Büyükşehir’e Tolga Çandar Da Aday

Bu haber 11 Ağustos 2018 - 1:58 'de eklendi ve 2.269 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Daha önce yazmıştım. Geçtiğimiz günlerde Ören‘de kafamı dinlemeye çalıştım. Ören geçmiş yıllara göre çok kalabalıktı. Özellikle hafta sonları Ören‘in değilse de Ören yalısının nüfusu ikiye katlanıyordu…

Sanıyorum Muğla kıyılarının hemen her yanının “paralı” hale gelmesi de buna katkı yaptı.

Bu konuyu “Kıyılar Halkın Değilmiş, Engellenirmiş” başlıklı yazıma gelen yorumlarla pazartesi günü bir kere daha ele alalım…

Ören‘e doyum olmuyor tabi… Orada yaz bitmez, Eylül‘de, Ekim‘de yine gideriz.

Beldenin ünlü mekanlarından Otantik‘te sahibi Mehmet kardeşimle sohbet ettik. “Siyasetin konuşulacak yanı kalmadı” deyip, oraya bulaşmadık. Ören‘i konuştuk. “Burada tecavüz, taciz, kadına eziyet yok. Çocuklar, sokak hayvanları güvende. Ören’in bozulmasını izin vermemeliyiz.” diye tespitte bulundu.

Sadece Ören’in değil, Muğla’nın bozulmasına da izin vermemeliyiz…

xx           xx           xx

Ören‘de mahallenizin sokağında gibi oluyorsunuz. Gözleriyle rahatsızlık veren bile yok. Genç kızlar, erkekler gece yarısından sonra bile kumsalda, kapanmış kafelerin önlerinde gruplaşıp sohbet ediyorlar. Vukuat yok…

Böyle bir yerde günün herhangi bir saatinde yalıda jandarma minübüsü neden dolaşır, işte onu anlamakta zorlanıyor insan… Askerler minibüse doluşmuşlar, yalıda adeta piyasa yapıyorlar!

Oysa bu yalı Muğla‘da motorlu araç girişinin yasak olduğu sayılı yalılardan… Geçmiş yıllarda böyle uygulama da yoktu, şimdi neden? Ki geçen sene burada boy gösteren Büyükşehir Belediyesi’nin üstü açık midibüsünü de bu sene geri çekmişler, iyi olmuş…

Ören-Milas arasında Büyükşehir’in dolmuşları çalışıyor. Ören-Menteşe arasında çalışmamaları merak edliyor.

xx           xx           xx

Büyükşehir Belediyesi‘nin haklı olarak çok övündüğü “Engelsiz PlajlarÖren‘de de var. Ancak Ören‘de bir tane “engelli tuvaleti” yok… Restoran, kafe, barlarda ve hatta Belediye Çay Bahçesi‘nde de yok…

Yani Ören engelliler için bir yere kadar engelsiz…

Ören‘de ara sokaklar delik deşik. Geçen yıllarda olmayan karasinekler ortaya çıkmış. Çöpler zamanında alınmadığı için olabilir… Sivrisinekte çoğalmış. İlaçlama yapılmadığı söyleniyordu. Milas Belediyesi kapanan “Ören Belediyesi”ni aratmaya başlamış diyeceğim, ama Çarşamba günleri kurulan pazarı ilçe belediyelerine örnek olabilir… Pazara gelenler, alacaklarını alıp hemen kaçmıyorlar. Dev vantilatörlerle serinletme yapılıyor… Ören Çarşamba Pazarını görünce, Menteşe Perşembe Pazarı alıcıları bir yana, satıcıları için içim acıdı…

Gece yaşamının sazlı sözlü mekanları kalmamış.. Kaliteli restoran da yok. Herkes marinada açılan restorana gidiyor. Bir de çöp kovalarına bile “Milas’a hoşgeldiniz” diye yazılmış. Neden Ören‘e değil… Yalıdaki mavi-beyaz hakimiyetine de son verilmiş. Rengarenk olmuş, ama toprak rengi boya hiç yakışmamış…

