Camiyi kimden koru yoruz?!! 24.11.2011

Bu haber 24 Kasım 2011 - 0:00 'de eklendi ve 728 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Umuma açık mekânlara neden bahçe duvarı örülür anlayamıyorum…
Muğla Valiliği’nin bahçesini anlıyorum. Oradaki duvar bile yeterli değil. Orada duvar üzerine (arka bahçede olduğu gibi) bir de korkuluk çekilmeli! Yoksa oradan büyük küçük herkes düşebilir…
 
xx      xx      xx
Okulların bahçe duvarlarını sorgulamanın bir âlemi yok. Hırsızlık başta bazı olumsuzluklara karşı resmi yapılarda gerektiğinde ‘duvar korumasına’ alınabilir.
Ama bazı yapılarda bahçe duvarı olmasa da olabiliyor. En çarpıcı örnek Muğla Belediyesi… Muğla Belediyesi binasına bahçe duvarı yakışır mı?
Yakışmaz. Önündeki parka da yakışmaz…
Akyol Parkı’nda duvar yok. Buna karşılık Serpil Park’ın duvarın var. Gençlerin üzerine oturması dışında ne işe yarıyor?..
 
xx      xx      xx
Beni en çok şaşırtan cami duvarları…
Camilerin bahçe duvarları muhtemelen zamanında büyük ve küçükbaş hayvanlara karşı yapıldı. Bu gün Allah aşkına şehir merkezinde iki ayaklıları saymazsak hayvan mı kaldı? Duvar değil, ne örerseniz örün iki ayaklı hayvanlar istediklerinde istedikleri zararı verirler!
Söyleyin Allah aşkına o güzelim Kurşunlu Cami’ye hem de parmaklıklı duvar yakışıyor mu?
Şöyle bir gözünüzün önüne getirin; Kurşunlu Cami’nin duvarları ortadan kaldırılmış, İl Özel İdare binası yıkılmış (ki dönemin Muğla Valisi Dr. Ahmet Altıparmak, belediye katlı otopark yapmasa yıkacaktı), Belediye katlı otoparkı yaptırmamış…
Koskoca bir meydanın ortasında Kurşunlu Cami çok daha görkemli hale gelmez miydi? Muğlalı soluklanabileceği güzel bir meydan düzenlemesine sahip olmuş olmaz mıydı?
Bu düzenleme Kentsel SİT Alanı’na yakışmaz mıydı?
 
xx      xx      xx
Kurşunlu Cami duvarının kaldırılması ile ilgili daha önce de yazmış ve Vakıfların o duvarın kaldırılmasına karşı olduğunu öğrenmiştim.
Şimdi bu yazı nereden çıktı?
Şeyh Camii’nden…
 
xx      xx      xx
Muğla Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Namık Açıkgöz’ün “dikkat çekmesi” ile o tarihi caminin avlusunun çöplüğe dönüştüğünün farkına vardık!
1895’te Muğla’nın ilk Belediye Başkanı Hacı Kadızade Süleyman Efendi ve eşi Pembe Ana, Hicaz’a giderken Şam şehrinde gördükleri kulenin bir benzerini Muğla’da yaptırmak istemişler ve ünlü Rum usta Filvaris’e (Kurşunlu Cami’nin kubbesini de yapan) bugünkü saatli kuleyi yaptırmışlardır.
O güzel sanat eserini Muğla’ya kazandıran Süleyman Efendi ve eşi Pembe Ana bu gün Muğla eski Şehir Mezarlığı’nda yatıyor. O iki mezarın perişan mezar taşlarının kırılmış olduğuna da Prof. Dr. Açıkgöz dikkati çekmişti!
 
xx      xx      xx
Süleyman Efendi ve eşi Pembe Ana’nın mezarları yeniden düzenlendi mi bilmiyoruz. Ama Şeyh Camii’nin avlusu temizlendi. Ne var ki caminin haziresindeki İslam âlimlerinin “parçalanmış” kabirleri uzanacak eli bekliyor…
Prof. Dr. Açıkgöz’ün dikkat çekmesinin ardından yapılan tartışmalardan anlaşıldı ki, camiler Vakıflara ait olsa da avlu temizliği belediyelere aitmiş. Böylece Muğla Belediyesi görevlerinden birini daha anımsamış oldu…
Benim anlayamadığım, o cami avlusu çöplüğe dönerken caminin imamı, cemaati neredeydi? Belediyeyi mi bekliyordu!..
 
xx      xx      xx
Peki, İslam âlimlerinin taşları kırılmış, perişan olmuş mezarları ne olacak?
Prof. Dr. Açıkgöz’e göre, cami avlusundaki kırılan ve yerinden sökülen mezar taşları başta olmak üzere sanatsal yapının gün yüzene çıkması noktasında sorumluk Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nde ait… Nerede Vakıflar?
İki ay önce Muğla’ya gelerek inceleme yaptığını belirten Aydın Vakıflar Bölge Müdürü Ali Zengin, “Mezar taşlarındaki isimler silindiği için doğru düzgün okunmuyor. Ayrıca birçoğunun yeri değiştirilmiş. Hangi mezarın kime ait olduğu bile belli değil, gelişi güzel dikilmesi de uygun olmaz. O yazıları okuyacak birini bulamadığımız için düzenleme şansı yapmamız çok zor.” demiş. Hayret…
Beyler Muğla’da üniversite var. Prof. Dr. Açıkgöz var!
 
xx      xx      xx
Prof. Dr. Açıkgöz de “Böyle bir kabristanın, çok iyi bakıma ve korunmaya ihtiyacı vardır. Muhtelif zamanlarda ilgililere bu konu hatırlatıldığı halde ne yazık ki, gerekli ihtimam gösterilmemektedir. Buranın bir an önce yol tarafındaki duvarı yıkılıp mezar taşları düzenlenirse, hem ortaya bir güzellik çıkacaktır hem de gelip geçenler orada mezarların bulunduğunu görüp çöplerini atmayacaklardır.” diyor.
Katılıyorum… Camiler hepimizin. Başta Kurşunlu olmak üzere öteki camilerimizin duvarları da kaldırılıp, şehirle, halkla bütünleştirilmeli…
 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.