“Carettaların Çoban Ateşi…”

Bu haber 13 Ekim 2016 - 0:02 'de eklendi ve 1.093 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

ozcan-abinin-kosesine-konulacakÖzcan Özgür

 Yılmaz Erdoğan’ın “Köyceğizli” ve dolayısıyla “Muğlalı” olmasına 3 yıl yetmiş mi bilemem. Elbette bir Köyceğizliler bir de kendisi bilir… Ama galiba çoktan DOKTOB üyesi olmuş. Kaptan June’a DOKTOB’un teşekkür plaketini O verdi.

Kaptan June’un Dalyan yaşamının konu edildiği belgeselin fragmanını izledikten sonra Dalyan Resort Hotel’in havuz başında yapılan törende Kaptan June’a en başta teşekkür plaketi veren Vali Amir Çiçek’ti. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nin şükran plaketini Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bayram Akça verirken, bir başka plaket verip, teşekkür eden MUTSO (Muğla Ticaret ve Sanayi Odası) Başkanı Bülent Karakuş oldu.

Ortaca Belediye Başkanı Hasan Karaçelik de oradaydı, ama plaket verenlerin içinde neden yer almadı anlayamadım…

 

xx            xx            xx

Kaptan June” adıyla anılan İngiliz kökenli Türk vatandaşı June Haimoff; bana göre Dalyanlı Kaptan June’a bir teşekkür plaketiyle borç ödenmez. “Ben’e Yolculuk/Journey to Self” belgeseli bir “minnetin” ifadesi, hatırı sayılır bir teşekkür kabul edilir mi bilemiyorum.

Ama Dalyanlı Kaptan June o gün “Ben’e Yolculuk” belgeselinin fragmanını izlerken çok mutluydu… Herkes O’na teşekkür etmeye çalışırken, O belgesel fragmanı gösterilmeden önce bilgilendirme yapan Yapımcı Fehmi Gerçeker ve Yönetmen Enes Kaboğlu başta orada bulunan herkese  “Arkıdeşle teşekkür ederim” diye kaç kere seslendi onu da bilmiyorum.

Dalyanlı Kaptan June ön sırada oturan Yılmaz Erdoğan ile göz göze geldiğinde de “Sizin memleket benim memleket” diyordu.

Dalyanlı Kaptan June ile bir kısa konuşma olanağı bulduk. İngiltere’ye dönüp, dönmeyeceğini sordum. Gülerek “Hayır” dedi. Bu topraklara defnedilmek istiyordu…

O Dalyanlı olalı çok olmuştu. Dolayısıyla Türkiyeliydi de… “Ben’e Yolculuk” dünya çapında gösterime girdiğinde de O artık bir “Dünyalı”…

 

xx            xx            xx

Aslında Köyceğiz-DalyanDünyalı” olalı o kadar çok yıl oldu ki… Bunda; sadece Caretta Carettalar için değil, Dalyan içinde ilk farkındalık yaratan Dalyanlı Kaptan June olmuştu.

Tıpkı bugün DOKTOB Başkanı Yücel Okutur’un yaptığı ve yarın Yılmaz Erdoğan’ın yapacağı gibi…

Sloganı “Dalyan’da hızlı koş yavaş yaşa” olan ve Dalyan’da 28-29-30 Ekim tarihlerinde yapılacak “Dalyan Caretta Run – 14K ve 21K Yarı Maraton Yarışı” etkinliğinde Yılmaz Erdoğan’ın neredeyse tamamı Köyceğiz’de çekilen son sinema filmi “Ekşi Elmalar”ın galasını yapacağını duyduğumda da şaşırmadım…

Kim bilir, bakarsınız Köyceğiz Kaunos Altın Aslan Türk Filmleri Festivali de “yerelden evrensele” kültür alışverişi çerçevesinde ve Yılmaz Erdoğan sayesinde bir “Uluslararası Şölen”e dönüşüvermiş…

 

xx            xx            xx

Journey To Self” belgesel serisinin insanın özüne dönmesi üzerine bir dizi olacağını belirten Yapımcı Fehmi Gerçeker, belgeselin fragmanı gösterilmeden önce yaptığı bilgilendirmede “June’la başladık. Buradan yola çıkarak bunu gerçekten becerebilmiş ve başarabilmiş kişileri bu belgeselde ortaya çıkarıyoruz.” derken, Dalyanlı Kaptan June’un zengin, görkemli bir yaşamı bırakıp tek başına 14 metrelik tekne ile dünya turuna çıkmasının, sonra mutluluğu İztuzu Kumsalı’nda bir barakada bulmasının ve orada yaşamaya karar vermesinin altını çizdi. “İşte gelecek nesillere de kalmasını istediğimiz bir yaşam öyküsü, bir örnek var ortada. National Geographic, Discovery gibi kanallar ile temastayım. Çok heyecanlıyız. Sinema filmi üzerinde de çalışıyoruz” ifadesinde bulundu.

Öteki sinemacı Yılmaz Erdoğan da belgesel tanıtımının ardından gazetecilere yaptığı değerlendirmede belgeselden çok etkilendiğini belirtirken, uzun metrajlı bir film yapılması halinde her türlü desteğe hazır olduğunu söyledi. Şöyle devam etti:

Carettalarla ve onlar için verilen mücadeleyle ilgili bilgilerim sınırlıydı. Şimdi belgeselin fragmanında gördük, ortada olağanüstü bir hayat hikayesi var. Çok güzel, titiz de bir belgesel, çalışma var. Bu öykünün içinde bundan sonra kurulacak ve kurulması gereken hayat için de çok büyük dersler var. Bir de bir mücadeleden bu kadar somut sonuç aldığını görmek müthiş bir şey. Bu uluslararası bir proje. June’un rolü güzel yazılmış bir senaryoda, Holywood’da üstüne para verip oynarlar.