Neyse Ören yine de Ümit Karaaslan’ın Akyakası’ndan, Bahattin Gümüş’ün Akbük’ünden daha güvenli, huzurlu ve düzenli…

xx           xx           xx

Ören‘de son Belediye Başkanı Kazım Turan ile buluştuk. Ören‘deki olumsuzluklara üzülüyor. Son genel seçimde milletvekili aday adayı olmuştu. Milas Belediye Başkanlığı‘na aday olup olmadığını sordum. “Ben belediye başkanlığını Ören’de hakkını vererek yaptım. Her yere aday olanlardan değilim. Milas’a aday olan, yakışan arkadaşlarımız var” dedi. Turan, “Önümüzdeki yerel seçim çok önemli. CHP yerelde iktidar olabilir. Bunu Erdal İnönü’nün SHP’si ile yaşadık. Yine yaşayabiliriz. Adayların üyelerle önseçimle belirlenmesi yetrli olacaktır.” diye ekledi.

Tolga Çandar ile balıkçı restoranı Ilgın‘da karşılaştık. Çok kilo almış. Ses, söz, mizah yerli yerinde duruyordu. Ilgın‘dan önce Otantik‘te 6 duble devrilmiş. Birer kupada beraber içtik. Kazım Turan gibi dayanışma gecesinden O da hoşnut olmamış. Muhammet Tokat ile aralarının nasıl olduğunu sordum. Kalkıp Kul Nesimi gibi “Hoş olayım, olmayayım..” demedi. “Belenari” diye karşılık verdi. Ben “Kazım aday değilmiş” deyince, “Ben adayım” dedi. “Nere gitsem Büyükşehir’den şikayet var. Gaybetcez deyenne de çoğaldı. Neden gaybedelim. Benim de Milas’la işim olmaz. Yaz, Büyükşehir’e adayım.” diye devam etti.

Şaka yapıyor sandım. Ama Fevzi Topuz kadar ciddiydi…

Bir türkümüzü çalıp söyledi, kulakların pası gitti… O yüzden önceki yazılarımdan birinde “Ören’de kafamı da dinlemedim. Bir denizi, bir de Tolga Çandar’ı dinledim” diye ifade de bulunmuştum…

xx           xx           xx

Bu arada “CHP Milas’ta neyi neden dayanıştı?” başlıklı yazımın facebook paylaşımına çok sayıda yorum ve soru geldi.

Belediye İş Sendikası eski başkanlarından Necdet Doylan, dayanışma gecesi öncesi Güllük‘te yenilen yemekle ilgili olarak “Efem ben Güllük’teki yemekte İl Yönetim Kurulu Üyesi olduğum için bulundum.” diye yazmış. Biz o yemekte bulunanları, neden oradalar diye sorgulamamıştık, ama böylece sevgili Doylan‘ın yedekten yönetime geldiğini öğrenmiş olduk. Ben Doylan‘ın Mürsel Alban‘ın dostu olarak orada bulunabileceğini düşünmüştüm.. Bu açıklamaya orada olmayan il yöneticileri ne düşünür bakalım…

Hilmi Kuran dayanışma yemeğinde Bülent Tezcan‘ın neden olmadığını sormuş. Milas İlçe Başkanı Hüseyin Çöllüoğlu‘ndan davet edilmediğini öğrendim. Seyit Torun yazılı olarak davet edilmiş…

Bodrum‘dan Erol Doğan, “Seyit Torun Genel Baskandan Muğla Büyukşehir Belediye Başkanlıgını istedigini duymuş gibiyim. Demedi deme.” uyarısında bulunmuş. Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun bunu kendisi için istememiştir herhalde…

İstedi ise buyursun gelsin. Muğla “saygılı yosma gibi” bu durumlara alışık!

xx           xx           xx

Yazımın altına Hüseyin Anıl dayanışma yemeğinin zafer kutlaması olduğunu önceden anladığını ifade etmiş.

Murat İşlerHavuzbaşı hatırası için toplanmışlar” derken, Osman AydaşGörünen o ki, şu an ki, siyasi arena, tuzu kuruların arenası..” demiş. Hamdi AvcıGün gelecek hesap sorulacak benim kaygım büyük şehri kaybetmek. Dilerim bizler yanlış düşünüyoruzdur.” diye kaygısını dile getirirken, Serdar Şatırlar şöyle demiş: Bu tablodan anladığım; Biz Muğla CHP olarak önümüzdeki seçimlere hazırız ve kadrolarımızı, adaylarımızı örgütün başında olan bizler belirledik, siz Muğla halkı hiç endişe etmeyin. Genel Merkeze bu güçlü tablomuzu anlatması ve göstermesi için Seyit Torun’u davet ettik, isteklerimizi harfiyen iletecektir.

