CHP´NİN NAFİLE REFERANDUMU!

Bu haber 30 Ekim 2012 - 0:00 'de eklendi ve 1.466 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

CHP’nin öncelikle CHP’li beldelerde belde belediyelerinin kapanmamasına yönelik ortaya koyduğu “nafile referandum sandığı” AK Parti’nin Büyük Şehirleri yenileri ile birlikte “Bütün Şehir”e dönüştüren “projesini” ve beldelerin kapanmasını engelleyebilir mi?
Erken seçim ile ilgili MHP’nin desteğini de almış olan AK Parti belki yine MHP’nin desteğini alarak projesini uygulayacaktır.
Ki bu yöndeki yasa tasarısı TBMM gündemine gelinceye kadar, geçen bir yılda MHP’nin çok ciddi bir çıkışı olmadı.
CHP’nin oldu mu?
Tarlada emeği olmayanın harmanda ekmeği olmaz!
 
xx        xx        xx
AK Parti’nin “erken seçim” kararına MHP destek verirken, CHP karşı çıktı.
Dünyanın herhangi bir yerinde seçime karşı çıkan “muhalefet partisi” var mıdır merak ediyorum.
Hükümetin erken seçim kararına elle tutulur bir gerekçe göstermeden yan çizeceğine, CHP’nin o seçimden başarılı çıkmak için milletvekillerini hemen Anadolu’nun dört bir yanına salması (ki dünkü yazımda da vurguladım); Muğla’nın beldeleri sıkıntılı, oralara yığınak yapması gerekmez miydi?
Deniz Baykal, CHP Genel Başkanlığı’nda hep “İktidar olmak istemiyor.” diye eleştirildi. Kılıçdaroğlu iktidar olmak istiyor mu?
Kılıçdaroğlu CHP’si CHP’li beldelere “referandum sandığı” koyarak kendince “demokrasi dersi” verdi.
Peki erken veya zamanında seçime giderken, adayların belirlenmesi için “ön seçim sandığı” koymayan bir partinin “demokrasi dersi” inandırıcı olur mu?
 
xx        xx        xx
Büyükşehir Yasası ile kapatılması öngörülen beldelerde 14 Ekim’de referanduma gitme kararı alan ve uygulayan CHP, bu kararını Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartının 5. Maddesine dayandırdı. Madde 5 şöyle diyor:
“Yerel Yönetim Sınırlarının Korunması
Yerel yönetimlerin sınırlarında, mevzuatın elverdiği durumlarda ve mümkünse bir referandum yoluyla ilgili yerel topluluklara önceden danışılmadan değişiklik yapılamaz.”
Büyükşehir Yasasının getirdiği en belirleyici değişiklik, Büyükşehir belediyelerinin sınırını il mülki sınırına genişletmesi. Elbette bu arada 1500’den fazla belde ve 13.000’den fazla köyün tamamen kapatılması öngörülüyor.
Bu durumda referandum yapılması gerekir.
Ama…
 
xx        xx        xx
AK Parti nasıl tasarısını tartışılmadan TBMM’ne getirdi ise CHP’de üzerinde hiç tartışmaya fırsat vermeden Madde 5’in yerel yönetim birimlerinin kapatılmasının da referandum konusu yapılabilmesine izin verdiği şeklinde yorumladı!
 Bu çok ciddi bir yanlışa işaret ediyor, çünkü Özerklik Şartının 4. maddesinin 3. fıkrasında “kamusal sorumluluklar -genellikle ve tercihen- vatandaşa en yakın olan makamlar tarafından kullanılır” deniliyor… Özerklik Şartı bir bütün olarak yerel yönetimlerin güçlendirilmesini öngörerek hazırlanmıştır ve bu anlamda içinde yer alan maddelerin birbiri ile çelişmesi düşünülemez.
O nedenle, Akyaka Yerel Yönetim Platformu Sözcüsü Serdar Denktaş’ın dediği gibi CHP, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartını bir bütün olarak okuyup doğru bir değerlendirme yapsa, Büyükşehir Yasası ile ilgili olarak referandum önerisini farklı bir şekilde getirebilirdi. Örneğin pakette yer alan, yeni ilçeler tesis etmek suretiyle merkeze bağlı köylerin ve beldelerin bu ilçelere bağlanmasını öngören madde makul bir referandum konusu olabilirdi… Elbette ilgili yerel yönetim birimlerinin yerinden yönetim haklarının saklı tutulması koşulu ile… CHP referandumunu bu değişiklikten etkilenecek tüm ilçe, belde ve köylerde yapabilirdi… Ama Büyükşehir Yasa tasarısının bir bütün olarak tamamının, ya da belde belediyelerinin kapatılmasının referandum konusu yapılması da abesle iştigaldir ve Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartının 5. Maddesi ile ilgisi yoktur.
 
xx        xx        xx   
Demokrasi mücadelesi ancak ilkeler üzerinden yapılabilir. Bir beldede yaşayan herkese mal olmuş yerinden yönetim hakkı ne kadar demokratikse, bu hakkın referandumla tartışmaya açılabileceğini düşünmek de o kadar anti-demokratiktir.
Böyle paldır küldür referandum önermek “dostlar demokraside görsün” demekten öteye bir anlam ifade etmiyor.
Büyükşehir Yasası vatandaşların yerinden yönetim hakkını ellerinden aldığı gerekçesiyle bu yasanın çıkmasına karşı mücadele ederken, bu günlerde tartışılan konu, evrensel bir hakkın (yerinden yönetim hakkının) referandum konusu olup olamayacağıdır… AK Parti Büyükşehir tasarısını nasıl hiç tartışılmadan yasalaştırmak istiyorsa, CHP de referandumu aynı şekilde hiç tartışılmadan CHP’li beldelerin önüne getirmiştir.
Her ikisi de dayatma değil midir? Evrensel hak oylama konusu olur mu?
 
xx        xx        xx
Marmaris’in MHP’li Beldibi Belediye Başkanı İdris İspirli bu konuda partisinin bir görüşü, talimatı olmadığı halde bir yıl önce “Referandumsuz belde belediyelerini kapatamazsınız” diye yollara düşüp, imza kampanyaları düzenleyip işi öteki beldelerin desteğini de alıp Muğla Belediyesi Konakaltı Kültür Merkezi’nde “Muğla Belde Belediyeler Platformu” kurup, oradan Hükümete ve öteki yetkililere “Beldeme Dokunma” diye seslenmişti…
Hükümet kararını vermiş, duymayabilir de… Ama MHP’nin, CHP’nin yöneticileri neden duymadılar?
O zaman bu gün hala Türkiye Belediyeler Birliği Yönetim Kurulu Üyesi olan ve platforma salonu ile ev sahipliği yapan Muğla Belediye Başkanı Osman Gürün bile duymadı…
O günlerde sustunuz, şimdi ne deseniz nafile…
Tasarı TBMM gündemine gelince Bekir Tosun arkadaşım, tepkileri topladı. O gün CHP İl Başkanı Mustafa Öztürk “Beldelerin kapatılmasına karşıyız. Bütün şehir yönetimine karşıyız. Fethiye ayrı bir il yapılabilir, Muğla’da komşu ilçelerle büyükşehir olabilir.” derken, CHP’li Başkan Gürün, “Muğla’nın bütün şehir olmasını istediklerini” söylüyordu!
Bu nafile referandum ne işe yarar bilmiyorum, ama umarım hiç değilse CHP’de “söylem birliği yaratılmasına” vesile olur…
30.10.2012

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.