Çalışan Gazeteciler Günü Mü?

Bu haber 13 Ocak 2014 - 8:20 'de eklendi ve 985 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

İSMAİL ATASEVER
Aslında çalışan gazeteciler günü 10 Ocak’tı.
Şimdi denebilir ki;
Çalışan gazetecilerle ilgili kalem oynatmak gerekiyorsa neden aynı gün yazmadın?
Özde bir eğitimci olmama karşın tam tamına 20 yıldır Hamle Medya bünyesinde konuyla ilgili aralıksız yazılar yazdığım gibi sayısız televizyon programlar gerçekleştirdim.
Dolayısıyla her 10 Ocak tarihinde, Türkiye koşullarında özellikle yerel bazda görev yapan gazetecilerin, ne gibi bir görevin sahibi oldukları yanında hangi haklardan yararlandıkları! daha doğru yararlanamadıklarının altı çizilmişti.
İlişkin olarak, kağıt üzerindeki hakların neden verilmediğinden dem vuruldu.
Yetmedi Hamle TV’de gerçekleştirdiğim “günleri izlerken” programında, Muğla Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ünal Türkeş olmak üzere, dönemin Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nail Güreli olmak üzere, yereldeki arkadaşlarımla defalarca konuyu gündeme getirdik.
Konu aynıydı.
Türkiye koşullarında çalışan gazetecilerin konumu.
Gerçekten, üstlendiği görev itibariyle çok önemli işlevleri yerine getiren gazeteciler, çalışmalarının karşılığını alabiliyorlar mıydı?
Üstelik zor koşullar altında.
En azından sosyal ve sendikal haklar itibariyle bir sıkıntıları var mıydı?
Ne gariptir ki genel ve yerel bazdaki yetkililerin açıklamalarından anlaşılan, çalışan gazetecilerle ilgili bırakın maddi durumu, özlük haklarının verilmesi noktasında dahi aradan onca süre geçmesine karşın hiçbir mesafe alınmış değildi.
Düşünün ki çalışan gazetecilerin sosyal ve sendikal haklarını düzenleyen 212 sayılı yasa 1961 yılında yürürlüğe girmesine karşın değişen bir şey yoktu.
Yani aradan geçen 53 senelik zaman diliminde bir arpa boyu kadar yol alınamamıştı.
Hal böyle olunca, yazsan ne yazar!
Değişen bir şey olmadıktan sonra düşüncesiyle 10 Ocak tarihinde kaleme almadım.
Almadım ya yerel ve genel bazdaki çalışanlar ve de temsilcileri bir kez daha sitem edince, galiba yine gündeme getirmeliyim diye düşündüm.
Bu nedenle, çalışan gazetecilerin emeklerinin karşılığı mutlaka verilmeli diyerek seslenmek istedim.
***
Bu arada bakıyorum, her 10 Ocak tarihinde yorum yapmakla birlikte kalem oynatanlar bu defa sessizler.
Nedeni malûm.
Anlaşılan onlar da ümidi kesmişler.
Yıllarca yazıp çizdik değişen bir şey olmadı! düşüncesi egemen olmalı ki bu defa köşelerine çekilmişler.
Hatta bu konuda görüşlerini açıklayan Muğla Gazeteciler cemiyeti Başkanı Ünal Türkeş diyor ki;
Çalışan gazeteciler günü hükmünü yitirdi.
Bu gerçekten gazeteciler adına üzüntü vermekten öte karamsarlığa iten bir yaklaşımdı.
Eğer bir cemiyet başkanı, çalışan gazeteciler günü hükmünü yitirdi diyorsa, başkaca anlam yükleyemezsiniz.
Dolayısıyla bir ümitsizlik ve de gelecekten beklentiler olmayacağının göstergesidir.
***
Peki nedendi?
Neden, Anayasada yerini bulan, halkın haber alma ve bilgi edinme hakkını teslim eden gazeteciler, yarım asrı geçen sürede mağdur edilmekteler?
Üstelik Yasama, Yürütme ve Yargıdan sonra gelen bir kuvvet olarak ifade edildiği halde!
Sonra basın mensuplarıyla ilgili, yeri geldiğinde yere göğe sığdırılamayan bir görevin sahipleri onlar demekten de geri kalmıyorlar.
Buna karşın, yıllar boyu ülke yönetiminde görev üstlenen hükümetlerin basın çalışanlarına bakışı bu tür olumsuzluklar içerince, tek bir şey söylenebilir.
Yönetim kademelerinin basın mensuplarına bakış açısında bir samimiyetsizlik var.
Zaman zaman camia mensuplarına ayyuka çıkarmaları göstermelik.
Aksi olsaydı, çalışan gazetecilerin sorunlarıyla ilgilenirler, çözüme kavuşması noktasında çaba gösterirlerdi.
Bu tür bir yaklaşım içerisinde olunmadığı halde 10 Ocak tarihinde çalışan gazeteciler gününün kutlanması, adet yerini bulsun gibi bir yaklaşımda öte değildir.
***
Bu arada gelişmelerin seyri içerisinde şu denebilir.
Nitekim deniyor da.
Gazeteciler, zaman zaman tarafsızlığını yetiriyor.
Bu bir genellemedir.
Belki, tarafsızlığını yitirenler vardır.
Ne var ki bu istisnai bir durumdur ve de bir elin parmaklarını geçmez.
Hal böyle iken genelleme yapmak, basın çalışanlarına yapılan en büyük haksızlıktır.
Böyle biline.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.