Canımızı Acıtıyor

Bu haber 20 Ağustos 2015 - 22:55 'de eklendi ve 967 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Şu sıra ülke genelinde meydana gelen olaylar üzerine bilmem ne söylemek gerekir.

Zira her biri insanı kahrediyor.

Dahası karamsarlığa sürüklüyor.

Yetmezmiş gibi hükümetin kurulamaması üzerine erken seçime gidilecek olması, ayrı bir dert.

Bu kez farklı iki olay üzerinde durmak istiyorum.

Ülke, yeniden tırmanışa geçen terör ve trafik kazaları yüzünden kan gölüne döndü.

Hal böyle olunca tek bir şey söylenebilir.

Terör ve trafik kazaları adeta birbiriyle yarışıyor.

Dense ki birbirlerinden hiç farkı yok.

Kesinlikle abartı değil.

Oysa, ne zamandan beri mutluyduk.

Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi ağırlıklı terör olayları, ilişkin olarak kahreden ölümler yoktu.

Sonrasında acılar yaşanmıyordu.

Nice aileler evlat acısıyla yüz yüze gelmezken, çocuklar öksüz değillerdi.

Ve eşler.

Onlar da sağ salim dönen erleri üzerine daha bir mutluydular.

İşte, son yıllarda böyle bir tablo vardı ülkemizde.

Kaldı ki terör olaylarının yok denecek kadar azalması, ülkemizin dünya ülkeleri nezdindeki konumu da daha bir farklılık içermeye başlamıştı.

Önceleri, terörün kol gezdiği Türkiye denirken, bu kez demokrasinin hakim olduğu ülke olarak yerimizi almaya başlamıştık.

Bu durumdan öylesine mutluyduk ki!

Terörün eksik olmadığı, demokrasinin sekteye vurduğu ülke olarak yer ederken bu kez, demokratik kuralların yerleşmeye başladığı kanaati hasıl olmuştu.

Kim ne derse desin en fazla mutlu kılan, bu ayrıntıydı.

Artık Türkiye, demokrasinin tüm kural ve kavramlarıyla yerleştiği ülkeler safında gösterilmeye başlanmıştı.

Bizleri bundan daha fazla memnun eden ne olabilirdi?

Olamazdı..

Yıllar boyu hakkımızda söylenenlerden rahatsızdık.

Geçmişte barbar bir ülke olarak görülen Türkiye yerine artık demokratik teamüllerin yerine getirildiği bir devlet olarak yer etmeye başlamıştık.

AB’ne girmeye ramak kalmamızdaki en büyük etken de buydu.

Gerçi, aynı teşekkülün anlamsız bakış açıcı nedeniyle üyeliğimiz hala buzdolabında duruyor.

Ama ne olursa olsun, o süreçte hakkımızda oluşan kanaat, gerçekten mutlu kılıyordu.

Böylelikle aradan epey süre geçti.

Buna karşın Türkiye’nin AB’ne tam üyeliği, dedim ya hala askıda duruyor.

Gerçi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, birliğin ülkemize bakış açısındaki anlamsızlık üzerine;

Nereden inceldiyse oradan kopsun.

Madem ki işi yokuşa sürüyorlar.

Bundan sonra onlar düşünsün diyerek, bir yerde tavrını ortaya koymuştu.

Bu konudaki gelişmelerin seyri böyle iken bizleri daha bir üzen, hiç şüphesiz yeniden kendini gösteren terör olayları oldu.

Yıllar boyu al bayrağa sarılı tabutlar yüreğimizi dağlamışken, şu sıra aynı tablo ile yüz yüze gelince kahroluyoruz.

O yürek parçalayan cenazeleri görünce, yeniden başa dönmenin dayanılmaz ızdırabını yaşıyoruz.

***

Terör kadar olmasa da bizleri derinden yaralayan trafik kazaları üzerine bilmem ne söylenir?

Gün geçmiyor ki meydana gelen kazalar ve sonrasında yitip giden canlar olmasın.

Hem de bir hiç uğruna.

Birilerin ihtirası ve bilgisizliği yüzünden yollar adeta kan gölünden farksız.

Öyle ki ulusal bazda yayın yapan medya organları her gün, neredeyse haber saatini aynı kazalarla dolduruyor.

Ülkemizin her bir köşesinde kendini gösteren kazalar ve beraberinde hayatından olan canlar ekranlara yansıdığında, her ne kadar kanıksar hale gelsek de yine kahroluyorsunuz.

Nasıl kahrolmazsınız?

Ülkemizin bir ucundan diğerine öylesine elim kazalar oluyor ki, medya organları kazaları rutin haberler olarak vermeye başladı.

Onca kaybettiğimiz canlar sıradan hale geldi.

Olayın daha çarpıcı yanı ise gerek terör gerekse trafik kazaları bağlamında dünyanın önde gelen ülkelerinden olmamız.

Evet yanlış değil.

Özellikle trafik kazaları ve sonrasındaki ölümler üzerine, ilk sırada yer alıyoruz.

Bu nedenle bir taraftan yeniden kendini gösteren terör, yanı sıra dur durak bilmeyen trafik kazaları öylesine canımızı acıtıyor ki!..

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.