Çevreciler Geç Mi Kaldı?

Bu haber 10 Aralık 2016 - 0:01 'de eklendi ve 841 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozcanozgur@hamlegazetesi.com.tr
Özgürce

Özcan Özgür

 Dünkü yazımın başlığı “Çevreciler Ayağa Mı Kalkıyor” şeklinde idi.

Soranlar oldu:

Çevreciler ayağa kalkınca doğal sit alanları kurtulur mu?

Çevreciler hele bir ayağa kalksınlar bakalım, diye geçiştirmek mümkün.

Geçmişte çevreciler ayağa kalkınca doğal ve tarihi çevremizde elbette kurtarılan yerler oldu. En son Yuvarlakçay kurtarıldı. İztuzu Kumsalı yanlış işletme elinden alındı.

Çevreciler ayağa kalksa da kurtarılamayan yerlerde oldu!

Şimdi doğal sit alanları için çevreciler ayağa kalkmakta geç bile kaldılar!

xx           xx           xx

Muğla’nın çeşitli ilçelerinden 75 çevreci geçen Çarşamba günü Akyaka’da buluştu. “Muğla Çevre Platformu”nun oluşturulduğu toplantıda, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı çalışmasından Muğla Büyükşehir Belediyesi dışında, sivil toplum örgütlerinin bilgilendirilmediği, plan değişikliklerinin bilimsel gerekçelerinin ilgili kurumlarca dahi paylaşılmadığı dile getirilmiş.

Gerçi bilimsel gerekçeler Büyükşehir Belediyesi ile de paylaşılmamış, ama haklılar…

Önceki yazılarımda da vurguladığım gibi doğal sit alanlarının yeniden belirlenmesi gibi bir çalışma tüm Muğla ile birlikte yapılmalıydı.

Çevrecilerin toplantısında, katılımcılar, bu tür planların oluşturulma sürecinden yerel yönetimlerin ve sivil toplum kuruluşlarının uzak tutulmasının temel sorun olduğuna vurgu yaparken, sürecin başında verebilecekleri katkıların alınmayarak, benimsenmeyen projelerin zaten uygulama şansının olmadığını belirtmişler.

xx           xx           xx

Kimse merak etmesin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı çevrecilere sormadan, danışmadan doğal sit alanlarını yeniden derecelendirir, arttırır veya eksiltir ve sonra’da “Muğla’da bundan sonra yapılaşma bu planlama ile yapılacak” diye açıklar.

Ne yapabilirsiniz?

Pankart açar, eylem yaparsınız.

Bakanlığın planlaması ise yürür!

Genel Bütçeye turizm gelirleri ile çok ciddi katkı yapan Muğla gibi çok hassas bir ilde bu konuda kavga etmenin alemi yok tabi… Doğrusu çevrecilerinde vurguladığı gibi bu tür planların oluşturulma sürecinden yerel yönetimler ile birlikte sivil toplum kuruluşları uzak tutulmamalıdır.

Ortak akıl ile yaklaşıp, uzlaşmacı olunabilir. Doğal sit alanlarının yeniden değerlendirilmesi adeta bir ÇED (Çevre Etki Değerlendirme) sürecine tabi tutulabilirdi. Hala yapılabilir… Muğla’ya da bu yakışır.

Ama…

xx           xx           xx

Şu ana kadar yapılan çalışmanın şekli, yöntemi kamuoyunu rahatsız ediyor.

Şeffaflık yok.

Katılım yok…

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın işte bu anlamda en çok tartışılan Bodrum çalışmasının Muğla Büyükşehir Belediyesi İmar ve Bayındırlık Komisyonu tarafından harita (Bakanlıkça gönderilen) üzerinde işaretli bölgelere ilişkin yapılan değerlendirmenin MBB web sitesine yansıyan sonuçları:

Haremtan KoyuDeğirmenburnu Mevkiinin Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı olarak kalmasının uygun olduğu; Ancak, o bölgede yer alan yel değirmenlerinin bulunduğu alanın Nitelikli Doğal Koruma Alanına dönüştürülmesi gerektiği…

Karaada’nın 1. Derece Doğal Sit Alanı’ndan Nitelikli Doğal Koruma Alanı’na dönüştürülmesinin adanın yapılaşmaya açılmasına olanak sağlayacağından dolayı, söz konusu değişikliğin uygun olmayacağı, alanın Kesin Korunacak Hassas Alan olmasının uygun olduğu…

AK Parti Muğla Milletvekili Nihat ÖztürkKaraada ve Kissebükü kesinlikle yapılaşmaya açılmıyor” demişti.

Metne iki kere baktım. Kissebükü yoktu. Karaada’nın ise yapılaşmaya açılmaması için 1. Derece de kalması gerekirdi…

xx           xx           xx

Şunu belirtmekte yarar var.

