Çevreciler Ders Verdi

Bu haber 21 Nisan 2014 - 0:00 'de eklendi ve 1.375 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi bahçesinde yapılacak olan yeni poliklinik merkezi için Kışlapark tarafındaki çam ve zeytin ağaçları kesilsin mi kesilmesin mi?

Neredeyse 15 gündür Muğla gündeminde bu soru var.

Ama bu soru Muğlalıların gündeminde değil!

Olmayabilir tabi…

Ama konuyu gündemine alanların “ortak aklı” yakalamaları gerekir. Maalesef Muğla gibi bir yerde bu yapılamıyor.

xx        xx        xx

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi bahçesinde 60 muayenehaneye sahip poliklinik merkezinin yapılacağı (Acilin güneyi) alanda 12’si çam ve 14’ü zeytin olmak üzere toplam 26 ağaçtan 15’nin kesilmesi çevrecilerin tepkisine neden olmuştu. “Muğla Dayanışma Platformu” adı altında bir araya gelen çevrecilerle duyarlı yurttaşların müdahalesi sonucu kalan ağaçlar kesilememişti.

Görünen o ki kalanlar da kesilecek. Çünkü başta çare yok!

xx        xx        xx

Hiç mi çare yoktu?

Elbette vardı…

Muğla Dayanışma Platformu üyelerinin direnişleri karşısında Muğla İl Sağlık Müdürlüğü ve hastane yetkilileri, ilk anda ortaya iki seçenek koydular; 1) Kesilen ve kesilecek ağaçların kat kat fazlasının bir başka yerde dikilmesi. 2) Kesilecek ağaçların bir başka yere taşınması.

Bu gün ormanlarda madencilik yapanlardan kestikleri ağaçların parası alınıyor ve güya o paralarla başka yerlerde ağaç dikiliyor. Eğer kesilen ağaçların yerine başka yerde dikim yapılsaydı, bu güne kadar Konya ve İç Anadolu Bölgesi yemyeşil olurdu!

Öneri benim gibi çevrecilerce de samimi bulunmamış olmalı ki, Muğla Dayanışma Platformu ikinci seçeneği benimsedi.

Geçtiğimiz Cuma gününe kadar o ağaçların nasıl taşınacağı belirlenecek ve uygulama gerçekleştirilecekti.

Olmadı, olamadı, olamayacak…

xx        xx        xx

Bana göre gerek İl Sağlık Müdürü Dr. Cihan Tekin, gerek Muğla Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Rıza Murat Himoğlu ve gerekse Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastane Baş Hekimi Prof. Dr. Gürsoy Doğan bu olayda bütün iyi niyetlerini ortaya koydular. Rahatlıkla “Siz kimsiniz?” diyebilirlerdi.

Oldukça farklı bir bürokrat profili ortaya koyup, birlikte çözüm arayışına girdiler.

Sözcülüğünü Mustafa Tuncaelli’nin yaptığı “Muğla Dayanışma Platformu” tarafından düzenlenen “foruma” gelmeyebilirlerdi. Geldiler… Kendilerini kutlamak lazım… Orman Bölge Müdürlüğü’nden gelenleri de kutlamak lazım…

Oradaki ağaçların kesilmesini engelleyemeseler de üniversitelerde yapılmasına alışık olduğumuz forumu alıp gelip, Muğla’nın orta yerinde Sınırsızlık Meydanı’nda yaptılar. Hem de taraflarıyla.

O nedenle başta Mustafa Tuncaelli olmak üzere Muğla Dayanışma Platformu üyelerini de kutuluyorum.

xx        xx        xx

Bana göre geçen hafta Perşembe günü Sınırsızlık Meydanı’nda yapılan forum ile bir milat yaşandı.

Muğlalıların ve “gerçek” çevrecilerin  “Çevre Anası” rahmetli Saynur Gelendost’un yıllar önce tasarlayıp, kaidesini de kendisinin yonttuğu ve üzerine “Söylenecek sözün varsa..” diye başlayan ve “Susma” diye devam eden sözleri de kazıdığı Sınırsızlık Meydanı’nda Gelendost’un hayali gerçekleşti.

