Büyükşehirler Kapanmayacak! « Hamle Gazetesi

Büyükşehirler Kapanmayacak!

Bu haber 09 Ocak 2016 - 0:02 'de eklendi ve 1.137 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Yeni yıla girerken Büyükşehir Yasası’nın kaldırılmasını isteyerek “Büyükşehir Yasası seçilmiş krallar yaratıyor” diyen Fethiye’nin DP’li Belediye Başkanı Behçet Saatcı, yeni yıla girince de düzenlediği basın toplantısında “Güneydoğu`da kazılan hendeklerin ve ölen polis ve askerlerimizin kanında Büyükşehir Yasası`nın izi var.” deyivermiş…

Başkan Saatcı 2015 yılını ve Demokratik Toplum Kongresi’nden çıkan 14 maddelik sonuç bildirgesini değerlendirirken bildirgenin bir “bölünme isteği belgesi” olduğunu savunmuş.

Oslo görüşmelerinde PKK yöneticileri tarafından dayatılan “özerklik ve yerel yönetimlerin güçlendirilmesi” ile ilgili maddenin hükümet tarafından Büyükşehir Yasası kapsamında kabul edildiğini söylemiş.

Görüştür…

Oysa dünkü yazımda da vurguladım; yerel yönetimlerin güçlendirilmesi meselesi Türkiye’nin de imzaladığı ve 1991’de DYPSHP koalisyonunda TBMM’de de onaylanan Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’nın bir gereği olsa gerek…

 

xx           xx           xx

Başkan Saatcı değerlendirmesinde Büyükşehir Yasası’nın tek mağdurunun ilçe belediyeleriymiş gibi algılandığını, oysa yasanın Türkiye için bir “yıkım yasası” olduğunu söylerken, “Selahattin Demirtaş herkesi kandırdı” deyip, şöyle devam etmiş:

Kenarını, köşesini düzeltmeyle bu iş olmaz. Büyükşehir Yasası tamamen iptal edilmeli. Yanlıştan dönmek de fazilettir. Hükümetin geç de olsa bu yanlıştan dönmesinin çok doğru olduğunu düşünüyorum. Sayın Selahattin Demirtaş, tüm Türkiye`de haziran ayında sempati uyandırmaya çalıştı. Bu konuda da herkes kandırıldı. Öyle bir ülkeye geldik ki kandırılmayan hiçbir yöneticimiz kalmadı. Bizi niceantalya.com Libya kandırıyor, Sisi kandırıyor, Esad kandırıyor, Rusya kandırıyor, Irak kandırıyor, onların ifadesiyle ‘FETÖ’ denilen terör örgütü kandırıyor. Herkes bizi kandırıyor. 2016 kandırılmadığımız bir yıl olsun.

Çözüm Süreci’nin ve Büyükşehir Yasası’nın HDP’lilerce istismar edildiği ortada, ama Büyükşehir Belediyelerini kapatmak kolay mı?

 

xx           xx           xx

İstanbul Barosu’nun değerlendirmesi de Başkan Saatcı ile hemen hemen aynı paralelde.

İstanbul Barosu, Demokratik Toplum Kongresi’nin (DTK)14 maddelik özerklik talebine 14 maddelik bir açıklamayla cevap verdi. Yapılan yazılı açıklamada, şöyle denildi:

Talep edilen sözde ‘demokratik özerklik’ veya ‘özyönetim’, açıkça ülkenin bölünmesini istemek ve bu yönde bir kalkışma çağrısıdır. Cumhuriyet’e karşı bu kalkışma ve meydan okuma kabul edilemez. Anayasanın değiştirilemez ilkelerine aykırı bu taleplerin hukuken ve fiilen gerçekleşme şansı bulunmamaktadır.

Dünkü yazımda da vurguladığım gibi Kürt halkı o kalkışma beklentisine prim vermiyor!

İstanbul Barosu’nun değerlendirmesi şöyle noktalanmış:

İstanbul Barosu olarak, Anayasanın değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez ilk üç maddesini kararlılıkla savunacağımızı, (…) Türkiye’yi etnik bir cehenneme çevirme planlarına karşı sonuna kadar kardeşliği ve gerçek barışı savunacağımızı, sorunların ülkenin birlik ve bütünlüğü içinde ve herkes için daha fazla demokrasi talebiyle çözümü yönünde davranacağımızı bir kez daha kamuoyuna saygı ile duyururuz.

Daha fazla demokrasi… İşte her şeyin çözümü bu, ama…

 

xx           xx           xx

Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’nın öngördüğü de bu; daha fazla demokrasi ve demokratik bütünleşme… Ayrışma, bölünme değil!

