Çalışan Gazeteciler Günü ve Siyaset

Bu haber 12 Ocak 2015 - 0:00 'de eklendi ve 1.325 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Şimdi herkes CHP’de, AK Parti’de, MHP’de hafta sonunda yaşanan gelişmeleri merak ediyor.

CHP bildiğiniz gibi. Mürsel Alban’ın İl Başkanlığı’nda hükümranlığını ilan etmesinin ve CHP’lilerin Büyükşehir Vesayeti’ni kabullenmiş olması dışında bir gelişme yok…

MHP’de kongreler başladı. AK Parti’de ilçe kongrelerinin tamamlanmasının ardından Gençlik Kolları kongreleri tamamlanmak üzere. Hafta sonunda Kadın Kolları kongreleri başladı. Ama hala partinin yeni İl Başkanı Adayı Ankara’dan vize alamadı!

xx        xx        xx

Anlayacağınız siyaset cephesinde yeni bir gelişme yok. Ancak bu hafta Muğla’da pek çok alanda değişime, gelişmeye gebe bir milat yaşıyor olabiliriz.

Evet, AK Parti’nin yeni il başkanının belirlenmesini kastediyorum. Geçen Perşembe gecesi yeni il başkanı neredeyse ilan ediliyordu.

Ya İlim Yayma Cemiyeti Muğla Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Murat Dere veya Muğla eski İl Sağlık Müdürü Dr. İskender Gencer atanacak gibi görünüyordu. Ancak Başbakan Davutoğlu rahatsızlanınca aday adayları ile görüşmeler tamamlanamadı. Muğla’nın İl Başkanı Adayı’nın bugün açıklanacağı söylenmişti. Belki de dün veya önceki gün açıklanmıştır. Ben pazartesi yazılarımı Yazı İşlerine genellikle Cumartesi’den teslim ederim. Yazımı teslim ettiğimde AK Parti’nin Muğla İl Başkanı Adayı henüz belirlenmemişti. Sadece AK Parti için değil, Muğla için de sonuç umarım hayırlı olur veya olmuştur…

xx        xx        xx

Geçtiğimiz cumartesi günü; 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü idi.

Bu gün Muğla’da iki gazeteciler cemiyeti var; Muğla Gazeteciler Cemiyeti Deneği ve Muğla Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti.

Ben ikincisinin, yani uzun zamandır “çalışanlarla bir ilgisi kalmayan” ilkine karşı yeni kurulan Cem Kaytan Başkanlığındaki Muğla Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti’nin üyesiyim.

Yıllar sonra ilk kez 10 Ocak’tan bir gün önce, geçen cuma günü Müco Kafe’de il merkezindeki basın çalışanları olarak bir araya geldik. Basın emekçileri olarak pek çok sorunumuz olmasına rağmen hepimiz mutlu idik. En azından ben çok mutlu oldum.

Çünkü ilk kez çalışan gazeteciler olarak bir sofrayı paylaştık. Ayrıca Sayın Ünal Türkeş’in yıllardır başkanlığını yürüttüğü cemiyetin üyesi arkadaşlarımızın da bizlerle birlikte olması çok daha mutluluk verici oldu. 10 Ocak tarihinin anlam ve önemi üzerine bir konuşma yapan Cem Kaytan, “Bizler birlik ve beraberlik içerisinde çalışmalarımıza devam ediyoruz.” diye mesaj verdi.

xx        xx        xx

Muğla Gazeteciler Cemiyeti de günü bir mesaj yayınlayarak andı. Cemiyetin Başkanı Ünal Türkeş, mesajında “Baskıcı anlayışın yeniden gündeme gelişini üzüntüyle izlemekteyiz. Bir ulusun insan haklarına dayalı özgürlük anlayışını ifade eden MAGNA CARTA’nın 800. Yılını kutlayan İngiltere’nin ve tüm yeryüzü ülkelerinin yanı sıra Cumhuriyet’in 92. Yılını özgürlük özlemiyle kutlamaya hazırlanan Türkiye Atatürk’ün işaret ettiği özgür basın hedefinde bir an önce buluşmalıdır.” dedi.

Aslına bakarsanız 2023 yılında Cumhuriyet’in 100. Yılını kutlayacağız. Şunun şurasında 8 yıl kaldı… Halen demokrasi ve Basın Özgürlüğü sorunlarının çözülememiş olması üzücü ve düşündürücü…

xx        xx        xx

Tabi basının üzerinde “baskıcı anlayış” her zaman oldu. Ben Sayın Türkeş gibi baskıcı anlayışın yeniden geri geldiği düşüncesinde değilim. Baskıcı anlayış ülkemizde her zaman oldu ve sadece dozu azalıp çoğaldı o kadar…

Sayın Türkeş senelerdir Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı ve Federasyonun kurultay delegeliğini yapmış birisi olarak farkında mı bilmiyorum, bu gün ülkemizde her mesleğin bir “odası” var, ama sadece gazetecilik mesleğinin bir “meslek odası” yok!

xx        xx        xx

Ülkemizde bütün iktidarlar iktidara gelinceye kadar “basın özgürlüğü” demişler ve basının yanında yer almışlardır. İktidara geldiklerinde de basını yanlarında görmek istemişler, muhalif basına karşı da zaman zaman hoşgörüsüz, zaman zaman acımasız olmuşlardır.

