Can Pulak’a kulak verilmeli..

Bu haber 21 Kasım 2010 - 0:00 'de eklendi ve 1.188 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Geçtiğimiz günlerde Bodrum’da “Kimliği ile markalaşan kent Bodrum” konulu bir konferans düzenlendi.
Böyle bir konferansa, Muğla il merkezi ile birlikte Fethiye’nin, Marmaris’in ve Milas’ın da ihtiyacı var!
Bodrum Ticaret Odası tarafından düzenlenen konferansta yaraya parmak basan en önemli konuşma 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın baş danışmanlığını yapan Gazeteci-Yazar Can Pulak’tan geldi. Şöyle demiş;
“Bodrum’a göç ve inşaat durdurulmalı”
 
xx      xx      xx
Can Pulak’ın sözleri bana iki eski belediye başkanını anımsattı.
Marmaris’in ANAP’lı Belediye Başkanı İsmet Karadinç ve Bodrum’un ANAP’lı Belediye Başkanı Cevat Bilgiç’i…
Cevat Bilgiç, devri Bodrum Belediye Başkanlığı’nda, “İlçemize Türkler gelmesin” deyip, gazetelere manşet olmuş, şimşekleri üzerine çekmişti… Çok eleştiri almıştı. Sanıyorum Bilgiç’in sözleri “maksadını aşmıştı”… Meramını iyi anlatamamış, yanlış anlaşılmıştı. Bence O’nun derdi, bu gün Can Pulak’ın orta koyup, altını çizdiği “dert” ile aynı dertti…
Bir süre sonra Marmaris’in ANAP’lı Belediye Başkanı İsmet Karadinç, Marmaris’e tatile gelenlerden “ayakbastı parası almaktan” söz etmişti.
O da eleştirilmişti…
 
xx      xx      xx
Bence her iki belediye başkanı da, Bodrum’un, Marmaris’in ayrıcalığını, oralarda olmanın, yaşamanın bir “bedeli” olduğunu vurgulamaya çalışmışlardı!
Anlaşılamamışlardı, anlamak istemeyenler olmuştu… Belki de her iki Başkan derdini anlatamamıştı… Ama doğru yapmışlardı.
Oysa Muğla’nın tamamın, il merkezinde, Fethiye’de, Milas’ta yaşamanın bir bedeli olmalı…
Ve bence Can Pulak’a kulak vermekte, O’nu da yanlış anlamamakta yarar var…
Sadece Bodrum değil, bütün Muğla kimliği ile markalaşmalı..
 
xx      xx      xx
Gelin şimdi Bodrum’a göçün acilen durdurulup, iki yıl inşaat izni verilmemesi gerektiğini savunan, aksi taktirde doğal güzelliklerin yok olacağını ileri süren Can Pulak’a kulak verelim. “Kimliği ile markalaşan kent Bodrum” konulu konferansta şöyle demiş:
“Bodrum’da şu an 40 bin adet boş konut var. Ancak buna rağmen halen inşaat hızla devam ediyor. İhtiyaca göre düzenli şehir planı yapılmalı. Aksi halde yapılan alt yapı hizmetleri 10 yıl sonra ihtiyacı karşılamayacak hale gelecek. Yatırımların bir önemi kalmayacak. Bodrum marka olmak istiyorsa kesinlikle plansız göç durdurulmalı. Yazları nüfusu 1 milyonu bulan ilçede, çok ciddi alt yapı sorunları var. Enerji kaynakları yetersiz, kanalizasyon boruları çok eski, çoğu çatlak, çöp sıkıntısı yaşanıyor. Çöpler vahşice doğaya atılıyor, arıtması yok. Devletin ve yerel yönetimlerin bu konuya çok acil çare bulması gerekiyor. Vakit kaybetmeden Ankara’dan bakanlıklardan yardım istenmeli, kaynak yaratılmalı.”
 
xx      xx      xx
Bu gün Muğla’da rantiyecilerin şikâyetçi oldukları ve hatta alınmış olan kararlar kaldırılsa zil takıp oynayacakların çıkacağı Özel Çevre Koruma Bölgeleri’nin varlığını Can Pulak’a borçluyuz… Büyük bölümü Muğla’da bulunan Özel Çevre Koruma Bölgeleri, dönemin Başbakanı rahmetli Turgut Özal tarafından koruma bölgesi ilan edilmiş olması Can Pulak’ın kendisine danışmanlığı sayesindedir…
Yoksa bu gün Dalyan, Gökova, Sarıgerme, Datça, Bozburun, Göcek, Ölüdeniz beton yığını olurdu!…
Can Pulak konferansında, Bodrum’daki tüm koyların Özel Çevre Koruma kapsamına alınmasını önermiş. Doğru bir önerme ama, bu günlerde Hükümet, Doğal SİT Alanlarını ve ormanları imara açmanın peşinde!..
 
xx      xx      xx
Can Pulak, konferansına, turizmin 12 aya yayılabilmesinin yolunun da kış aylarında tarifeli uçak seferlerinin arttırılmasından geçtiğini vurgulamış.
Kesinlikle doğru. Ulaşım olmayan yere kim gelir gider ki?!!
Tabi bu önermeyi “göçün durdurulması” önermesi ile çelişkili bulanlar çıkabilir. Çelişki yok…
Bodrum’un, Muğla’nın ve öteki ilçelerinin kamyonlarla göçe değil, uçaklarla turiste ihtiyacı var…
Bu gün Marmaris’te turizm can çekişiyor. Çünkü Marmaris’te yerleşik nüfus, ilçenin ağırladığı turistten fazladır. Yerleşik nüfusun, ağırlanan turistten fazla olduğu yerde turizm olmaz, o yer turizm merkezi olarak görülmez.
Keşke dönemin Belediye Başkanı İsmet Karadinç, Marmaris’te “ayakbastı parasını” uygulayıp, öteye de geçebilseydi…
Nitekim Can Pulak, konferansını şöyle tamamlıyor:
“Merkezdeki özel yaya yolları fazlalaştırılmalı. Bodrum Kalesi ile marina arasındaki Neyzen Tevfik Caddesi mutlaka yaz aylarında trafiğe kapanmalı. Bodrum marka olmak istiyorsa bu kriterleri yerine getirmeli aksi halde marka olmaktan bahsedemeyiz. Bodrum’un hedefi Marmaris ya da Antalya değil, İbiza ya da Nice gibi kentlerle yarışmak olmalı.”
 
 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
Erol ÖZKAN 14 Nisan 2013 / 21:05

Bodrum da hemen hemen boş yer kalmadı,Bodrum MİLAS a kayıyor.Zamanında pek çok yazlık siteler kooperatifler kanalı ile yapılmış her yaz sezonunda doluluk oranları ½ gibi,bu toplu siteler yanında mutlaka büyük otel var.Öyle bir planlama yapılıp otel dolulukları sonrası gelecek müşteriler bu boş villalara gönderilmeli villa sahipleri otel yönetimi ile koordine sağlamalı,burada hem yeni otel yapmadan yatak miktarı artacak hem villa sahibi kazanacak hemde otel müşteri gönderdiği için komisyon alarak kazanacaktır.