Bence de… Üstelik En İyi Filmlerden The Godfather veya Schindier’s List kadar olmasa da Titanik’ten daha etkili bir film olabilir…

 

xx            xx            xx

Tanıtım gösterisinden sonra verilen kokteylde, Vali Amir Çiçek Dalyanlı Kaptan June’un doğa mücadelesini ve yaşamını anlatan kitabını bizzat kendisinin getirdiğini belirtip, June’u ve belgeselcileri “Bize çok şeyler bıraktığınız, çevre sevgisinin oluşmasına neden olduğunuz için sizi kutluyor çok teşekkür ediyorum. Yapımcıları kutluyorum. Bunun sinemaya da konu olacağına inanıyorum” diyerek kutlarken, MUTSO Başkanı Bülent Karakuş, 3 yıl önce yayınladıkları “Muğla’nın 100 Yılında, Muğla’ya Hizmet Eden 100 Kadın” adlı kitaplarında Kaptan June’a yer verdiklerini anımsatıp, “İztuzu’nun korunmasını, Dalyan’ın tanınmasını Kaptan June’a borçluyuz. Kendisine teşekkür ediyorum” dedi.

Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bayram Akça, İztuzu Kumsalı’nın üniversiteye tahsis edildiğini anımsatarak, burada ticari işletme ile birlikte bilimsel çalışmalar yürüttüklerini söyledi. “Çalışmaların en önemli ayağını Carettalar oluşturuyor. Burada bölgenin ekolojik ve biyolojik yaşamı ile ilgili 14 proje yürütüyoruz. Burada toplanmamızın varlık sebebi, Carettaların Çoban ateşi Kaptan June’a şükranlarımızı sunuyorum” ifadesinde bulundu.

 

xx            xx            xx

Belgesele Muğla Valiliği, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Ortaca Belediyesi ve DOKTOB ile birlikte Dalyan Resort Otel olarak da sponsorluk yapan DOKTOB Başkanı Yücel Okutur ise Dalyanlı Kaptan June‘un Carettaların korunması için vermiş olduğu mücadele ve çevre adına yapmış olduğu çalışmaların bölgede takdirle karşılandığına dikkati çekip, “İlerleyen yaşına rağmen nerede bir çevre hareketi varsa Kaptan June’u orada ön sıralarda görüyoruz. Bu da bizleri gururlandırıyor, Dalyan’ın ve bölgemizin korunarak geliştirilmesi için teşvik ediyor” ifadesinde bulunurken, Ortaca Belediye Başkanı Hasan Karaçelik de, şöyle diyordu:

Dalyan bugün O’nun sayesinde var ise var. Hayal bile etmek istemiyorum; İztuzu’nda otellerin olduğunu ve oradaki kaplumbağaların yaşamının yok edildiğini. Tabi çağımızın genel bir hastalığı. İnsanoğlu diğer canlılarla bir yaşamayı değil, onları yok ederek kendine yeni yaşam alanları açmaya çalışıyor. Umalım ve dileyelim ki Dünya’daki bütün canlılarla beraber yaşama koşulları oluşsun.

 

xx            xx            xx

Dalyanlı Kaptan June, yurt dışında yapılacak röportajların ardından tamamlanıp gösterime girecek belgeselin fragmanı gösterilmeden önce yaptığı kısa teşekkür konuşmasında adeta vasiyette bulunur gibiydi de:

İlk defa teknemle 1975 yılında geldim. Dalyan Kanalı’nı, Köyceğiz Gölü’nü görünce, ‘Burası dünyanın en güzel yeri’ dedim. Sonra İsviçre’ye döndüm. 1983’te tekrar gelerek İztuzu Kumsalı’nda bir barakada yaşamaya başladım. Dünya’da güzel yer çok, Dalyan yaşanılacak yer. Bir gece kumsalda masa büyüklüğünde bir deniz kaplumbağası gördüm. Kuma yatarak onun yumurtlamasını seyrettim, yüz tane yumurta bıraktı ve denize gitti. Onların neslinin tükenmekte olduğunu duymuştum ve hayatım o gece değişti. Abidin Kurt ile tanıştım ve onları korumak için her şeyi yaptım. Lütfen herkes doğayı korumak için bir şeyler yapsın

Dünkü yazımı “Kaptan June seneler önce Dalyan’ı kurtarmıştı. Şimdi de belgeseli Marmaris, Bodrum, Muğla turizmini bilmem ama Dalyan turizmini kesin kurtarır.” diye noktalamıştım.

Nasıl?” derseniz, belgesel nerede, nasıl, ne zaman gösterime girerse girsin, hafta sonunda izlediğimiz, etkilenip, duygulandığımız fragman Avrupa’daki çok izlenen kanallarda yayınlatılıp, “Dünya’da güzel yer çok, Muğla Dalyan’ı, Marmaris’i, Fethiye’si, Bodrum’u ile yaşanacak yer” ve “Bizim memleket senin memleket” spotları eşliğinde tanıtımın lokomotifi haline getirilebilinir…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.