Cehenneme Kendi Odununu Taşımak!

Bu haber 27 Kasım 2015 - 0:15 'de eklendi ve 1.398 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Havai fişek yazılarımla ilgili sizlerden çok önemli geri dönütler aldım. Önemli bölümünüzün görgüsüzlüğümüzden, yaratılan gürültüden çok başta kumrular olmak üzere kuşların ölümüne yandığınızı gördüm.

Biriniz “Düğün eğlenceleri neyse, yaptıklarının israf olduğunun farkındalar. Paraları kıymetli. Belediye öylemi? Nasıl olsa havaya atılan para yönetenlerin parası değil. O yüzden belediyenin havai fişek gösterileri daha uzun ve gürültülü oluyor. Bari belediye vazgeçse.” diyor.

Çok güldüm…

 

xx           xx           xx

Bu köşeye, yani bana sokaklardaki, meydancıklardaki misafirlerimiz sokak hayvanları ile ilgili şikayetler gelirdi. Artık kesildi. Yerel yönetimimizin bu konuda başarılı olduğunu söyleyebiliriz.

Bu konuda şikayet tersine gelmeye başladı. Sabahları köpeklerini gezdiren hemşerilerimizin köpeklerinin dışkılarını kaldırımlarda bırakıp gitmelerinden şikayet ediliyor.

Muğla gibi bir yerde bu sorun para cezasına filan gerek kalmadan çözülebilmeli oysa…

 

xx           xx           xx

Son zamanlarda sizlerden çokça ağaç katliamı duyumları da almaya başladım.

Benim anlayamadığım ise her yerde olduğu gibi, bu şikayet sahipleri neden bir araya gelip örgütlenmezler, dernekleşmezler?  

Denilebilir ki, bu anlamda sivil toplum örgütleri, hareketleri var.

Hani neredeler?

Çevreye, insan haklarına, hayvan haklarına duyarlılık gösteren hareketler genellikle sol hareketlerdir. İnsan ister istemez “Muğla’da yerel iktidar solda, görmezden gelelim refleksi mi var?” diye soruyor!

 

xx           xx           xx

Ben Facebook ta yokum. Orada bir feryadı gören bir okurum metni bana iletti. Şöyle:

Muğla Merkezde Ağaç Katliamı… Üstelik çoğu Dünya’da ender yetişen Günlük (Sığla) Ağaçları… Bazı kafaları anlamak zor… İş ilgililere düşüyor…

Güldüm… İlgililerin yaptıkları kime düşer?!

Sonra öğrendim. Facebook ta isyan eden kişi dostum Ergün Çimen’miş. İsyan metninin arasına Nazım Hikmet’ten şu dizeleri yerleştirmiş;

..meyve çağında ağacın serpilip gelişen hayatın düşmanı.
..fakir köylü Hatçe kadına ırgat Süleyman’a düşman
sana düşman, bana düşman düşünen insana düşman.
Vatan ki bu insanların evidir sevgilim, onlar vatana düşman…

Kim bunlar diye merak etmedim değil…

 

xx           xx           xx

Ergün Çimen’in Facebook’taki paylaşımı şöyle devam ediyor;

İlgililere Suç Duyurusudur!!!
Muğla Merkezde Ağaç Katliamı…
Ofise geliyorum… Binanın bahçesindeki Erguvan ve Nar ağacı dahil 10’a yakın ağaç kökünden kesilmiş… Soruyorum yönetici Üniversite emeklisi …. Hocaya.. nedir diye..?? Cevap.. Yönetim Kurulu kararı ile yapılmış KATLİAM… UTANMAK yok.. ARLANMAK taaa.. Ne diyeyim Allah Belanızı versin..!!! Kesilen Ağaçlar Cehenneminize Yakıt olsun… Yeşil düşmanlığının yapıldığı Adres; Muğla Menteşe Merkez Emir Beyazıt Mah. F. ALTINAY cad.. İNCİR apt… No 42.

Not.. Şu Kurul Kararı geldiğinde KATLİAMI YAPANLARIN telefon numaralarını ve isimlerini paylaşacağım.. Tüm İnsanlar tanısın bu OKUMUŞ adamları..!!!

Doğrusu okumuş insanları ben de merak ettim.

Kesilen ağaçlar cehenneminize yakıt olsun”… İşte bu sözü tuttum, slogan gibi…

Kesilen ağaçları merak ettim. Bu kış apartmanın ısınmasına katkı için kalorifer dairesine istif edilmiş!

