Büyükşehir ve Havuz Meselesi

Bu haber 10 Ekim 2014 - 0:44 'de eklendi ve 983 kez görüntülendi.
Servet Aydınlıoğluserveraydinlioglu@hamlegazetesi.com.tr

Birkaç haftadan beri ülke gündemini ilgilendiren konuları erteleyip ilçemizi ilgilendiren meseleler üzerinde yazdım. Bu hafta güncel ülke gündemiyle ilgili konularda yazmayı planlarken bu sefer ilimizin genelini ilgilendiren büyükşehir belediyesinin çok eleştirilen bir uygulamasını gündemime almaya karar verdim.

Bilindiği gibi Büyükşehir yasası hazırlanırken hedeflenen gaye 1- İmar uygulamalarında bütünlüğü sağlamak, 2- Su -Kanalizasyon-Ulaşım-Köyler arası bağlantı yolları-Doğalgaz gibi temel altyapı sorunlarına daha hızlı daha kaliteli çözümler üretmekti.

Yasa hazırlanırken bu temel hizmetleri verecek olan Büyükşehir belediyesinin kendisine görev olarak verilen hizmetleri yapabilmesi için personel, araç gereç ve maddi olanakları da yasal düzenlemede düşünülmüştü. Muğla ilimiz bir ucundan diğer ucuna 400 km’yi geçen coğrafi olarak zor bir il. Bu zor coğrafyada Büyükşehir belediyesi olarak hizmet vermek kolay bir iş değil bunu kabul ediyorum teşkilatlanma organizasyon elbette belli bir zaman alacaktır. Bu süre içinde bazı hizmetlerin aksaması anlayışla karşılanabilir ama göreve talip olan partiler ve adayları bu zorluğu öngörmemeleri söz konusu değil. Tüm adaylar gibi 30 Mart 2014 seçiminde seçilen Büyükşehir Belediye başkanımızda kendini hangi zorlukların beklediğini bilerek göreve talip oldu. Ortaya bir iddia koydu bu görevi en iyi ben yaparım dedi ve ilimizin seçmeni de kendisini bu göreve layık gördü onu seçti. Büyükşehir yasasına başta CHP olmak üzere muhalefet partileri karşı çıktı. Karşı çıkmalarına rağmen Muğla il seçmeni Sayın Osman Gürünü seçti, halkımızın tercihi, tabi ki başımızın üstünde yeri vardır seçilen başkan da hepimizin başkanıdır doğru yaptığı her şeyde kendisini tebrik eder yanlış yaptığına inandığımız konularda ise yapıcı eleştirilerde bulunuruz.

Muğla büyükşehir olmadan önce ilimizin ilçe veya belde belediye mücavir alanı dışındaki yol, su, parke, imar, kanalizasyon, küçük sulama göleti gibi hizmetler eski adı köy hizmetleri son yıllardaki adı il özel idaresi olan kurum tarafından veriliyordu. İl genel meclisi yönetiminde İl özel idaresi tarafında yıllarca ilimizin en ücra köşelerine kadar görev alanında olan her türlü hizmet başarıyla verilmişti. Ben şahsen ilçe başkanlığım zamanında yakın işbirliği içinde çalıştığım kurumun yılda 800 km köy yolu asfaltlama kapasitesine ulaştığına şahit oldum. İlimiz sınırları içinde hemen hemen susuz köy bırakmadılar. Ulaşılmadık köyümüz kalmadığı gibi köy yollarını asfaltlama konusunda da inanılmaz başarılara imza attılar. Başta ilçem Ula olmak üzere birçok yerde tarımsal sulama amaçlı gölet i, damlama ve yağmurlama sistemini hizmete açtılar.

İl özel idaresi bu hizmetleri yıllık ortalama 80-90 milyonluk kısıtlı yatırım bütçeleriyle ve bünyelerindeki iyi yetişmiş fedakar personel ile gerçekleştirdi. Bugün yeni yasa gereği bu personelden emekli olanlar çıktıktan sonra hepsi Büyükşehir belediye personeli olarak görev yapmaya başladılar. Yine yeni yasa gereği Özel idarenin tüm taşınır ve taşınmaz malları araçlar Büyükşehir belediyesine devredildi. Kanun gereği ayrıca belediyenin maddi imkanlarıda çok artmıştı. Yeni belediye yönetiminin yapacağı tek şey hazır elindeki yetişmiş personeli iyi bir organizasyonla verimli kullanmaktı. Seçimlerden kısa bir süre sonra havuza atma diye bir olaydan söz edilmeye başlandı her gün birkaç kişinin havuz denilen sisteme atıldığını duymaya başladık. Kısa bir araştırmadan sonra bu güne kadar başta 32 kişisi il özel idaresinden geçen personel olmak üzere 317 kişi havuz sistemine atılmış. Ayrıca bundan 4 yıl önce 5 ay 29 gün sistemiyle iş başı yapan mevsimlik 56 işçinin CHP ye kaydolanları hariç diğerleri iş başı yaptırılmadı. Havuza atılan personel Büyükşehir belediyesine kadro fazlası mı diye baktığımız zaman görüyoruz ki fazlalıktan değil Çünkü yerlerine CHP’nin, AK Parti iktidarını en çok eleştirdiği taşeronluk sisteminden yüzlerce adam alınıyor. Yapılan tasarrufun tamamen siyasi amaçlarla yapıldığı açık seçik görülüyor. İyi yetişmiş personelin siyasi amaçlarla havuza atılıp yerlerine deneyimsiz kişilerin işe alınması hizmetlerin aksamasına sebep oluyor. Bu uygulamalardan Sayın Başkanın ne kadar bilgisi var bilemem umarım en kısa zamanda birçok emekçiyi mağdur eden uygulamadan vaz geçilmesi için talimat verir. Siyasi partilerin inandırıcı olmaları için söyledikleriyle yaptıkları tutarlı olmalıdır. Siz her fırsatta iktidarın partizanlık yaptığını iddia edeceksiniz ama sizin de fırsat elinize geçince daha beterini yapacaksınız. Yine her zaman taşeronlaşmaya karşı olduğunuzu haykıracaksınız ama idarenizdeki her kurumda taşeronlaşmanın en katmerlisini yapacaksınız işte bu olmaz buna “bu ne perhiz bu ne lahana bu turşusu derler”. CHP yakında yapılacak seçimde iktidar olmak istiyorsa ilk önce elinde bulunan yerel yönetimlerden başlayarak taşeronlaşmaya son vermeli böylece daha iyi daha farklı olacağını topluma göstermelidir. Burada iktidar partisine de çağrı yapıyorum. Siyasi amaçlarla işlerinden olan emekçilere sahip çıkma göreviniz vardır. İl yönetimi ve milletvekilleri birlikte hareket ederek havuza atılan 317 kişiyi ve işe alınmayan 56 mevsimlik işçiyi mağdur etmeyecek şekilde il içindeki kurumlarda değerlendirilmelerini sağlamaları gereklidir. Tüm halkımızın kurban bayramını güzel geçmesi dileğiyle kutluyorum iyi haftalar…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.