Çam balımız yok olmasın

Bu haber 13 Mart 2016 - 23:56 'de eklendi ve 829 kez görüntülendi.

IMG_5290Akdeniz Yeşilleri Derneği tarafından Satoyama Girişimi Toplum Kalkınması ve Bilgi Yönetimi (COMDEKS) programı kapsamında bir yıl önce başlatılan ‘Çam Balımız Yok Olmasın’ projesinin değerlendirme toplantısı Muğla’da yapıldı. Toplantıda taşımalı arıcılığın verim düşüşüne neden olduğu bu yüzden yerinde arıcılık yapılmasının daha doğru olduğu açıklandı.

Berna Uçar

Akdeniz Yeşilleri Derneği tarafından Satoyama Girişimi Toplum Kalkınması ve Bilgi Yönetimi (COMDEKS) Projesi kapsamında bir yıl önce başlatılan ‘Çam Balımız Yok Olmasın’ çalışmasının değerlendirme toplantısı Muğla’da yapıldı.

Konakaltı Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen değerlendirme toplantısında konuşan proje sorumlusu Şamil Tuncay Beştoy, projenin Datça, Bozburun ve Gökova Bölgesi’nde uygulandığını söyledi. İnsanoğlunun doğayla uyumu, doğayla savaşa dönüştürdüğünü belirten Beştoy, “Doğayla ilgili her konuda olduğu gibi arıcılıkta da uyum bozuldu. Bugün arıcılık, kovan başına azami verimi elde etmek amacıyla, arıyı uyum sağladığı doğal çevreden koparıp, flora takibi peşinde yöreden yöreye, çiçekten çiçeğe sürüklediğimiz, gezginci, endüstriyel arıcılık yapılıyor” dedi.

Ekosistem korunmalı

Beştoy, projelerinin ekosistemin korunması için bir model önermeyi amaçladığını anlatarak, “Projemiz, sürdürülebilir, yerel, doğal ve diğer geçim kaynaklarıyla entegre bir arıcılık tarzını yeniden tanımlayıp, var olan endüstriyel arıcılık yerine ikame etmek, çam balı koşnili çerçevesinde oluşan sosyokültürel yapının ve var olan ekosistemin korunması için bir model önermeyi amaçlamaktadır.” diye konuştu.

Arıcılığın Muğla’nın temel üretim ve geçim kaynaklarının başında geldiğine dikkat çeken Beştoy, projenin sonuçlarını şöyle açıkladı:

“Arıcılığın yöre halkı için geleneksel yaşam biçimi ve geçim kaynağı olduğu, ancak plansız turizm uygulamaları, geleneksel yerel aile tarımının yok olması ve endüstriyel arıcılık tarzının tehdidi altında bu özelliğini yitirme sürecinde bulunduğu saptandı. Yöre halkının taşımalı arıcılığa karşı olduğu, ancak şu anki durumdan nasıl çıkacaklarını ve başka ne yapacaklarını bilmedikleri için var olan durumu bilinçsizce ve çaresizce sürdürdükleri ortaya çıkmıştır. Bunun başlıca nedenini de ballarını değerinden satamamaları olarak göstermektedirler.”

Taşımalı arıcılık verim düşürüyor

Beştoy, taşımalı arıcılık tarzının bugünden yarına ortadan kalkmasının yada dönüşmesinin olanaklı olmadığının anlaşıldığını ifade ederek, “Taşımalı arıcılık tarzının ortadan kaldırılması için ekonomik bir tercih ve siyasi bir irade gerekmektedir. Projemiz, proje kovanları ile elde ettiğimiz sonuçlara bakarak, yerinde arıcılığın olanaklı olduğunu göstermiştir. Çam balı rekoltesinin yarı yarıya düştüğü bir senede, arılara bırakılan bal hariç kovan başına 13 kilo bal elde edilmiştir. Ancak geçim kaynağı olması açısından bakıldığında, Muğla’nın her yöresinin yerel flora ve mikro iklim özellikleri açısından bakıldığında yerleşik arıcılığa uygun olmadığı kabul edilmelidir. Proje sonucunda, geçim kaynağı olarak ele alındığında en uygun yöntemin her yörenin doğal özellikleri saptanarak, kimi yerde yerleşik, kimi yerdeyse geleneksel rotaları izleyen bir arıcılık modeli olduğu anlaşılmıştır” diye konuştu.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.