Çalışan Gazeteciler, Yerel Yönetimler

Bu haber 10 Ocak 2016 - 23:37 'de eklendi ve 958 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Bugün de Büyükşehir Yasası üzerine yazmaya devam edecektim, ama gazetecilerin gününü es geçemem. Büyükşehir Yasası’na yarın devam ederiz.

Yıl içinde kutlama veya anma şeklinde 2 ayrı güne bir “Engelliler”, bir de “gazeteciler” sahip; 10 Mayıs Engelliler Haftası, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü, 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı

İlginç değil mi? İlginç… Daha ilginci “Demokrasi’nin Dördüncü Gücü” denilen basının “çalışanlarının” hala bir “meslek odası” yok! Meslek odasına sahip olmayan bir başka meslek kaldığını da sanmıyorum…

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü için yoksa “Engelli Gazeteciler Günü” demek daha mı doğru olacak bilemiyorum. Kendilerinin ve meslektaşlarının dışında herkesin hakkını arayan meslektaşlarımın 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutluyorum!

xx           xx           xx

Gazeteciler Muğla’da iki ayrı örgüte de sahipler; Gazeteciler Cemiyeti, Büyükşehir Gazeteciler CemiyetiFethiye, Marmaris’i karıştırmıyorum…

Bu durumun müsebbibi bir bakıma senelerce Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığına yapışıp kalan değerli büyüğümüz Ünal Türkeş olmuştur. Cemiyetin, yerel yönetim ile siyasetin “arka bahçesi” haline gelmesinden ve sayın Türkeş’in “tek adamlığından”, gazetecilere ve mesleğe sahip çıkılmamasından şikayetçi olanlarda önce “Çalışan Gazeteciler Platformu”nu oluşturup, ardından Cem Kaytan’ın başkanlığında Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti’ni kurdular.

Doğal olarak ben muhaliflerin önde gidenlerinden olarak Muğla Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti kurucu üyelerindenim…

xx           xx           xx

Gazeteciler Cemiyeti’nin başında artık bugün Süleyman Akbulut var. Nasıl olduysa değerli büyüğümüz Türkeş cemiyeti bıraktı… Hala şaşkınım… Cemiyetin başkanlık koltuğuna senelerce yapışıp kaldığı için kendisine kızamıyorum. Çünkü O’nun oraya yapışıp kalması için yerel yönetimler ve siyaset elinden geleni yaptı… (…)

Muğla’da “Çalışan Gazeteciler Günü” ilk kez geçen sene Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti Başkanımız Cem Kaytan’ın düzenlediği kahvaltıda kutlandı. Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon’un Trafo’da düzenlediği Bodrum Basınını bir araya getiren geceyi de unutmadık.

Geçen sene il merkezinde Muco’nun Yeri’nde yapılan kahvaltıya başta o zaman Gazeteciler Cemiyeti 2. Başkanı olan Süleyman Akbulut olmak üzere o cemiyetin üyesi arkadaşlarımızda gelmiş ve sevinmiştik.

xx           xx           xx

Neredeyse 30 yıllık Cemiyet24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı”nı hep “Basın Balosu” olarak kutlamayı tercih etti. Bu anlamlı gün son zamanlarda da “Cemiyet Balosu ve Boş Yok Ödül Gecesi”ne dönüştü. 300 kişinin bir araya geldiği bir yerde 150 kişinin ödül aldığı görülmüş mü?

Türk basınında sansürün ilk uygulandığı tarih 10 Mayıs 1876’dır. En son uygulandığı tarihi sormayın, hep var… (!) 24 Temmuz 1908’den beri basında sansürün yeniden kaldırılacağı yılı bekliyoruz.

Osmanlı da gazeteler sansür memurlarının denetiminden sonra yayınlanıyordu. 24 Temmuz 1908’de İkinci Meşrutiyet ile bu uygulamaya son verilmesi “sansürün kaldırılması” olarak adlandırılırken, 1946 da kurulan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti de bir basın günü oluşturmayı planlamış ve 24 Temmuz “Basın Bayramı” olarak kutlanmaya başlanmış…

xx           xx           xx

Gazeteciler Cemiyeti, Süleyman Akbulut başkanlığında da geleneği sürdürüyor. 24 Temmuz başkanlığının 4. ayına denk geldi. Geceye bizim cemiyetten davetli olanlar da gitti. Ben davetli değildim. Akbulutlu gece ile ilgili fikrim yok. Muhtemelen öncekilerinden farkı olmuştur…

Galiba değerli büyüğümüz Türkeş ile Büyükşehir Belediye Başkanımız Osman Gürün gecede yoklarmış. Cemiyet gecesinden birkaç gün önce 24 Temmuz vesilesiyle “Basın Dayanışma Gecesi” gerçekleştirmişler ve il genelinde görev yapan meslektaşlarımız ilk kez o boyutta bir araya gelmişti. Bu nedenle Cemiyet gecesine gitmemiş olabilirler mi bilmiyorum.

xx           xx           xx

Biz Büyükşehir Belediyesi Basın Dayanışma Gecesi’ne giderken, Başkan Gürün Muğla Basını ile bir araya gelecek ve karşılıklı konuşulacak sanıyorduk… Gecede neredeyse gazeteciden çok Büyükşehir bürokratı vardı. (!) O gece Cemiyet Başkanı Süleyman Akbulut’u protokolde ve kürsüde Cemiyetin Yönetim Kurulu Üyesi Kenan Gürbüz temsil etti.

