Çağdaş Belediyecilik ve Yasakçı Zihniyet

Bu haber 28 Kasım 2018 - 1:29 'de eklendi ve 1.118 kez görüntülendi.
İdris Koçidriskoc@hamlegazetesi.com.tr

İdris Koç

On altı aydır bu köşede yazıyorum. Geçen yetmiş hafta boyunca günlük ve yerel konulara hiç değinmedim. Konjoktürel ve günübirlik yazılar yazmadım. Uzun soluklu yazılar ile insana, hayata, topluma, eğitime, iletişime, ilişkilere projeksiyon tutmaya çalıştım.

Ancak bu haftaki yazım yerel konulara dair olacak. Çünkü yereldeki sorunları da dillendirmek gerekiyor. Görüyorum ki, birçok konuda rahatsızlığı olan insanımız, bu rahatsızlıkları dillendirme konusunda oldukça cimri davranıyor.

Öncelikle “çağdaş belediyecilik” iddiasından başlamak istiyorum.

Ne yazık ki “büyükşehir” uygulaması Muğla (Menteşe) gibi güzel ve butik bir şehre bol geldi. Tabelalar dışında vatandaş “Büyükşehir”le tanışamadı. 120 bin kişinin yaşadığı Menteşe’de, belediyeler sınıfta kaldı.

Örneğin ana cadde üzerinde yapılan inşaat… 2-3 kilometrelik bir caddenin inşaatı bir türlü tamamlanamadı. Cadde bölüm bölüm trafiğe kapatılmadan, önce ara ve arka sokaklar daraltıldı, dubalar ile yollar bölündü. Oysa bir belediyeden ana caddedeki inşaata başlamadan önce ara ve arka sokaklarda mekan genişletmesi yapması beklenirdi. Tali yolları düzenlemeden ana yolları kapamak hangi mantığın eseridir, merak ediyorum.

Bir başka sorun da trafik ışıkları…

Kötekli ve şehir merkezi arasında yedi adet trafik ışığı var. Kötekli tarafından şehre giren bir araç, bu ışıkların beşinde kırmızıya yakalanıyor. Vakıfbank önündeki ışık konusunda garanti veremem, ama sanayi bölgesindeki beş ışıkta kırmızıya yakalanmanız garanti.

Merak ediyorum, Ulaşım Daire Başkanı veya burada görevli biri bu yolu hiç kullanmıyor mu? Yine merak ediyorum, burada iş bilen bir mühendis yok mu?

Birkaç yüz metreyi geçmeyen bu kısa aralıkta, trafiğin daha akışkan olmasını sağlayacak başka bir sistem yok mu?

Akşam mesai sonrasında Migros Kavşağı’ndan Sanayi Kavşağı’na uzayan trafiği gören, birden tek şeride düşen ve trafiği tıkayan ana caddede ambulans sirenlerinin çığlığını duyan bir belediye yetkilisi yok mu?

Şehrin her noktasında trafiği kilitleyen belediyenin neresi “çağdaş” belediyeciliktir? Önlem almadan, alternatif üretmeden keyfince yol kapatan, alan daraltan belediyenin “büyük”lüğü nerede?

Gelelim yasakçı zihniyete…

Eskiden birileri insanımızın önüne geçer “Yassak kardeşim.” derdi. Hak arayabilmek, soru sorabilmek, çözüm bulabilmek mümkün değildi. İşimizin akıbeti, muhatabın insafına bağlıydı. Cumhurbaşkanımız yıllarca bu bürokratik yapıdan ve engellemelerden şikayet etti. Üst perdeden ikazlarda bulundu.

Ancak görülen o ki, eski alışkanlıklar hâlâ devam ediyor. Bazı yönetici ve çalışanlar, yönetim ve uygulamalarında hâlâ mevzuatın şeklî tarafına takılıp kalmakta. Çözüm mercii olmak yerine sorun üreten olmayı tercih etmekte. Sorumluluk almayı, inisiyatif kullanmayı, çözüm üretmeyi beceremeyen bazı yöneticiler; ne yazık ki, bahanelere sığınma ve engel çıkarmada çok becerikliler.

Basit bir örnek…

Kurumsal sosyal sorumluluk kapsamında üç kurumun işbirliği ile bir eğitim düzenleniyor. Eğitim sonunda bir törenle katılımcılara sertifika verilecek. Ancak kurumlardan birinin üst kurumundan, bundan sonra basılı sertifika düzenlenmemesi ve katılımcıların sertifikalarını e-devlet üzerinden edinmesi gerektiğine dair bir yazı gelir. Fakat bu gelişmeden haberi olmayan ve bu yazının muhatabı olmayan diğer iki kurum sertifikaları çoktan hazırlamış ve müdürlerince imzalanmıştır. Ancak bir müdürümüz “Yassak, ben imzalamam.” der. Katılımcıların pozisyonu gereğince, e-devlet şifresi edinmesinin ve e-devletten çıktı almasının mümkün olmadığı bir türlü izah edilemez.

Katılımcılar için bu sertifikalar çok önemli. Biz de bir tören ile sahiplerine vermek istiyoruz. Peki,bu duruma göre ne yapmamız lazım?

Ben orasını bilmem, yassak…”

Haklısınız müdür bey, bilmediğiniz belli.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Nurettin Tezcan 28 Kasım 2018 / 09:26

Hocam 2018 bitmek üzere 2019 a giriyoruz Menteşe merkeze 15 km mesafedeki mahallemizde bulunan evimin yanında ki sokağa dün (27/11/2018) kamyon ve greyder geldi. Toprak çakıl sermek için. Çocukluğumda köy hizmetleri müdürlüğüne ait greyder vs geldi mi heyecanla koşar izlerdik. Yıl 1980-1990 lı yıllardı. Dün yine heyecanlandım ama sinirden. Madem muasır medeniyetlerin geldiği nokta umrunuzda değil (belediye), bari yağmurlu bir günde yapmayın abiler. Biz de insanız. Hoş çakıl kaplanacak yolun bir bölümünde ise ay geçmiyor ki su patlağı yaşanmasın. 24/11/2018 cumartesi günü aynı sokakta patlak nedeniyle yol boyu boşa akan suyu görünce Muski ye ihbarda bulundum. Aynı gün biri öğle sonu biri de gece 23 te olmak üzere iki ayrı zaman diliminde işçi arkadaşlar aradı. Dün ki Toprak çakıl işlemi öncesinde ancak gelinebilindi. Muğla’da herkes belediyenin saçmalıklarını biliyor ve konuşuyor ama ideolojik davranmaktan da çoğu insan vazgeçmiyor. İdeoloji umrumda değil; dil, din, cins, ırk ta umrumda değil. Hizmet yapacak, resme halkın penceresinden bakacak bir yerel yönetim. Vatandaşa da yazık, boşa harcanan milletin parasına da yazık. Yazık ki ne yazık.