CHP Belediyeciliği Bu Mu?

Bu haber 13 Ağustos 2018 - 1:59 'de eklendi ve 2.211 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Yazılarımın sosyal medya üzerinden her gün ortalama 2 bin kişi tarafından okunuyor olmasının mutluluğunu yaşıyorum. O nedenle öncelikle bu köşenin okurlarına yürekten teşekkür ediyorum.

Zaman zaman konuya göre okur sayısının arttığı da olur. Günlük 2 bin 500 sosyalmedya okuru beni şaşırtmaz. Yazılarımın arada bir rekoru 3 bin okuyucudur…

Yakın zamandaki yazılarımdan “Bülent Karakuş’un Feryadı” başlıklı yazımın okuru 2 bin 400’ü geçti. “Mürsel Alban’dan Veresiye Sorular” bin 500’ü geçebildi. “CHP Milas’ta Neyi, Neden Dayanıştı?” başlıklı yazım bin 300’e ulaşabildi. “AK Parti Büyükşehir Adayı Nihat Öztürk Mü?” başlıklı yazım 2 bin 316 kişi tarafından okunmuş. “Hepimiz Yatağan’ın Takipçisiyiz” 999 da kaldı… “Kıyılar Halkın Değilmiş, Engellenirmiş” başlıklı yazım ise bir haftadır rekor üzerine rekor kırıyor.

Bu yazımın sosyal medyada okuyan sayısı 4 bin 500’ü buldu. Bu rakamlara gazete okurlarımız dahil değil…

Sosyal medyada neredeyse 5 bin okur müthiş bir rakam. Bence bu konunun hassasiyetini ortaya koyuyor… Bu güne kadar en çok yorum da bu yazıya geldi…

xx           xx           xx

EN İYİSİ MARMARİS

Bu köşenin takipçilerinden Memduh Kara yazımın altına “Haklısın abi, çok haklısın MUÇEV’in yetersizliği millete eziyet.” diye yazarken, Kemal Önekli hocam “Yazın denize mi girilir üstad? Biz Sonbahar’ı ve İlkbahar’ı esas alalım. O mevsimlerde para almıyorlar sanırım.” diye ironi yapmış.

Sevgili dostum Erdal Çil, “Çok çok önemli bir konuya değinmişsiniz yine. Ama kıyısı bu kadar uzun ve duyarlılığı bu derece önemli bir ilde böylesi bir konunun gündeme taşınması şart. Bu konuda duyarlılık oluşmazsa tahminim üç kenarı denizle çevrili bir ülkenin çocukları olarak denizi sadece internet ortamında göreceğimiz günlerin çok uzak olmadığını düşünüyorum. Bu yüzden bu konuyu gelin gündemden hiç düşürmeyin hatta yüksek duyarlılığa taşınması için de öncülük edin.” diye yazmış.

Hep birlikte elele bunu yapmaya çalışıyoruz. İnşallah bir işe yarar.

Murat Günay, “Bu memleketin en büyük maduriyeti halkın hakkını savunabilecek güçlü bir mekanizmanın olmamasıdır.” diye not düşerken, Ayşegül Mungan, “Özgür bey, halkın kıyıya erişimi tüm ilçelerde engelleniyor! Kışın oğlumla Akyaka Maden İskelesinden balık tutmaya niyetlendik, site yöneticisi koşa koşa geldi ‘yasak’ diye.. Sonunda ancak Jandarmanın yardımıyla muvaffak olduk…” ifadesinde bulunmuş.

Yine sık takipçilerimizden Bahattin ErcanMUÇEV orada duruyor. Yöneticileri filanda cahil değiller ya sizin köşenizde yazdıklarınızı ve yorumları onlar da okuyor olmalılar..!” demiş. Ardından da “Açıklama yapmaya ihtiyaç duyan bir yetkili var mı? Demek ki yazıp çizmek, eleştirmek yetmiyor. Çevreci kuruluş bildiği duayı okuyor, okumaya da devam edecek.. Peki halk nerede?” diye sormuş.

Cumhur BişenBundan sonra ancak parası olan plajlardan yararlanabilir. Bizim köylümüz de şimdilik kaçak göçek sağdan soldan denize girebiliyor. Bir kaç yıl sonrada anca karşıdan bakacaktır.” tespitinde bulunurken, Gültekin Kaya Marmaris gene en iyisi herhalde. Halkın bedava güneşlenip denize girebileceği geniş alanlar ayrılmış sahillerde belediye tarafından.” demiş.

xx           xx           xx

HER YER İŞGAL ALTINDA

Söze, “Bu konuyu deşelediğiniz için kutluyorum Sayın Kardeşim. Çok uzun süredir Halkın serbestçe kullanabileceği yeşil alanlar ister kıyı olsun, ister kent içi olsun belde ve ilçe yöneticileri tarafından gelir getiren alanlar oldu. Hatta okul bahçelerinin bile yaz mevsimi otopark olarak kullanılması önce bedelsiz iken artık bedelli otoparklar oldu.” diye başlayan Şehir Plancısı Celal Şakıyan da konuya farklı açılım getirerek, şu ifadelerde bulunmuş:

