Çevrecilerden kumsalda işletme savunması

Bu haber 05 Mart 2015 - 20:29 'de eklendi ve 791 kez görüntülendi.

CEVRECİLERRÇevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce’nin Dalyan İztuzu Kumsalı ile ilgili olarak geçtiğimiz ay yapılan açıklamanın ardından somut hiçbir gelişmenin olmaması üzerine İztuzu Kumsalını Koruma Platformu tarafından yapılan açıklamada, Bakanın samimi olmadığı belirtildi. Açıklamada, “Bakanı açıklamasını İztuzu Kumsalının ticari çıkarlar için feda edilmeyeceği, doğrultusunda yorumlamak istiyoruz ve bunu destekliyor, alkışlıyoruz. Ancak açıklamanın ayrıntılarına girildiğinde katılmadığımız çok önemli konular var. İztuzu’nun korunması için oranın kumsal işletmesinden arınması değil tam tersi, gözler önünde, denetimli koruma çalışmaları ile insanların kullanabileceği plaj özelliğini koruması gerekiyor” denildi.
Özcan Özgür
Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce’nin Dalyan İztuzu Kumsalı ile ilgili olarak geçtiğimiz ay yapılan açıklamanın ardından somut hiçbir gelişmenin olmaması üzerine İztuzu Kumsalını Koruma Platformu tarafından yapılan açıklamada, Bakanın samimi olmadığı belirtildi. Açıklamada, “Bakanı açıklamasını İztuzu Kumsalının ticari çıkarlar için feda edilmeyeceği, doğrultusunda yorumlamak istiyoruz ve bunu destekliyor, alkışlıyoruz. Ancak açıklamanın ayrıntılarına girildiğinde katılmadığımız çok önemli konular var. İztuzu’nun korunması için oranın kumsal işletmesinden arınması değil tam tersi, gözler önünde, denetimli koruma çalışmaları ile insanların kullanabileceği plaj özelliğini koruması gerekiyor.” denildi.
Bilindiği gibi Muğla’nın Büyükşehir olması ile Ortaca’nın mahallesi haline gelen Dalyan’ın İztuzu Kumsalı işletmesi Muğla Valiliği kuruluşu bir şirket tarafından CHP’li Ortaca Belediyesi’nden alınarak, ihale ile İngiliz ortaklı bir şirkete verilmek istenince yöre halkı ile çevreciler ve turizmciler ayağa kalkmıştı. Karşılıklı açılan davaların ardından da geçen Ocak ayı sonunda Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın İdris Güllüce kumsalın ve nesillerini orada sürdürebilen Caretta carete deniz kaplumbağalarının korunması için Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’ne bırakılmasına karar verildiğini belirterek şöyle demişti:
“İztuzu ihalesini iptal edeceğim. Yeni aldığımız karar şu: İztuzu Plajı’nda hiçbir ticari faaliyet, şezlong, şemsiye olmayacak. Caretta’ları Muğla Üniversitesi’ne emanet edeceğiz. Gerekli protokolü imzalayacağız. Canı isteyen İztuzu Plajı’nda denize girebilir. Ama orası carettaların sahası olarak korunacak. Asla zarar verilmesine izin verilmeyecek.”
Kumsal kaderine bırakıldı
Bakanın bu sözlerini anımsatan ve o günden beri somut adım atılmadığına dikkat çeken İKUP tarafından (İztuzu Kumsalını Koruma Platformu) platformun www.change.org adresindeki kampanyasında güncelleme yapılarak “İztuzu’nun korunması için oranın kumsal işletmesinden arınması değil tam tersi, gözler önünde, denetimli koruma çalışmaları ile insanların kullanabileceği plaj özelliğini koruması gerekiyor. Bu yüzden İztuzu’nu kaderine terk edip, iyi niyetle de olsa yönetilmeyen, işletilmeyen bir plaj halinde bırakmak orayı korumanın aksine bütün kumsalın, her noktadan insan zararına açık hale gelmesi demek olacak.” denildi.
1990’lı yıllardan bu yana Özel Çevre Koruma Kurumu tarafından bir bölümü işletmeye verilen İztuzu Kumsalı’nda aslında bu sayede Caretta carettaların korunabildiğine işaret edilen açıklamada, “Eğer kumsalda insanların yoğunlaştığı ve kontrol altında tutulan bir bölüm olmasa, kumsalın tamamı insanların havlu sermesi, yuvaları bozması tehlikesiyle karşı karşıya kalmasına yol açacak.” Görüşüne yer verilerek şöyle devam edildi:
“İztuzu Kumsalında deniz kaplumbağalarının üremesi 1990 lı yılların başından beri çok iyi düzeyde yönetilmektedir. Yeni yuvalar aynı akşam belirlenmekte ve anında, tilki ve domuz gibi hayvanların yuvaları kazarak yumurtalara zarar vermemesi için kafesler içerisine alınmaktadır. Deniz suyu tarafından ıslatılma olasılığı olan, kıyı çizgisinden 10 metre uzaklıktaki ilk şeritteki ve 30 metre uzaklıktan sonraki, şemsiye ve şezlongların bulunduğu yerlerdeki yuvalar, aynı akşam daha güvenli yerlere taşınmakta ve orada güvence altına alınmaktadır. Dünyadaki koruma alanlarında olduğu gibi; Yasalara aykırı olmayan ve korumaya kaynak sağlamayı amaçlayan, ancak korunan unsurlara hiçbir olumsuz etki yapmayan tüm ticari etkinliklerin İztuzu ve Dalyanağzı Kumsallarında da uygulanmasının gerekli olduğunu düşünüyoruz. İztuzu Kumsalı dünyada en iyi korunan deniz kaplumbağalarının üreme kumsalı olması yanı sıra, yerli ve yabancı ziyaretçilerin dinlenmesine ve zevk almasına olanak sağlayan bir ‘dinlence kumsalı’ olarak da ün kazanmıştır. Kullanmanın koruma işlevini önemli ölçüde etkilemediği bir korunan alan olarak ününü yıllar boyu korumuş, dünyadaki en iyi kumsallardan birisi olarak günümüze kadar değerlendirile gelmiştir.”
