CESARET SAHİBİ OLMAK YETMEZ

Bu haber 15 Şubat 2010 - 0:00 'de eklendi ve 930 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Henüz taslak aşamasındaki bir proje için mükemmel olduğu noktasında hem fikir olunsa dahi söylenecek çok söz var.
Zira öyle basit bir iş olmaktan uzak.
Her şeyden önce, katı kuralların geçerli olduğu günümüzde bürokratik işlemler, istenen tarihte ve de beklentiler doğrultusunda tamamlanır mı?
Hadi diyelim ki, bu safhayı kotardınız.
Ortada, böyle bir projenin maliyetini karşılayacak ekonomik gücünüz var mı?
Sonra, bugün için destek sözü verenler, yarın bir gün bir takım mazeretler öne sürerse!..
O takdirde, yine de yola devam eder misiniz?
Yoksa, ne yapalım, biz elimizden geleni yaptık diyerek vazgeçilir mi?
Ve daha, söz konusu projeyle ilgili cevap arayan sorular, sorular.
Yine de muhteşem bir tasarı demekten kendimi alamıyorum.
***
Bu denli kritik ettiğim projenin ne olduğu hususunda daha da merak içinde bırakmadan belirtmek istiyorum.
Söz konusu tasarı Yatağan ağırlıklı bir proje.
Yatağan ağırlık diyorum.
Zira sadece burasını içerisine almıyor.
Belen Kahvesinden başlayıp Bağyaka Orman Yolundan Bozüyük Pınarbaşı Tesislerine, buradan Kapubağ Köyü Meyistan Mahallesi, Kapubağ Köyü, Kırbarajı ve Stratonikeia Antik Kentini de içine alan 20 KM uzunluğunda “Kültür Yolu”.
Bu kadar da olsa.
Söz konusu yerler projenin ilk safhası.
İkinci ayağında, 9.5 KM uzunluğunda Stratonikeia Antik Kenti, Yeşil Bağcılar Beldesi, Lagina ve Kutsal Yol var.
Projenin 3. etabı ise 27 KM uzunluğa sahip Kutsal Yoldan itibaren Türkiye’nin 2. Jeopark Projesinin uygulanacağı, çok uzun yıllar Muğla’yı Aydın iline bağlayan Gökbel Geçidinin bulunduğu alan.
İşte söz konusu projenin hayata geçirilmesini sağlayan alanlar.
Neresinden bakarsanız bakınız, her türlü zorluğa karşın muhteşem diyebileceğimiz bir tasarı.
Tek sorun, bürokratik işlemlerin biran önce tamamlanması.
Tabi ardından, “Kültür Yolu” olarak nitelendirilen projenin hayata geçmesini sağlayacak mali portre.
***
“Cesaret sahibi olmak yetmez ” başlığını kullanmaktaki amacım da bu nedenlerden dolayı.
Her ne kadar Orman Bölge Müdürlüğü, “Kültür Yolu”nun geçtiği güzergahı belirleyen kazıklar çakmak suretiyle elinden geldiğince kolaylık gösteriyor.
Bu kapsamda İl Özel İdare Genel Sekreterliğiyle protokol imzalanacak olması bariz gösterge.
Yanı sıra, asıl işin yükünü çekecek olan Yatağan Belediye Başkanı Hasan Haşmet Işık’ın yaklaşımları.
Işık diyor ki;
Yatağan bölgesi, kültür turizmi açısından çok önemli bir bölge.
Kültür Turu Projesi kapsamında ilk etapta çevreyi kirletmeyen, görüntü açısından otantik bir yolculuk sunmak amacındayız.
Belen Kahvesi, Stratonikeia Antik Kenti, Pınarbaşı Tesisleri, Kutsal Yol, Lagina Antik Kenti ve Jeopark alanı, başlı başına bir kültür kazancımız.
Bu alanlarda düzenlenecek olan kültür turu ile hem turizm iç kesimlere yayılacak. Hem de kültür turizmini harekete geçireceğiz.
Muğla’ya gelen turist, deniz-kum-güneş yanında Ören yerlerini de görmek istiyor.
Bu amaçla hazırlanan proje ile turizmi 12 aya yayma eğilimi de sonuç verecektir.
Başkan Işık’ın açıklamaları elbette ki gerçeği yansıtıyor.
Muğla geneli bütün yıl turizm yapmayı öngören potansiyele sahip olduğuna göre düşünülen projenin hayata geçmesi, ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik olumsuzluğa artı bir değer katacaktır.
Böyle bir avantaja sahip olmak varken yine de acaba! diyorum.
Acaba, belediye başkanı Işık başta olmak üzere cesaretle işe koyulanların çabası, günümüz koşullarında yeterli olacak mı?
Asıl mesele burada…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.