ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜ MÜ?

Bu haber 11 Ocak 2013 - 0:00 'de eklendi ve 803 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Dün 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü idi…
Dün seçilmişlerimiz, seçilmişliği hedeflemişlerimiz mesajlar yayınladılar.
“Basın özgürlüğünden” söz ettiler. Siyasi partilerin yöneticileri gazetecileri ziyaret etti!
Seçilmişlerimizin en hızlısı CHP Muğla Milletvekili Prof. Dr. Nurettin Demir…
Kendisi basın emekçilerinin gününü herkesten önce Salı akşamı gönderdiği mesajla şöyle kutladı:
“Gazetecilerin işten çıkarıldığı, tutuklandığı böyle bir dönemde, her türlü zorluğa rağmen, halkımızı zamanında ve doğru bilgiyle buluşturmak için zorlu koşullarda dürüstçe gazetecilik yapan tüm basın-yayın organı emekçilerinin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutluyor; hayatını kaybeden basın emekçilerini de saygı ve rahmetle anıyorum.”
Allah razı olsun…
 
xx     xx     xx
Gazetecilerin çalışma koşullarını iyileştiren, ileri haklar getiren 212 sayılı yasanın 10 Ocak 1961’de yürürlüğe girmesiyle, bugün “Çalışan Gazeteciler Günü” olarak anılmaktadır.
Bu günse o 212 Sayılı Yasa’nın yerinde yeller esiyor!
Bu gün gazeteciler neyi kutlayacaklar?
Gazetecilerin kutladığı bir de “24 Temmuz Basın Bayramı” var. O gün “Basında sansürün kaldırıldığı gün”… Geçen yıl 103. yıldönümü kutlandı.
 
xx     xx     xx
Geçen yıl kim neyi kutladı bilmiyorum, ama bu yıl 24 Temmuz’da 104. yıldönümünü kutlayacaklar. Ben kutlayamayacağım. Geçen yılda kutlamadım.
Muğla Gazeteciler Cemiyeti de her sene “24 Temmuz Basın Bayramı” kutlaması yapar. Dişe dokunur başka bir etkinliği de görülmüş değildir. Bir Cemiyet yılın o en anlamlı yıldönümünde Muğla’daki basın emekçilerinin tamamını bir araya getiremiyorsa neyi kutlayacağız ki…
“Bu cemiyetle olmuyor” deyip, geçen yıl tuttuk bir “Muğla Gazeteciler Platformu” kurduk, halt ettik.  İkinci Ünal Türkeş yarattık. Kurucu Başkan Kayber Avcı’nın ardından Dönem Başkanı olarak Ahmet Bayrak arkadaşımızı seçtik. O seçiliş… Neredeyse dönemi bitmek üzere bir tek etkinliğini göremedik. Bari 10 Ocak’ta hiç değilse Platform’un Birinci Yıldönümü onuruna bizleri; basın emekçilerini bir araya getirir diye umuyorduk, ama hey hat…
Belki de Dönem Başkanımız Bayrak, şu an tepesinde oturduğu platformun geçen yıl 10 Ocak’ta kurulduğunu da unutmuş olabilir!
Tabi bir araya gelsek ne olacaktı ki de diyemiyorum, haklarımızı talep ederdik… Platform olarak birinci yıldönümümüzü kutlardık. Başta Milletvekili Prof. Dr. Demir olmak üzere seçilmişlerimizi göreve davet ederdik.
 
xx     xx     xx
Geçen yıl 24 Temmuz kutlamalarında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, bağımsız ve tarafsız basının varlığının, toplumun bilinçlenmesinin, demokrasinin gelişmesinin ve kökleşmesinin en önemli koşullarından olduğunu bildirmişti.
Sayın Gül, o gün “Farklı görüşlerin seslendirilebildiği, tartışılabildiği sağlıklı toplumların temeli, ifade hürriyeti ve basın özgürlüğüdür. Doğru, eksiksiz ve tarafsız haber verme, objektiflik, özel hayata ve kişilik haklarına saygı söz konusu özgürlüklerin korunması açısından basınımıza düşen yükümlülüklerdir.” demişti.
Bağımsız ve tarafsız basın, hani nerede?
 
xx     xx     xx
CHP Muğla Milletvekili Prof. Dr. Nurettin Demir de önceki gün yayınladığı mesajda şöyle diyordu:
“Bugün sendikasız, sigortasız ve güvencesiz çalışan gazeteciler büyük zorluklar içinde mesleklerini yapmaya çalışmaktadırlar. Ekonomik ve sosyal hakları kullanılamaz halde olan gazetecilerin ve yayıncıların toplu sözleşme ve sendikal hareketi de işlevsiz duruma sokulmuştur. İletişim Fakülteleri mezunları çaresiz, yarınsız durumdadır. Basındaki işsizlik ve düşük ücretle çalışma rekor düzeydedir. Gazetecinin iş güvencesi, AKP İktidarının ve yandaş medya patronlarının insafına terk edilmiştir. Devlet kaynaklarıyla AKP yandaşı eş-dost-akraba medya patronu yapılmış, devletin televizyonu bile artık ‘iktidarın sözcüsü’ haline getirilmiştir.”
İyi de bu olumsuzluklara karşı siz ne yaptınız, ne yapıyorsunuz?
 
xx     xx     xx
AK Parti’den önce gazetecilerin iş güvencesi var mıydı? CHP iktidarda olsa olacak mıydı? Gazetecilerin iş güvencesinin ortadan kalkması karşısında muhalefet olarak ne yaptınız?
Malumu ilan etmek, kınamak iş mi?
Demokrasinin dördüncü gücü olan basına uygulanan sansür ve başta Mustafa Balbay olmak üzere 100’e yakın gazetecinin “terörist” oldukları gerekçesiyle tutuklu olmaları, demokrasimiz açısından kaygı vericidir.
Buna karşılık muhalefetin kayıtsızlığı daha da kaygı vericidir!
 
xx     xx     xx
Muğla Milletvekillerinin içinde sanıyorum en çok Soru Önergesi ve Kanun Teklifi veren CHP Muğla Milletvekili Prof. Dr. Nurettin Demir’dir. Muhtemelen Türkiye çapında da bu unvana sahip olabilir.
Keşke bu güne kadar Milletvekili Demir, bir soru önergesi vererek “Basın emekçileri neden sendikalı değil?” diye sorsaydı. Keşke bir kanun teklifi verip, basının da bir odasının olmasını isteseydi…
Mimarların, Mühendislerin Odası var. Hukukçuların Barosu var. Tıpçıların Tabip Odası var… Tüccarın, sanayicinin, ihracatçının TOBB’u var… Fırıncısıyla, marangozuyla, berberiyle, demircisi, kömürcüsüyle esnafın Esnaf Odası var… Ama sözde demokrasinin dördüncü gücü Basının hala odası yok!
Berberlik yapabilmeniz için Berberler Odası’na kayıtlı olmanız gerekir. Gazeteci olmanız için paranız olsun yeter. Sonra havanız da olur!
Adettendir, böyle yazılar “kutluyorum” diye noktalanır.
Ben kutlamıyorum…
11.01.2013
 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.