Okul bahçeleri otopark, parklar büfe… Belediyelerin en küçük yeşil alandan yararlanmak için önce büfe izni verdiğini, sonra büfenin park kullanımını kendi menfaatına kullandığını Serpil Park’ta, Atapark’ta (Ardore), Ticaret Lisesi ile anayol arasında vs. görüyoruz. Kıyı Yasası gereği kıyıdan 50 m.lik kesimde imar planları yeşil alan olarak gösterilse de ve 50 ile 100m. lik bant üzerinde günübirlik kullanımların ve kiralamaların olması gerektiği açık ve net Yasada ifade edilse de artık denizi uzaktan dürbünle görme dönemi en acı şekilde yaşanacak görünüyor… Bu konuda mülga Ören Belediyesi’nin planlama ve uygulamasıyla deniz, kıyı, yol ve günübirlik kullanım oluşturulmuştur. Bu nedenle artık halkın Menteşe’ye en yakın denize girilecek yer Akbük’de ücretlendirilmişse Ören’den başka sahil kalmamış görülüyor… Dilerim bu konuyu muğladaki tüm kıyılar için dile getirirsiniz. Kent Konseyleri yanlış uygulamaları önlemek adına gereken itiraz, şikayet ve davaları açabilirler… Örneğin Sargerme kıyılarında imar planları ile ilgili bir davanın açıldığını, Bakanlık ve Koruma Kurulu’nun da içinde bulunduğu yetkili kurumlarca tasdiklenen imar planının iptal edildiğini biliyoruz…

xx           xx           xx

CHP BELEDİYECİLİĞİ BU MU?

Buarada Akyaka‘dan arayanlar, Akbük‘ün MUÇEV tarafından oradaki (işletmecilerin kurduğu) Cennet Akbükü Koruma Yaşatma Derneği‘ne kiraya verildiğini belirtirlerken, Çınar‘ın CHP’li Ula Belediyesi tarafıdan kiraya verildiğini söylediler. Demek ki her yer MUÇEV‘in elinde değil…

İyi de Çınar, Ula Belediyesi yetkisinde olurken, Akbük neden Menteşe Belediyesi yetkisinde değil?

Akıl alır değil… Ama Menteşe Belediyesi‘nde olsa ne olacak? Akbük‘e gittiğinizde MUÇEV‘e değil, Menteşe Belediyesi‘ne para ödemiş olacaksınız!

Yurt Gazetesi‘nin Nil Kahramanoplu imzalı haberine göre, Çınar‘da plajın doğal yapısını değiştiren çalışma yapılmış. Haberde “Kıyı Kanunu’na aykırı olmasına rağmen plajın kumsalında yer alan doğal taşların taşınarak yapısının değiştirilmesi ve halkın plajdan ücret ödemek zorunda bırakılması tepki topladı.” denilerek “Plajdan faydalanmak isteyen vatandaşlara yerel biz gazeteye verdiği açıklamalarla öneri sunan Ula’nın CHP’li Belediye Başkanı Ümit Karaaslan, ‘Ücret ödemek istemeyen vatandaşlar Turnalı yolundan plaja girebilirler’ dedi.” diye devam edilmiş.

Ne güzel öneri… Akbük‘e giremeyenler de aşağıdaki burunu dolaşsın!

xx           xx           xx

ÇEVRECİLERDEN SUÇ DUYURUSU

Araştırdım, “yerel gazete”, Yenigün Gazetesi çıktı. Orada Kazım Tokuç şöyle yazmış:

Plajı kiraya Ula Belediyesi verdi. Ula’nın CHP’li Belediye Başkanı Ümit Karaaslan ile görüştüm. Başkan Karaaslan, Plajın aylık kirasının 30 bin TL olduğunu, bunun % 30’nu Çevre ve Şehircilik Bakanlığının aldığını belirtti. Karaaslan; ‘Bu iddialar doğru değildir. Plaj daha önceleri çok kötüydü. Düzenleme yapıldı. Burayı çalıştıran arkadaşlar buraya WC – Duş gibi tatilciler için önemli olanları yaptılar. Burada yalnız 20 TL Şezlong ücreti alıyorlar. Ücret ödemek istemeyenler ileriden Turnalı yolundan girebilirler plaja’ dedi.