Benim anladığım bu ve şimdi kimilerinin kaldırılmasını, kimilerinin değiştirilmesini istediği Büyükşehir Yasası bizi “Yetkilerini paylaşabilen, katılımcı demokrasiye inanan” yerel yöneticilerin elinde “güçlü” olduğu kadar “demokratikBüyükşehir’in ilk adımları olabilirdi…

Ama o adımlar Güneydoğu’da PKK tarafından teslim alınmış HDP’li belediyelerde tökezledi!

HDP Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, hendekleri savunurken, 14 maddelik bildirge ile ilgili “Biz kelleyi koltuğa aldık, yolumuzdan dönmeyiz” diyor.

Tabi daha fazla demokrasi veya daha fazla kanda tercih meselesi… Yolları açık olsun…

 

xx           xx           xx

Gelinen noktada Büyükşehir Belediyeleri kapatılır mı?

Bunu isteyenler var, ama o kadar kolay değil. İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın açıklamalarına bakılırsa kapatma yok, yeniden düzenleme var.

Bakan Ala bir TV programında “Büyükşehir Yasası’nın özü ne olacak?” sorusuna “Daha fazla hizmeti daha az maliyetle daha etkin biçimde nasıl sunarız. Önümüze bakarak, milletin isteğine bakarak yapmamız gereken işi yaptık. Şimdi de çalışıyoruz eksiği nedir, fazlası nedir çıktığı zaman göreceğiz” diye karşılık verirken, “Amaç HDP’li belediyeler mi?” sorusunu da şöyle yanıtladı:

Yeni düzenleme ile Büyükşehir belediyelerinin yetki ve sorumluluklarına neşter vurulacak. Bir önceki düzenleme ile belediyelere verilen bazı sorumluluklar geri alınacak.

Açıklamalara bakılırsa örneğin İtfaiye Teşkilatları AFAD’a bağlanacak…

 

xx           xx           xx

Haberlere bakılırsa Başbakan Ahmet Davutoğlu bugünlerde Büyükşehir Belediye Başkanları ile bir araya gelip, görüşlerini alabilir. Aslında Büyükşehir olan illerde ilçe belediye başkanlarının görüşlerinin de alınması isabetli olacaktır.

Öteki Büyükşehirlerle ilgili bir fikrim yok, ama “Muğla Örneğinde Büyükşehirler” diye kitap yazabilirim. Muğla için “ödül” olabilecek bir yasanın nasıl “cezaya” dönüştüğünü anlatabilirim.

Yakın zamanda toplu taşıma araçlarının engelliler için yeniden düzenlenmesine, daha doğrusu bu gereçle araçların yenilenmesinde “firma dayatması” şikayetleri olmuştu. Düzenlemeye değil, ekonomik boyutuna tepki gösteren toplu taşıma aracı sahipleri bugünlerde GPS (Uydu takip cihazı) dayatması ile karşı karşıyalar. “Takmayalım” demiyorlar, “Daha ucuza takan firmalar var. Neden oradan alınmıyor?” diye soruyorlar…

Ama Daire Başkanları, Genel Müdürler inatçı ve dayatmacı!

 

xx           xx           xx

Bir başka örnek; Menteşe’de caddelerde “otopark ücreti” alınırken Marmaris’te alınmıyormuş. Marmaris’te belediye mi, Menteşe’de vatandaş mı cezalandırılıyor? Bir çarpıcı örnekte Muğla il merkezinde Eski Garaj Ala’nı… Burada belediye lüks konut üretmek isterken, vatandaş “Bizim meydana ihtiyacımız var” dedi. Yargı vatandaşın yanında yer aldı, ama yerel yönetim inat etmeye devam ediyor… Bunların yanına, koyların, kıyıların kullanım şekilleri de konabilir.

Yasa, kamunun ortak sorunlarında, çözümlerinde; kamu menfaatini ilgilendiren konularda; nerelerde, neyin, nasıl yapılabileceği ile ilgili “katılımcılığı” zorunlu kılmalı. Yerel Yönetim “ortak akıl” ile hareket etmeli ve ilçe belediye başkanları ve STK’lar ile Meslek Odaları “karar üretmede” yetki paylaşımında bulunmalı. Referandum ve anket gibi araçlardan yararlanmalı…

İlin valisi de varsıl yerel yönetimin yanında yoksul kalmamalı… (!)

Güney Doğu’ya gelince terörün emrine girmiş belediye başkanını alırsınız görevden, ilk seçime kadar Büyükşehir ise Vali, İlçe Belediyesi ise Kaymakam kurum müdürleri ile meslek odaları başkanlarının meclis üyelikleriyle ilk seçime kadar göreve devam eder.

Ne terörden ne demokrasiden korkmanın alemi yok. Demokrasi; elbette katılımcı demokrasi terörü tamamen ortadan kaldıramaz, ama birlik beraberliğimizi sağlayıp, güçlendirebilir.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.