Büyükşehir Matbaası

Bu haber 24 Temmuz 2015 - 0:00 'de eklendi ve 1.335 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Bazı okurlarımdan tepkiler geliyor:

Özcan bey eski performansınız yok.

Ardından ekliyorlar:

Disipline verildiğiniz için mi böyle oldu? Yoksa üzerinizde baskı mı var?

Anladınız tabi…

xx        xx        xx

Gazetemizin okur yelpazesini biliyoruz. Bilmeden veya ‘kasıtlı’ olarak gazetemizi ideolojik anlamda etiketleyenler olduğunun farkındayız. Haksızlık ediyorlar.

Çünkü Hamle’nin, dini ve milli değerler konusunda kırmızı çizgilerinden ödün vermeden; Eğitim Sen’den Türk Eğitim Sen’e; DİSK’ten Türkiş’e; Saadet Partisi’nden Halkların Demokratik Partisi’ne; Büyük Birlik Partisi’nden Adalet ve Kalkınma Partisi’ne; Cumhuriyet Halk Partisi’nden Milliyetçi Hareket Partisi’ne kadar tüm kesimlerin ve meslek odalarının yanında sivil toplum örgütlerinin kendilerini ifade edebildikleri neredeyse tek gazete olduğunu herkes bilmektedir.

Hamle Gazetesi hepsinin, dolayısıyla Muğla’nın, Muğlalının gazetesidir.

Gazetemizde yer alan köşeler ise yazarlarının köşesidir…

xx        xx        xx

Bu köşede benim köşem…

Elbette ülkemizde gazetecilik sıkıntılı mesleklerin neredeyse başında geliyor. Gazetecilik hala zor zanaat… Her gazeteci gibi ben de payıma düşeni alıyorum. Dünkü yazımda da vurguladığım gibi “otosansür” uyguluyoruz. Sansürün en rezili!

İşin bu noktasını bir yana bırakırsak, meslek yaşamımda Hamle’de özgür olduğum kadar hiçbir gazetede özgür olmadım… Gazetemizin Sahibi ve Yönetim Kurulu Başkanı Hayati Nizamoğlu da Muğla Ticaret Borsası Başkanlığı yaparken bu köşede eleştirildi. Kendisi de yasal, demokratik hakkını kullanıp yazıma tekzip gönderdi.

Bu köşede bu güne kadar yayınlanmış olan tek tekzip Sayın Nizamoğlu’nun tekzibidir…

Ve biz her sabah toplanır ertesi gün gazetemizde hangi haberlerin nasıl verileceğini konuşuruz. Hangi köşede neyin yazılıp yazılamayacağını değil…

xx        xx        xx

Her fırsatta ifade etmişimdir. Bir gazeteden “muhalif” olmasını (olanlar vardır ama) bekleyemezsiniz, ama Gazeteci muhaliftirGazeteci bir de yerel bir yayın organında kalem oynatıyorsa, muhatabı daha çok yerel yönetimlerdir.

Ancak bu Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş, Muğla Valisi Amir Çiçek ile özellikle “uğraşmak” anlamına da gelmemelidir.

Bu güne kadar bu köşeden Muğla Valilileri ile birlikte bazı daire müdürleri ve sağlı-sollu yerel siyasiler… Belediye başkanları, Meslek Odaları ve az da olsa STK temsilcileri ile kaymakamlar nasibini almıştır. Ancak hiç birinin şahsına, özel yaşamına yönelik yayın yapılmamıştır. Hiçbiri ile özellikle uğraşılmamıştır…

Elbette en çok adı geçen gerek Muğla Belediye Başkanı ve gerekse Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı sıfatı ile Osman Gürün olmuştur…

Hamle Gazetesi Fethiye’de yayınlanıyor olsaydı Behçet Saatcı’nın, Bodrum’da yayınlanıyor olsa Mehmet Kocadon’un adı geçirdi…

xx        xx        xx

Son zamanlarda Kadın Cinayetleri, Koalisyon arayışları, Akbük’te ve öteki kıyılarda yaşanan talan, turizm ve bir il başkanlığı fantezisi gibi konulara es geçemedim. Es geçemezdim…

Ki bu köşe Osman Gürün’ü değil, Muğla’yı yazan bir köşe…

Sanıyorum bazı okurlarım her gün bu köşede Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün’ün eleştirildiğini görmek istiyor, ama bizim öyle bir takıntımız yok. Allah’a şükür performansımız da yerinde. Kimseye yaranmayacağımız gibi kimseden emir almayız.

Ayrıca son zamanlarda beni aratmayan kalemlerimiz var. Başkan Gürün yerli yersiz hedef tahtasında… İşi zor!