Eğer bir yer “1. Derece Doğal Sit Alanı” olarak işaretlenmişse, o yer kesinlikle yapılaşmaya kapalı demek. Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı ve Nitelikli Doğal Koruma Alanı işaretlemeleri için de “Koşullu olarak yapılaşmaya açık alanlar” tanımlaması yapılabilir.

Devam edelim:

Tuzla Gölü Güneyi’ndeki 1. Derece Doğal Sit Alanı koruma statüsünün tamamen kaldırılarak sit alanı dışına çıkarılması, bu alanın çevresinde yer alan golf alanı kullanımları ile birlikte yapılaşma baskısı yaratacağından uygun olmayacağı…

Bu alanda 2. Derece Doğal Sit Alanları’nın Sürdürülebilir Koruma Ve Kontrollü Kullanım

Alanı’na dönüştürüldüğü anlaşılmıştır. Bu alandaki mevcut yapılaşmanın olduğu bölgenin

Sürdürülebilir Koruma Ve Kontrollü Kullanım Alanı olarak belirlenmesinin uygun olacağı;

Sürdürülebilir Koruma Ve Kontrollü Kullanım Alanı olarak belirlenen mevcut yapılaşmanın

dışındaki bölgelerin de Nitelikli Doğal Koruma Alanı olarak belirlenmesinin uygun olacağı…

Anlaşılan Tuzla Gölü Güneyi yapılaşmaya tamamen açılıyor…

xx           xx           xx

İmar ve Bayındırlık Komisyonu raporuna göre Orak Adası ve Küçük Orak Adasında sıkıntı yok. Yalıçiftlik ile ilgili “Yalıçiftlik Sahilinde mevcut turizm tesis alanları yer aldığından ve onaylı imar planında da söz konusu alanların turizm tesis alanında kaldığından Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı olarak kalmasının uygun olduğu” denilirken, o iki ada ile ilgili şöyle denilmiş:

Orak Adası ve Küçük Orak Adasının Kesin Korunacak Hassas Alan olarak kalması, yakın bölgede mevcut turizm tesis alanlarının onaylı imar planında turizm tesis alanında kaldığından; mevcut turizm tesis alanlarının Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı olarak kalmasının uygun olduğu

Komisyon, Kumbahçe ve Kızılağaç Mahalleleri İçmeler Tersane Alanının imar planı çalışmaları tamamlanmak üzere olduğundan ve imar planı ile Bodrum Guletinin imalat alanlarının genişletilip turizme kazandırılması düşünüldüğünden Bakanlık çalışmasında olduğu gibi Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı olarak kalmasını uygun bulunmuş.

xx           xx           xx

Bakanlıkça Bodrum’da yapılan çalışmalardan Büyükşehir Belediyesi İmar ve Bayındırlık Komisyonu tarafından olumlu bulunanlar şunlar:

Adayalı ve çevresi ile Küdür Yarımadası’nın mevcuttaki yerleşme alanı dışında kalan bölge Kesin Korunacak Hassas AlanGüvercinlik yolu üzerinde ormanlık alan Kesin Korunacak Hassas AlanKonacık Mahallesi Pedasa Antik Kenti ve çevresi ile Gaz Deresi ve çevresi Kesin Korunacak Hassas AlanKumbahçe ve Omurça Mahalleleri Kent Parkı Kesin Korunacak Hassas AlanYokuşbaşı Mahallesi Boynuzçukuru Mevkii Kesin Korunacak Hassas Alan

Doğrusu Bakanlığın Yarımada üzerindeki çalışması, eğer Kissebükü de korundu ise “Buna da şükür” dedirtecek bir çalışma olmuş.

Elbette Tuzla Gölü’nü kurtarmak koşuluyla…

xx           xx           xx

Bakanlık çalışmasında, Yaka, Gürece ve Yahşi Mahallelerinin mevcutta sit alanı olmamalarına rağmen sit alanına alınmış olmasını, kentleşme eğilimi gösteren mülga köy yerleşimleri oldukları gerekçesiyle uygun bulmayan Büyükşehir Belediyesi İmar ve Bayındırlık Komisyonu aşağıdaki değişiklikleri de uygun bulmuş: Gündoğan Mahallesi Köyiçi Mevkii kuzeydoğu cephesindeki alanın Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı olarak kalması; Torba Mahallesi mevcut turizm tesis alanlarında yer aldığından ve onaylı imar planında da söz konusu alanların turizm tesis alanı olduğundan Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı olarak kalması; Mandarin Oriental Otel-Hilton Otel ve Çevresi ile Gökburun-Cennet Koyu ve çevresinin (Göltürkbükü) mevcut turizm tesis alanlarında yer aldığından ve onaylı imar planında da söz konusu alanların turizm tesis alanı olduğundan Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı olarak kalması; Demir Tatil Köyü ve çevresinin mevcut turizm tesis alanları yer aldığından ve onaylı imar planında da söz konusu alanların turizm tesis alanında kaldığından Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı olarak kalması…

Devam ederiz…

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.