 

xx           xx           xx

Ergün’e “Kireç Sanayi’nin önündeki zeytin ağaçları kesilirken neredeydiniz?” diye sormak geçti aklımdan. Sormadım. Bütün Muğla’ya, zeytinler kesilirken telefonla arayıp haber verenlere soruyorum;

O zeytinler kesilirken telefonla beni aramanın dışında ne yaptınız?

Karabağlar Yaylası’nın girişinde, Kireç Sanayi önünde kaç zeytin ağacı kesildi bilmiyorum, ama yaylada çok ağaç kesildiğini ve hala kesilmekte olduğunu bilmeyen yok.

Yayla yurtlarının doğal duvarları kesikler bile yok oluyor.

Muğla Konya Ovası olmadığı, çevremiz ormanlarla kaplı olduğu için mi bu kadar duyarsız olduk!

 

xx           xx           xx

Bu arada yeni duyumlar alıyorum.

Serpil Park’ın karşı köşesinde, çerezcinin önünde 50 yaşın üzerinde bir güzel ağaç vardı. Galiba okaliptüs veya benzeri bir ağaçtı. Kesmişler. Neden?

Aynı yerde birde yetişkin Kavak (Çınar) ağacı vardır. Umarım başına iş gelmez…

Eski Garaj Alanı’nda Yalçın Otel’in çevresindeki ağaçlarda kesilmiş. Güya orada yeni bir dükkan açılmış, vitrin görünsün istenmiş!

Cumhuriyet Caddesi ve Recai Güreli Caddesi kaldırımlarındaki ağaçların oralardaki iş yeri sahipleri tarafından aynı mantıkla kesildiklerini düşünebiliyor musunuz?

 

xx           xx           xx

Birde başta Bankalar Caddesi olmak üzere bazı güzergahlarda eksilen, kuruyan ağaçlar var. Daha önce bu konuda uyarılarımız olduğundan mı bilmiyorum, yaz aylarında oralara genç fidanlar dikildi.

Çoluk çocuk söksün veya kuruyup gitsin diye mi?

Hadi başlarına bir şey gelmedi, onların büyüdüğünü görmeye ömrümüz mü var? Her türlü teknolojinin olduğu günümüzde oralara yetişkin ağaç dikmek çok mu zordur?

Bari Kireç Sanayi’nin önündeki zeytin ağaçları kesileceklerine, sökülüp oralara dikilseydi!

 

xx           xx           xx

Geçenlerde Marmaris’te sığla ağaçlarının korunması ile ilgili TEMA’nın katılımı ile bir toplantı yapılmıştı. O toplantıda, içinde İçmeler Milli Parkı içinde “Sığla Merkezi” kurulmasını da öngören bir dizi önlem ve geliştirme kararları alınmıştı.

Sonra ne oldu?

Bir hafta sonra kadar DSİ ekipleri gelip, su taşkınlarını önleme gerekçesiyle Değirmenyanı Mahallesi’ndeki Günnüklük Ormanı’nda sığla ağaçlarını adeta katletmişler.

Elbette DSİ Müdürlüğü taşkınları önlemek zorunda… Önlem almak için koruma altındaki ağaçları kesmek zorunda mı?

Bir bakın bakalım “gelişmiş” ülkelerde bu işler nasıl yapılıyor…

 

xx           xx           xx

Benim anlayamadığım Günnüklük (sığla) ve Zeytin Ağaçları izin almadan kesilemeyen ağaçların içinde değil midir?

Artık bu konularda yerel yönetimlerin güvenilirlikleri kalmadı. Korkarım bu gidişle yakında “Karabağlar Yaylası’nda Çınar Ağacı Kesildi” haberleri de yazılır…

Garip ama gerçek; sanki yerel yönetimlerimiz ve kama kurumlarımız “Ben devletim, yaparım. İzin almama gerek yok” anlayışı içindeler.

Benim bir de asıl merak ettiğim, Günlüklük Ağaçları, Zeytin Ağaçları kesilirken, Günnüklükler tahrip edilirken, SİT Alanı Karabağlar Yaylası betonlaşırken Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü, Anıtlar Kurulu ve hatta Orman Bölge Müdürlüğü, hatta ve hatta Tarım İl Müdürlüğü nerede?

Unutmayalım, cehenneme herkes kendi odununu taşırmış…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.