Bu arada Kenan arkadaşımız AK Parti Muğla Milletvekili Nihat Öztürk’ün danışmanı olmuş. Muğla’da bir gazetecinin “milletvekili danışmanı” olması ilk kez oluyor. Sevindim.

O gece orada bulunanlardan Akbulut’un Yazı İşleri Müdürlüğünü yaptığı Devrim Gazetesi’nde işine son verildiğini, morali bozuk olduğu için geceye gelmediğini öğrendik.

O gece Başkan Gürün de konuşmasında “Hedef Bir, Muğla Bir” demişti. Oysa Muğla’da daha gazeteciler bir değil, Muğla nasıl bir olacaktı?!

Akbulut o geceye gelebilip, kürsüde makamını kendisi temsil edip o gün başına geleni anlatabilmiş olsaydı, geceden dayanışma içinde hep birlikte ayrılabilirdik…

xx           xx           xx

10 Ocak (1961 de) gazetecilerin çalışma koşullarını iyileştiren, ileri haklar getiren 212 Sayılı Yasa’nın yürürlüğe girdiği gündür. O gün “Çalışan Gazeteciler Günü” ya da “Bayramı” olarak anılıyor. 55 yıl sonra bugün basın yayın yaşamına baktığımızda, bu sektörde çalışanların hakları kullanılamaz haldedir. “12 Eylül düzeni” ile birlikte hak ve özgürlükler, iş güvencesi ortadan kalkmıştır. Basındaki işsizlik ve düşük ücretle çalışma rekor düzeydedir. İletişim mezunları çaresiz, yarınsız durumdadır. Ve gazeteciler halen haberlerinin, düşüncelerinin kurbanı olmaya devam etmektedirler…

İşte böyle bir hal içinde Çalışan Gazeteciler Günü kutlanıyor. Tabi buna kutlama değil, “anma” demek, hak ve özgürlüklerin talep edildiği gün kabul etmek daha doğru olacaktır.

xx           xx           xx

Geçenlerde mesleğimizin değerli büyüklerinden biri köşesinde “(…) Çünkü Muğla Basını’nı yakinen tanıyan ve bilen birisi olduğum için çoğunun her gün ayrı ayrı yerlerde yiyip içip muhabbet ettiklerini biliyorum. (…)” demiş.

Yemeyi içmeyi herkes sever. Ama bilip bilmeyenlerde gazetecilerin her gece meyhane meyhane dolaştıklarını sanmasın. Böyle bir şey yok. Gazetecilerin 10 Ocak arifesinde bir mekanda o değerli büyüğümüz ile bir araya gelmiş olmaları güzel olmuş. Değerli büyüğümüz keşke iki cemiyet başkanımızı bir araya getirebilseymiş…

Yakın zamanda bir yazımda iki cemiyet başkanının bir araya gelip, tüm “gazetecilerin” aynı çatı altında toplanmasını sağlamaları gerektiğini; değerli büyüğümüz Türkeş’in cemiyet başkanlığını bırakması ile ayrı çatıların gerekçesinin ortadan kalktığını belirtmiştim. Henüz bir adım atan yok. Galiba hepimizin içinde bir “Ünal Türkeş” var!

xx           xx           xx

Günün ilk kutlama veya anması 6 Aralık Çarşamba günü Arabacı Restoran’da Eğitim Sen’in ev sahipliğinde yapılırken, il çapında görev yapan meslektaşlarım ise önceki gün Belediye Başkanı Mehmet Kocadon tarafından Bodrum’da ağırlandılar. Belediye başkanının konuşup gazetecilerin dinlediği bir gece olmamış… (!)

Yerel yönetimler için “demokrasinin beşiği” denir. Yerel yönetimler gazetecileri “tetikçileri”, örgütlerini “arka bahçeleri” görmeden veya görme isteği içinde olmadan; kalemlerin özgür, gazetelerin bağımsız kalmalarına destek olmalılar. Yoksa gün gelir kendilerini eleştirecek gazete ve gazeteciyi ararlar…

Muğla Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti geçen yıl olduğu gibi, dün kahvaltıda değil, Cem Kaytan’ın başkanlığında hastanede benim koğuşta buluşma gerçekleştirdiler. Mutlu oldum. Allah onları da mutlu etsin.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.