Bu güne kadar sendikaların, öğrencilerin, kadınların, siyasi parti ve düşüncelerin protestolarda bulundukları, seslerini duyurmaya çalıştıkları meydanda gerçekleştirilen ve tarafların bir araya geldiği forumun konusu “Hastane bahçesindeki ağaçlar kesilsin mi kesilmesin mi?” oldu.

Ama sonuç alınamadı. Muhtemelen ağaçlar kesilecek…

Ama Perşembe günü yapılan forum gelenek haline getirilmeli…

xx        xx        xx

Zeytin ağaçları taşınabilir. Çam ağaçlarının taşınsa bile yaşlı oldukları için yaşama şanslarının olmadığını baştan beri yazıyorum. Kesilip yerlerine başka bir yerde ağaç dikilmesi görüşünü de ben bizlerin salak yerine konulması gibi görüyorum.

Ayrıca yerine ağaç dikilmesi kadar, taşınması da (o yer için) doğru değildi. Doğrusu Poliklinik binasının ağaçlar korunarak yapılmasıydı. İşin yer teslimi yapılmış olsa da bu yapılabilirdi.

Üstelik böyle bir şey çelik konstrüksiyon bir yapı inşaatında çok kolay olurdu…

Bunun için Muğla Mimarlar Odası proje tadilatı öneresinde bulunup, proje tadilatını ücret almadan yapabileceklerini taahhüt edebilirlerdi.

Sadece bu olabilirdi. Olsaydı, hoş ve Türkiye’ye örnek olurdu…

Ama Eski Garaj Alanı Zaferini Muğlalılara armağan eden Mimarları bu defa göremedik!

xx        xx        xx

Bir de bu işin bir ucundan Muğla Kent Konseyi tutmalıydı.

Hatta konsey en öne çıkmalıydı.

Eğer bir “Kent Konseyi” vali, kaymakam, belediye başkanı tasallutunda olmaz, vesayet dışında kalır gerçek anlamda “sivil oluşum” olursa ki olmalı: o zaman Muğla Dayanışma Platformu’na da gerek kalmaz.

Eğer Perşembe günü yapılan forum, hastane bahçesinde yapılmak istenen ve yapılması de ihtiyaç olan poliklinik merkezi projelendirilmeden, iş ve işin yer teslimi yapılmadan yapılmış olsaydı o ağaçlar kesilmeyebilirdi.

xx        xx        xx

Muğla artık Büyükşehir… Bu tür sorunlar çok sık yaşanacak. Nitekim şu sıralar Fethiye’de çam ağaçları teleferik kurbanı oluyorlar. Marmaris’in bir köyünde veya yeni adıyla mahallesinde doğal çevre neye, kime, kimlere kurban ediliyor…

Bu yeni dönemde ciddi çevre hareketlerine; sivil toplum hareketlerine, meslek odalarının ciddi duruşlarına büyük ihtiyaç var.

Bu anlamda Muğla ilinin bir SİVİLİl Kent Konseyi”ne çok büyük ihtiyacı var.

Tabi bu ihtiyaç öyle veya böyle giderilir.

Umarım, Muğla’nın sağlıkçılarının duyarlılığını Büyükşehir Belediyesi’ni yönetenler başta öteki yerel yöneticilerimiz ve valiliğimiz de gösterir. Muğla için ne yapılacaksa, yapılmadan önce Muğlalılarla tartışılır…

Perşembe günü çevreciler bilerek veya bilmeyerek demokrasi dersi verdiler.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
hande varlı 21 Nisan 2014 / 09:49

söylediğiniz gibi gerçekten tarihi bir andı
konuya duyarlı STÖ ler ve ilgili kamu kurum temsilcileri ve halk oradaydı ama gözler yerel yöneticileri aradı kente dair bir mesele konuşuluyor ama o kentin seçilmiş yöneticileri orada yok
birkaç belediye meclis üyesi vardı ama onlarda konuya olan özel ilgi ve duyarlılıklarından dolayı oradaydılar yerel yönetimi temsil etmiyorlardı