ÇALIŞANLARI MUTLU KILMAK, TEMEL GÖREVDİR

Bu haber 24 Mayıs 2012 - 0:00 'de eklendi ve 771 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Ne zaman mali yıl geldi.
Devlet bünyesinde görev üstlenenlerde haklı olarak bir hareketlilik başlar.
Yanı sıra, bağlı oldukları sendikalar.
 Acaba hükümet, çalışanlarına yüz kaç oranında zam yapacak?
Ülkede baş gösteren enflasyon oranında bir zam öngörülecek mi?
Yoksa onca çalışan, artan fiyatlara yenik mi düşecek?
Devletin değişik kademelerinde çalışanlar başta olmak üzere yakınları, hatta tüm esnaf teşekküllerin gözü bu noktaya takılmıştır.
Zira hükümetin öngöreceği zam her kesimi yakından ilgilendirmektedir.
Çalışan, hayatın idamesi adına yeterli miktarda maaşında artış yapılmasını ister.
Ticaret erbaba da kendisinden alışveriş yapabilmenin koşulu, buna bağlı diye düşünür.
Kısaca neresinden bakarsanız bakınız, her mali yılda tüm gözler hükümetin vereceği karara çevrilmiştir.
***
Şöyle geriye dönüp baktığımızda, en azından yarım asırlık süreçte memur ve diğer çalışanlara yapılacak zam, hep gündemde yer etmiştir.
Hükümetin öngördüğü zam oranı kabul görmüşse sorun yoktu.
Aksi durumda, sendikaların öcülüğünde işi yavaşlatma eylemi kendini gösterdi.
İlişkin olarak hükümetlerin yaptığı sert açıklamalar.
Hiçbir memurun işi yavaşlatma gibi bir hakkı yoktur.
Aksi halde gerekli yasal işlemler yapılacaktır.
Böylece yıllar birbirini kovaladı.
Çalışanlar sendikaların girişimiyle zam talebinde direndi.
Hükümetler ise çoğu kez Nuh dedi Peygamber demedi.
Gerekçe olarak dediler ki;
Ülkenin imkanları bu kadar.
Aksi olsaydı verirdik.
Bu açıklama üzerine sendikalar;
Hükümet olarak nice yerlere öylesine fuzuli harcamalar yapıyorsunuz.
Ama sıra çalışanlar zammına geldiğinde, imkanlar bu kadar deyip, sözde sorumluluğu üzerinizden atıyorsunuz.
Hiçbir demokratik ülkede çalışanlara bu denli eziyet edilmez.
***
Şimdi eğri oturup doğru konuşalım.
Yıllar boyu süren bu çekişmelerde haklı olmayan kimse yoktu.
Bazı istisnai durumlar hariç hükümetler haklıydı.
Zira, ülkenin ekonomik gücü, çoğu kez talepleri karşılamaktan uzak kaldı.
Hal böyle olunca, memurların istediği oranda zam verilemedi.
İstisnai haller derken, söz konusu olan, çoğu hükümetlerin müsrif harcamaları.
Oysa bunun yerine, çalışanları kısmet mutlu edecek zam verilebilirdi.
Memurlar haklıydı.
Ülkede uzunca yıllar kendini gösteren enflasyon karşısında, yapılan zam oranları tabir yerindeyse devede kulak kaldı.
Öyle yıllara tanık olduk ki, memura yılın 6 ayı için verilen zam miktarı, kısa bir süre içerisinde eriyip gitti.
***
Gelelim bugüne.
Hükümetin yıllık zam oranı ilk 6 ay için % 3, 2.altı ay için yine % 3.
Tüm sendikaların tepki göstermesi üzerine bu defa yarım puanlık bir artış öngörülüyor.
Yani ilk 6 aylık dilim için % 3.5, ikinci 6 ay için %4.
Yine de kabul görmeyince tüm çalışanlar adına bir günlük işi bırakma kararı alınıp uygulamaya konuyor.
Hal böyle olunca hükümetten yine tehdit.
Yasal olmayan yıllara başvuranlar hakkında gerekli işlemler yapılacaktır.
Şimdi…
Tüm bu gelişmelerin paralelinde her kim olursa olsun elini vicdanına koysun.
Ve ona göre karar versin.
Ülke genelinde yer eden çalışanların aldığı ücretin, piyasa koşullarında yeterli olduğunu söylemek olası değil.
Dolayısıyla çalışanların gösterdiği tepkinin yersiz olduğu söylenemez.
Sonra, hükümetin açıkladığı rakamlara göre Türkiye, en fazla gelişme gösteren ülkelerden ise, ortada verilen zam oranıyla çelişen bir durum var demektir.
Mademki ekonomik bazda bu denli iddialı rakamlar öne sürülüyor.
Öyleyse çalışanlarını mutlu etmek, hükümetlerin temel görevidir.
Aksi halde inandırıcılığınız kalmaz.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.