Ören‘den Bahattin ErcanBir kişi dışında maşallah herkes omuz omuza..” yorumunda bulunmuş, ama

dışarıda bıraktığı kişiyi çözemedim… Sinemacı Yusuf Niş de “Bir tane kadın ve genç yok. Gazanız mübarek olsun yiğitler!” deyivermiş. Beni en çok Tayfun Yıldırım şaşırttı. O da “9 buçuk yıl İlçe başkanlığı yaparken partiyi borç bataklığını bırakıp giden millet vekili yüzünden borçları kapatmak için dayanışma yemeği verdiler” ifadesinde bulunmuş…

xx           xx           xx

Tayfun Yıldırım‘ı CHP Milas İlçe Başkanı Hüseyin Çöllüoğlu da onayladı. O da önceki gün telefonla aradı. Tayfun Yıldırım‘ın dediği gibi borçlarının olduğunu söyledi. “Ama bunu açıklaması gerekmezdi. Kendisine gecenin çekimi verilmedi. O yüzden olmalı. Gecenin yapıldığı salonun sahibi de yönetim kurulu üyemiz Dursun Çetin’in damadı. Amcaoğlumunda yeri var. Tercih etmedim. Buraya az para ödedik, sorunsuz kaliteli hizmet aldık.” dedi.

Ben de borçlarını ödeyip ödeyemediklerini sordum. “İlçemizin daha önceden gelen borçları vardı. Hepsini ödedik. Artan para da oldu. Önümüzdeki seçimde kullanırız.” diye yanıt veren Çöllüoğlu şöyle anlattı:

Milas olarak daha önce Genel Sekreterimiz Mehmet Akif Hamzaçebi’yi de ağırladık. Genel Baaşkan Yardımcısı Seyit Torun ilk değil ve kendisini yazılı olarak, Başkanımız Muhammet Tokat’ın dadesteğiyle davet ettik. Bu gece seçimden önce planlanmıştı. Bütün ilçeler gece yapmış, bir tek biz kalmıştık. Erken seçim nedeniyle erteledik. Gecede kutlama yapmadık. Kutlanacak bir şey de yok. Genel seçimde havayı yakalayamadık. Daha iyi sonuç alamadık. Adaylarımız anlatamadık, daha çok cumhurbaşkanlığı seçimine çalıştık. HDP’ye, İYİ Parti’ye kayan oylarımız oldu. 4 milleytvekili çıkardık, ama başarılı olduk diyemeyiz. Geceye herkesi davet ettik. Sadece Ali Acar’a gidemedim. Datça da uzak gidemedim, telefon ettim. Özgür Kullukçu tekne ile Ören’e gelecekti, gelemedi. Kurultay, değişim olmalı. Hepimiz bunu istiyoruz. Kimse geceden pay, maksatlı sonuç çıkarmasın. Yerel seçim öncesi hem gelir, hem de bütünleşmeyi sağlamak istedik.

———————————–                                                                                        ———————————–

GÜNÜN SÖZÜ: Ressama sormuşlar mutluluğun resmini çizebilir misin diye. Ressam demiş ki; ben çizerim de sen anlayabilir misin?

ÇİVİ

Bir arkadaşım “Jöleli Yiğit Bulut hala ayda 200 bin TL alıyorsa dolar düşmez” dedi.

Beni Bi Gülmek Aldı:))))

————————————————————————————————————————–

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Reşat Öztepe 11 Ağustos 2018 / 13:37

Neyse Ören yine de Ümit Karaaslan’ın Akyakası’ndan, Bahattin Gümüş’ün Akbük’ünden daha güvenli, huzurlu ve düzenli…Gocuman; Bu Cüğmleyi aldım ve paylaşıyorum. ÖZCAN ÖZGÜR Olmak demekki böyle bişey. Hani Soyadınız ÖZGÜR Ya bize de hem yazarak ve hemde yaşayarak mesaj veriyorsuınuz. Tebrik ve teşekkür ediyorum.sevgi ve saygı.