Büyükşehir Muğla

Bu haber 03 Nisan 2016 - 23:28 'de eklendi ve 1.113 kez görüntülendi.
Ünal Bozyerunalbozyer@hamlegazetesi.com.tr
Sosyolojik Bakış

Geçtiğimiz hafta Muğla Büyükşehir Belediyesinin kuruluşunun ikinci yılı kutlandı. Kuruluş tarihleri nedense hep tartışma konusu oluyor. Muğla’nın il olduğu tarihle ilgili hem fikir olunamadığı gibi büyükşehir oluş tarihi de tartışılmaya devam ediyor. Büyükşehir yasası 2012’de çıktı ve ilimizin de içinde olduğu 30 il yeni büyükşehir statüsü kazandı. Bu statünün fiili olarak başlangıç tarihi olarak 30 Mart 2014 seçimleri dikkate alınırsa iki yıl, yasa dikkate alınırsa dört yıldır Muğla Büyükşehir. Yasanın çıktığı tarih gözönünde bulundurulduğunda iki yıllık hazırlık zamanının yerel siyasete tanındığını iddia edebiliriz.

Gazetemiz haberine göre “Muğla Büyükşehir Belediyesi, kuruluşunun 2. yılını çalışanları ile birlikte kutladı. Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, basın mensupları ve Daire Başkanları ile MUSKİ Genel Müdürünün de bulunduğu toplantıda Büyükşehir Belediyesi’nin 2 yıl içinde gerçekleştirdiği yatırımlar ve hizmetleri kamuoyu ile paylaştı. Başkan Gürün önümüzdeki süreçte birimlerin yapacağı yatırım ve hizmetleri de başlıklar halinde açıkladı. Kuruluş yıldönümü kutlamasına Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat ve Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş ile Büyükşehir Belediyesi çalışanları katıldı.”

Öncelikle belediyenin faaliyetleriyle ilgili halkımızın ve kamuoyunun bizzat Sayın Başkan tarafından bilgilendirilmesini takdirle karşılıyorum. Bu açıklama, Muğla halkına belediyenin verdiği değeri ve önemi gösterir. Belediyenin faaliyetlerinin zaman zaman ya da her yıl değerlendirilmesi pek çok tartışmayı ortadan kaldırması, halkın doğru bilgiye ulaşması bakımından büyük önem taşımaktadır. Bu açıklamaları Muğla için milat kabul ederek, gelecek yıllar için de bu türden toplantılara beklenti oluşturduğunu vurgulayalım.

Haberin devamına dönelim; “Muğla’nın katma değer yaratan bir il olmasına karşın genel bütçeye yaptığı katkının geri dönüşümünün çok az olduğunu dikkat çeken Başkan Gürün, “Muğla 13 bin 247 km2 yüzölçümüne sahip bir il. İstanbul 5 bin 343, Kocaeli 3 bin 397 km2 yüzölçümüne sahip. Muğla 1480 kilometre kıyı uzunluğuna sahip ve dünyadaki 30’dan fazla ülkenin toplam kıyı uzunluğundan fazla. Muğla devlete olan yükümlülüklerini en iyi yerine getiren illerin başında geliyor. Yarattığı katma değer ile genel bütçeye önemli katkı sağlıyor. Ancak genel bütçeye yapılan katkının ancak yüzde 17’sini yatırım olarak alabiliyor. Afyon ise yüzde 40’dan fazlasını alıyor. Muğla’daki büyük işletmeler vergilerini İstanbul veya başka illere ödüyor.”

Bu açıklamaların geneline katılmakla birlikte itiraz edeceğim değerlendirmeler de var. Daha geçen hafta ilimizin özellikle son 15 yılda hak ettiği yatırımları alamadığını yazmış biri olarak ilimizin en büyük yerel otoritesi tarafından aynı konunun dile getirilmesi beni ziyadesiyle memnun etti. Hele İstanbul ile kıyaslanmamız, Sayın Başkanın vizyonunu ortaya koyması bakımından da oldukça ufuk açıcı. Ayrıca haberin devamında yer alan açıklamalara bakıldığında ideolojik yaklaşım yerine gerçekçi, reel tespitlerin yer aldığını görmek de yine memnuniyet verici. Kısacası bu değerlendirmeler için başkanımızı kutluyorum.

İtirazım ise sadece yüzölçümü dikkate alarak değerlendirme yapılmasına. Çünkü yüzölçümü dikkate alarak değerlendirme yaparsak Konya (40.813 km2), Sivas (28.567 km2) Ankara (25.401 km2), Erzurum (25.330 km2) ve Antalya (20.790 km2) başta olmak üzere 18 ilin yüzölçümü ilimizden büyük. Diğer taraftan ilimizin %67’sinin ormanlarla kaplı olduğunu düşünürsek, ilimizin yüzölçümü tek başına sağlıklı bir kriter olmaz. Nüfus kriteri ele alındığında ise tartışmasız biçimde 17-18 milyonluk İstanbul’la ilimizi nasıl karşılaştırılabiliriz. Coğrafyanın dağınıklığı derseniz 31 ilçe ve yüzölçümüyle Konya aynı yasayla nasıl yönetilir.

Sonuç olarak faaliyetlerin ideolojik yaklaşımlara ve tartışmalara sığınmadan tüm çıplaklığıyla açıklanmasını destekliyorum. Vizyonumuzun il dışında ülkemizin en gözde şehri İstanbul’la kıyaslanmasını da değerli buluyorum. Büyükşehir yasası dahil yeni gelişmeleri ilimize yapılmış bir kötülük gibi veya her gelişmeyi ilimiz penceresinden değerlendirilerek olumsuzlanmasını doğru bulmuyorum. Kırsal alana hizmet daha önce İl Genel Meclisi tarafından yerine getiriliyordu. Dolayısıyla kırsal alana ilk defa hizmet gitmiyor. İlimize hizmetlerin nasıl yapılacağı, nasıl kamu ve özel yatırımların çekileceği tartışılabilir, planlanabilir. Bu toplantının bu konuları tartışmaya açtığını söyleyerek, bu haftayı noktalayalım…

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.