CEMAL PAŞA- ORDUYU, SİYASETE SOKAN İLK DİR

Bu haber 31 Aralık 2009 - 0:00 'de eklendi ve 1.146 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

Cemal Paşa Osmanlı Devletinin son yıllarında görev alan Kumandan ve Devlet adamlarından. Midilli’de 1872’de doğdu. Askeri Eczacı Mehmet Nesip efendinin oğludur. 1890’da Kuleli askeri lisesi ve 1895’de Harp Akademisi’nden mezun oldu. Genel Kurmay birinci şubesinde bulundu.  Selanik’teki,  Redif Fırkası Kurmay Başkanlığına tayin edilerek Üçüncü Ordu emrine verildi.
Cemal Paşa, Osmanlı Devletinin içinden sarsılıp, daha sonra yıkılmasına zemin hazırlayan meşhur İttihat ve Terakki Cemiyetinin ileri gelen reislerinden ve faal elemanlarından idi. Nitekim adı geçen Cemiyetin 1899 yılında Selanik’te  Talat Paşa ve arkadaşları tarafından kurulması üzerine Cemal Paşa’ya, bu yıkıcı cemiyetin ordu içinde  teşkilatlandırılması ve Sultan İkinci Abdülhamid Han gibi bir padişahın, isdipdat yaygaraları ile Taht’tan indirilmesini sağlayacak faaliyetleri  vazifesi verilmişti. Neticede Cemal, Enver, Talat ve diğer cemiyete üye paşaların yıkıcı çalışmaları etkisini gösterdi ve Sultanhamit Han zorla tahttan indirildi. Padişaha tahttan indirildiğini bildirmek için saraya gelen heyet arasında Ermeni Aram, Yahudi Emanuel  Karasu’nun bulunması, cemiyetin vatan hainleri ile ne derece irtibat halinde olduğunu açıkca göstermektedir.
Cemal Paşa,1909’da Adana valisi 1912’de  Bağdat Valisi oldu. Valiliği sırasında yaptığı zulümler ve haksızlıklar meşhurdur. Bilhassa Adana’da Ermenilerin hatırı için, Erzin ilçesi Müftüsü dahil yüzlerce Müslümanı idam etti. Bu yaptığı zulümleri  hatıratında  açıkca itiraf etmektedir. 1912’de Bulgarlarla yapılan muhaberede kumandan idi, ancak muvaffak olamayıp, Çatalca  hattına kadar  çekilmek zorunda kaldı. Aynı yıl mevzil müfettişi ve Ordu İdare reisi oldu. İttihat ve Terakki Cemiyeti Hükümeti ele geçirince, Cemal Paşa 1913 yılında İstanbul muhafızı yapıldı. Enver Paşa Harbiye Nazırı olunca, Cemal paşa önce Nafia nazırı, sonra Bahriye nazırı oldu. Enver ve Talat paşalara uyarak 1914’de Almanya ile yapılan ittifak anlaşmasını kabul etti. Zaten Balkan savaşlarından büyük bir zararla çıkan Osmanlı Devleti, böylece  birinci Dünya savaşına katılmış oldu. Savaşta yüz binlerce vatan evladı şehit olurken, altı asırlık Osmanlı Devleti de yıkılıp,  memleket  işgal edildi.
Cemal Paşa, Birinci Dünya savaşı çıktığı zaman, Harbiye Nazırlığı yanında, İkinci Ordu kumandanlığını da üstlendi. Daha sonra Enver Paşanın emri ile Suriye’nin  güvenliğini sağlamak ve Mısır’ı İngiliz istilasından korumak vazifesiyle  4. ordu kumandanlığına tayin edilerek Suriye’ye gitti. Suriye’de bulunduğu sırada, krallar gibi zevk ve sefa içinde yaşadı.
Halka bilhassa Şeriflere zulmetti. Bütün  bunları Münevver Ayaşlı acı bir uslüple anlatmaktadır. Cemal Paşanın burada emrindeki 12.000 kişilik orduya  Sina çölünden geçirme  teşebbüsü başarısızlıkla sonuçlandı ve ordumuzun büyük  bölümü helak oldu.
1915 senesinde Enver, Talat ve Cemal  paşalar  arasında  ayrılıklar çıktı. Bu ayrılık Şeflik iddiasından dolayı idi. Cemal Paşa diğerlerinin siyasetini tasvip etmiyor, bulunduğu yerlerde Ermeniler ile iş birliği yapıyordu.
Cemal Paşa ve adamlarının Suriye’deki Şeriflere  ve yerli halka yaptıkları zulümler ve İngiliz casuslarının propagandaları neticesinde Araplar arasında,  Arap milliyetçiliği fikri ve Osmanlı düşmanlığı hızla yayılıyordu. Cemal Paşa bu durumda kendini kurtarmak için, Suriye’nin çeşitli yerlerine  Ermenileri yerleştiriyor ve onlarla iş birliği yapmaktan çekinmiyordu. Şam’da durumun aleyhine döndüğünü gören Cemal Paşa 1917’de İstanbul’a döndü.
Osmanlı Devleti’nin birinci Dünya harbine girmesinde olduğu gibi, mağlubiyetinde de İttihat ve Terakki Cemiyetinin mesuliyeti büyüktür. Hükümetin ileri gelenlerinin her biri yenilgi üzerine yurt dışına kaçtılar. Cemal Paşa Berlin ve Münih’e gitti. Bolşevik ihtilalcileri girişti ise de, Enver Paşa’nın da Türkmenistan’a gelmesi üzerine, oradan ayrılıp Tiflis’e gitti. Orada, Ermeni komitecileri tarafından 22 temmuz 1922’de öldürüldü. Önce  Tiflis’e gömüldü ise de, sonra Erzurum’a getirilerek şehitliğe gömüldü. “Plevne  Savunması” adlı 1898’de Hatıraları ise 1923’de İstanbul’da basıldı. Cemal Paşanın  5 oğlu vardı. (Cemal Paşa sebebiyle geçmişimizi iyi bilmek suretiyle, geleceğimizde aynı hata olmasın istedik.) Rehber ansiklopedisi sf.305
Resmi derslerde hep suçlu olarak takdim edilen Osmanlı Hakanlığı, sonuna kadar ülke bütünlüğü İslam birliğini savunmuştur. Ülkede yabancı okulların açılması hatası, Bürokratların çok servet ve makam hırsı sebebiyle, bazılarının da demokrasi için zorlaması ve çeşitli dil ve dine mensup milletlerden oluşan İmparatorluk netice de kendi içinden çökmüş…
Ülkenin  bu  durumuna gelmesinde üç etken rol oynamıştır. Yüzlerce açılan yabancı okullarda Ermeni, Rum ve Yahudi çocuklarının okuduğunu, bu okullardaki öğretmenlerin militan olup, Türk birliğini bozmak için ilk Masonluğu yaymaları .. Hepsinin üzerine Ordunun siyasete  girmesi ile bir devir kapanmış ama, bu akımın dışında kalabilen milliyetçilerimiz,  Müslüman milletimizle bir bütün olabilmişlerdir.
Bu gün bizim de Dış ülkelerde okullarımız var. Onlar oralarda hiyanet değil, Sevgi ve dünya kardeşliği için çalıştıklarını, Türkçe Olimpiyatları proğramında ıspat ettiler.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.