Hadi sıkıyorsa kendisi dolaşsın…

Yurt Gazetesi‘nin haberi ise şöyle devam ediyor:

Konuyla ilgili olarak savcılığa suç duyurusunda bulunan Gökova Ekolojik Yaşam Derneği yetkilileri gazetemize yaptığı açıklamada; ‘Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi içinde yer alan, Akyaka’ya 4 km uzaklıktaki dünyanın göz bebeği Çınar Plajı sahilinin doğal yapısı değiştiriliyor. Sahil şeridinden çakıllar traktörlerle alınarak başka yere götürüldü, yerine öğütülerek toz haline getirilmiş malzeme döküldü. Söz konusu çalışmanın, Çınar Beach Club tarafından yürütüldüğü öğrendik. Konuyla ilgili olarak savcılığa suç duyurusunda bulunduk.’ dedi. Duruma tepki gösteren vatandaşların da BİMER üzerinden bireysel başvuru yaparak çalışmaların durdurulmasını talep ettikleri öğrenildi.

xx           xx           xx

AK PARTİLİ MENDERES BELEDİYESİ ŞEZLONGLARI KALDIRTMIŞ

Tabi oyun bozan belediyeler de var. CHP’li Marmaris Belediyesi, Milas Belediyesi gibi… AK Partili Menderes Belediyesi de var. Haber internette “İzmir’in Menderes Belediyesi tarafından ilçedeki plajlarda yer alan tüm şezlonglar kaldırıldı” başlığı ile dolaşıyor. Parti, purti değil, niyet meselesi…

Haberde, “Menderes Belediye Başkanı AK Parti’li Bülent Soylu, ‘Menderes’imizin sahillerinde yer alan işletmelerin plajlarda halka parayla kiraladığı tüm şezlongları kaldırttık. Plajlar vatandaşındır. İşletmelerin şezlong kiralaması yasaktır. Konuyla ilgili zabıta ekiplerimiz sürekli takiplerini sürdürmektedirler.’ dedi.” deniliyor.

Bilmeyenler, görmezden gelenler için de biz anımsatalım; “Anayasanın 43. Maddesinde “Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir. Kıyılarla sahil şeritlerinin, kullanış amaçlarına göre derinliği ve kişilerin bu yerlerden yararlanma imkan ve şartları kanunla düzenlenir.” deniliyor.

—————————————–                                                                      ——————————————

GÜNÜN SÖZÜ: Salatalığın kabuğunu soymak, onun hıyar olduğu gerçeğini değiştirmez.

ÇİVİ

Arkadaşım “Biri bana ne olup bittiğini anlatsın” dedi.

Beni Bi Gülmek Aldı:))))

————————————————————————————————————————————–

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

3 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
günaydın 13 Ağustos 2018 / 11:57

Zaten işin bozulma noktası anayasanın 43.maddesinde yer alan ”kamu yararı” lafı. Kime göre neye göre kamu yararı. Kamu yararı demek herşeyin-heryerin kamuya açık olması demek değildir. Çoğu zaman ve her zaman buraları kamu yararı için yatırım ve işletmecilik yaptıklarını söyleyenlere kamunun yararına fayda üretecekleri savıyla kişi ve kuruluşlara kiraya vermeleri ve kiralardan gelen paralarla tekrar kamu için yatırım ve hizmet yapmaktır. Anayasanın bu maddesi böyle okunmamış olsa bu durumlar oluşmazdı.

HÜSEYİN AKAR 13 Ağustos 2018 / 15:10

Gündoğan halk plajı nın durumu içler acısı. Akşam saat 17 den itibaren plajda görevli yok. Ne temizlik yapan, ne de can kurtaran. Bunlar mesai saati uyguluyorlar. Kendilerine sorduğumda bize fazla mesai ücreti vermiyorlar, biz de mesai saati uyguluyoruz diyorlar. Güvenlik elemanı hiç yok. Gece sahile gelen yerli veya yabancı turistler her türlü çöpü sahile atıyorlar. Sabah erken denize gelenler çöp yığınlarıyla bira şişeleriyle ve daha bir çok benzeri çöplerle karşılaşıyorlar. Birde plajın ortasında mavi bayrak dalgalanıyor. Bunu neye göre veriyorlar anlamadım.

Celal Şakıyan 13 Ağustos 2018 / 17:04

Oteller, resmi kurumlar, Kooperatifler gibi bireylere göre daha güçlü olmaları nedeni ile denizden 50m.lik genişlikteki kıyıda hiçbir düzenleme, doğayı bozma,denize doldurma ,duvar örme gibi işleri kesinlikle Kıyı yasası geregi yapamazlar. Kıyılar olduğu gibi kullanılır. Tabii gelen halk da kirletmeden, çöp bırakmadan yararlanır.İç kısımda mülkiyet varsa %50m.lik şeridin oluşması adına Kadastrodan Yeşile terk olarak Terk ederler, tapudan düşürerek arka kısımda günübirlik tesis arkasında otel, ev vs. plana göre yapılaşmaya gidebilirler. Kıyı sahiplenemez, herkesin kullanabileceği alan olarak bırakılır. Belediye, muçev, vs. de aynı yasaya tabi olarak kesinlikle ilk 50m.lik şerit içindeki kısımları kiraya veremez… vermeleri halinde Kıyı Yasası geregi suçlu duruma düşerler.Üzülerek bu uygulamalar ve denetimlerin yapılmadığını görüyoruz.,