden olur.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Biray 07 Şubat 2018 / 17:19

Muharrem İnce’nin DSP’nin başında seçime girmesi gerekir. İşte o zaman Kemal Kılıçdaroğlu ve şu anki CHP belki fabrika ayarlarına döner.