Tabi ben yazmasam da olur diyecek değilim.  Çünkü bizim derdimiz bazı kalemlerle aynı dert değil… Bizim derdimiz Muğla… Bizim kabemiz insan…

xx        xx        xx

Bu gün 24 Temmuz. Basında sansürün kaldırılışının 107’nci yıl dönümü. Tabi dün de vurguladığım gibi bu gün basınımızın demokratik hak ve özgürlüklerini sonuna kadar kullandığını söylemekten de oldukça uzaktayız.

Niyetim 24 Temmuz’dan söz etmek değil. Dün söz etmeye çalıştık.

Tabi günün anlamına da uygun olarak yerel basından söz edebiliriz.

Ülkemizde olduğu gibi Muğla’da da hala güçlü bir yerel basından söz etmek mümkün değil. Söz edebilmemiz için “gerçekten gazetelere”; yani okurun satın alarak yaşattığı gazetelere sahip olmamız gerekir.

xx        xx        xx

Yerel basın için “Resmi ilan gazeteleri” tanımı yapıldığı da olmuştur.

Çünkü yerel gazeteler, gerçek anlamda gazetecilik yapma derdi olan gazeteleri tenzih ederim, daha çok resmi ilan geliri için çıkan gazetelerdir… Geçmişte resmi ilan geldiği gün çıkan gazeteler bile olmuştur.

Uygulama başlangıçta doğrudur. Cumhuriyet’in ilk yıllarında bir bakıma okuryazarlığın artması, rejimin güçlenmesi, demokrasinin gelişmesi vs. adına Anadolu Basını resmi ilan yoluyla desteklenmek istenmiştir. Desteklenmiştir de… O destek AK Parti iktidarı ile tavan yapmıştırAK Parti iktidarı ile resmi ilan gelirindeki artış yerel gazete sayısında ciddi artışa da neden olmuştur. Çünkü resmi ilan gelirleri astronomik biçimde arttırılmıştır.

Yani destek “kaliteli” gazetelerin değil, “gazetelerin” artmasına neden olmuştur.

xx        xx        xx

Destek hala devam ediyor, ama bir farkla…

O farkta; resmi ilanı veren Devlet haklı olarak “Basın İlan Kurumu’nu arpalık görmeyin. Ayaklarınız üzerinde durun. Gazetenizi satılır hale getirin.” diyor.

Bunun için getirilen yeni koşullar, uygulamalar ve yaptırımlar ise yerel basınımızın önemli kesiminde “isyana” neden olmuş bulunuyor.

İsyan” o hale geldi ki, 7 Haziran Genel Seçimi sırasında kendisi de yerel medya patronu olan AK Parti Milletvekili Hasan Özyer’in Muğla Öğretmenevi’nde düzenlediği kahvaltıda, Muğla’nın en önemli sorunu olarak yerel basının resmi ilan sorununu masanın üzerine koymaya kalkan arkadaşlarımız oldu!

O toplantıda ben arkadaşlarımıza ters bir çıkış yaptım. Örneğin bir yerel gazetenin resmi ilan almaya devam edebilmesinin şartlarından biri her gün en az 250 adet gazete satabilir olması… Ben de kalktım, “250 satış zorunluluğu az. Günde 500 adet satış yapamayan bir gazete kapansın.” dedim. O gün ve sonrasında birkaç meslektaşım kıyameti kopardı.

Ben hala görüşümün ardındayım. Resmi ilana güvenerek çıkan gazete kendini gazete görmesin, kapansın… Resmi ilanın “gelir kapısı” görüldüğü gazetecilik gazetecilik değildir. Ona başka bir şey denir!

xx        xx        xx

Bu iş öyle hale geldi ki, yerel gazetelerin meslek odaları, belediye başkanları tarafından satın alınmasını isteyenler de çıktı. Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin baskı işleri vererek yerel basına destek olmasını isteyenlerimiz bile çıktı… (!)

Bunlar gerçek gazetenin, gazetecinin isteyeceği şeyler değil. Beslenen bir gazete, besleyenin sesi, esiri olur. Bu otosansürden de rezil bir durum…

Bu ülkede bir tek askerlik mecburi… Gazete çıkarmak, matbaa açmak mecburi değil… Soluğu yeten zurnacı olmuş. Belediyelere, meslek odalarına güvenilerek gazetecilik yapılmaz. Yapılırsa o gazetecilik değil, başka bir şey olur.

xx        xx        xx

Son zamanlarda Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin, Menteşe Belediyesi’nin baskı işleri de tartışılır oldu. İddialar şaşırtıcı. Biz oralarda o kadar büyük pastalar ve pasta kavgaları olduğunu bilmiyorduk! Yerel yönetimlerimiz bu şaibeli durumdun çıkmalıdır. Bunun için Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nin kendi matbaasını kurup kurtulduğu gibi Büyükşehir Belediyesi de sadece yerel yönetimlere hizmet veren bir matbaa kurabilir.

Post gider kavga biter!

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.