Eski uygulamaya dönülsün
Açıklamada, kumsalda ziyaretçilerin gereksinmelerini karşılayan altyapı tesislerinin (büfe, ilk yardım odası, tuvalet, şezlong, şemsiye v.b.), 1990’lı yıllarda Özel Çevre Koruma Kurumu tarafından tasarlanmış ve yaptırılmıştır olduğu belirtilirken, şezlong ve şemsiyelerin sayıları ile nerelere yerleştirileceklerinin bilimsel verilerle kararlaştırıldığı anımsatıldı. Kumsaldaki düzenleme ile Bakanlık raporlarında da yer aldığı gibi 1990’lı yılların başında 2000’lerde olan toplam yuva sayısının, 2010’lu yıllarda 300’ü aştığı, 2013 yılında bir rekor sayıya, 552’ye ulaştığı kaydedildi.
Aynı verilere göre, denize ulaşan yavru sayısının yuvalara bırakılan toplam yumurta sayısına oranı 2006 yılında % 19,22 iken, 2013 yılında yüzde 68,11 e yükseldiği, bu sayıların kumsalda yuva yapan kaplumbağaların, özellikle son yıllardaki korunmalarının en üst düzeyde olduğu, mevcut uygulamalarla dünya çapında çok önemli bir başarı yakalandığı savunuldu.
“Dalyanağzı ve İztuzu Kumsallarında şezlong ve şemsiyeler kaldırılırsa bu uygulamanın, kaplumbağaların üremesine yapacağı çok önemli olumsuz etkilerin yanı sıra, kumsalın diğer özelliklerinin korunması ve çevre temizliği açılarından da büyük sorunlara yol açması beklenmelidir.” denilen açıklamada şöyle devam edildi:
“Eğer şezlong ve şemsiyeler kaldırılırsa ziyaretçiler kumsalın tüm uzunluğunu kullanmaya başlayacaktır. Küçük Dalyan gibi birkaç ağaç bulunan bölgeler, sağladıkları gölge nedeniyle yeni yoğunluk alanları olacaktır. Ziyaretçiler istedikleri yerlere havlularını serecek, yanlarında getirdikleri şemsiyeleri kumsala çakacaklardır. Araştırma sonuçları Caretta caretta türü deniz kaplumbağalarının yuvalamak için kumsalın tüm uzunluğunu kullandığını göstermektedir. Ziyaretçiler ayrıca, koruma altında olan kum zambaklarını toplayacak, kumsalın diğer ekolojik değerlerine zarar vereceklerdir. Kimi ziyaretçiler getirdikleri yiyecek ve içeceklerin çöplerini kumsalda bırakacaktır. 4.5 km uzunluğundaki kumsaldaki bu tür olumsuzlukları engellemek için kaç kişiden oluşacak bir denetleme ordusuna, bekçilere gerek vardır? Bu bekçilerin aylıklarını kim ödeyecektir?”
Dalyan’ın ve bölge ekonomisinin da bu kumsala bağlı hale geldiğine işaret edilen açıklamada, son olarak “Dalyanağzı ve İztuzu Kumsallarında şezlong ve şemsiye kullanımını yasaklama kararı, çok anlamlı deyimimizle hiç kuşkusuz ‘kaş yapayım derken göz çıkarmak’ la sonuçlanacaktır. Bundan hem kumsal hem Dalyanlılar zarar görecektir. Dalyan, sahip olduğu eşik kumsalının da katkısıyla 1990’lı yıllardan başlayarak ülkemizin az sayıdaki “doğa turizmi” merkezlerinin önde gelenlerinden birisi olmuştur. Dalyanağzı ve İztuzu Kumsallarındaki günü birlik kullanımı destekleyen altyapının ortadan kaldırılması Dalyan’ın ziyaretçiler açısından çekiciliğini azaltacak ve turizmi olumsuz etkileyecektir. Eğer bu karar uygulanırsa karar verenler, bu olumsuzluğun da sorumlusu olacaklardır. İKUP olarak bu karardan bir an önce vazgeçilmesini diliyor, bir ‘dinlence kumsalı’ için olmazsa olmaz nitelikteki büfe, şemsiye ve şezlong gibi kullanımların, konunun uzmanı bilim insanlarının da katkılarıyla gerekiyorsa sayılarının ve yerlerinin yeniden belirlenerek ivedilikle uygulanmasını istiyoruz.” ifadesine yer verildi.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.