Ülkemizde basın ilk kez 1961 Anayasası ile özgür olmuştur. Ki 1961 Anayasasında gazeteciler lehine yer alan hükümlerden sonra 10 Ocak “Çalışan gazeteciler bayramı” olarak kabul edilip, kutulanmaya başlanmıştır.

Taki 12 Mart 1971 Askeri Darbesinden sonra bu hakların bir kısmı geri alınıncaya kadar…

Ve gün, o gün “10 Ocak Çalışan gazeteciler günü” olarak değiştirilmiştir. Yani geçen cuma günü biz çalışan gazeteciler kutlama değil, anma yaptık!

xx        xx        xx

Tabi ülkemizde basın hiçbir zamanda bir arada olmadı. Sadece rahmetli Uğur Mumcu’nun katledilişinde ayağa kalkar gibi olduk, o kadar…

Onun dışında hangi gazetecimiz için ülkemizde de Fransa’da bir dergiye yapılan terörist saldırı karşısında Fransızların ayağa kalktığı gibi ayağa kalkıldı? Hangi gazete veya gazeteci için bütün basınımız ayağa kalktı?

Bizim ülkemizde halen IŞİD için “Terör örgütü değil” diyenler var, ama Fransa Cumhurbaşkanı Hollande’nin kanlı terör eyleminin ardından yaptığı açıklama ise şöyle oldu:

Teröristlerin İslam diniyle alakası yok

Bizim ülkemizde ise gazetecilerin dövülmesi, hapsedilmesi, öldürülmesi, tazminata mahkûm edilmesi mesleğin değil, ülkemizi yönetenlerin “fıtratında” var!

xx        xx        xx

Ben de hapsedildim. Faşist 12 Eylül Askeri Darbesi’nin mimarı Kenan Evren’e yayın yolu ile hakaretten ülkemizin ilk engelli gazetecisi olarak yattım çıktım… Hiçbir basın örgütü yanımda değildi. Hadi o günler 12 Eylül Faşizmi günleriydi…

Yakın zamanda dönemin Datça Kaymakamı Savaş Tuncer tarafından Can Şenliklerini sabote etmesini haberleştirdim, köşemden eleştirdim diye hakkımda tazminat davası açıldı. Yazılarım bu gün CHP Milletvekili olan dönemin Basın Konseyi Başkanı Oktay Ekşi tarafından kınanırken, duruşmalarda Muğla Gazeteciler Cemiyeti yanımda olmadı.

Tersine Cemiyetin yöneticileri gazetelerinden mahkum olmam için yayın yapıyorlardı!

Ama haklıydım, yayıncılık ilkelerine aykırı bir durum yoktu, aklandım…

Ağacın kurdu özünden olur” atasözü sadece bizim ülkemizde varsa, vardır bir sebebi değil mi?

xx        xx        xx

Cuma günü Sayın Türkeş’in dışında mesaj yayınlayanlar da vardı. 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü Büyükşehir Belediye Başkanımız Osman Gürün ile Kavaklıdere Belediye Başkanı Mehmet Demir, Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş ve MHP İl Başkanı Mehmet Korkmaz unutmadılar. Mesaj yayınladılar. Başkan Gürün mesajında şöyle demiş:

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Basın, milletin umumî sesidir. Bir milleti aydınlatma ve uyarmada bir millete muhtaç olduğu fikrî gıdayı vermekte, özet olarak bir milletin mutluluk hedefi olan müşterek istikamette yürümesini teminde, basın başlı başına bir kuvvet, bir mektep, bir rehberdir.’ sözleri bizlere gazeteciliğin ne kadar önemli bir meslek olduğunu daha iyi anlatıyor.

Ayrıca o gün CHP Milletvekili Prof. Dr. Nurettin Demir beraberinde Başkan Gümüş, Menteşe Belediye Meclisi Üyeleri ve İlçe yöneticileri; AK Parti İl Başkanı Nihat Öztürk de beraberinde Menteşe İlçe Başkanı Erdoğan Ünal, İl Kadın Kolları Başkanı Armağan Erol ile birlikte gazeteleri ziyaret ettiler.

İlginçtir 6 Muğla Milletvekilinden 10 Ocak’ı hatırlayan CHP Milletvekili Demir ile MHP Milletvekili Mehmet Erdoğan ve AK Parti Milletvekili Prof. Dr. Yüksel Özden oldu.

Ben en çok Yatağan’daki sendikaların yöneticilerinden bir mesaj beklemiştim. “Çalışanların halinden çalışanlar anlar” demiştim… Neyse…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.