Büyükşehir Belediyesi yeraltı sularını kirletiyor mu?

Bu haber 09 Temmuz 2019 - 0:05 'de eklendi ve 1.327 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Neredeyse şehrin orta yerine uyarılara rağmen “arıtma tesisi” kurup, yeraltı sularının kirlenmesine neden olmakla kalmayıp, yine şehrin orta yeri sayılan Dirgeme (Akkaya) yakınlarında Muğla’nın Katı Atık Bertaraf Tesisi’ni kuran bir yerel yönetimin vereceği ödülü reddederim…

Dünkü yazımı böyle noktaladım.

Eh artık “seneler önce” oldu.. Muğla daha “Büyükşehir statüsüne” geçmemişti. Muğla Belediyesi, Dünya Bankası‘na borçlanarak “kanalizasyon şebekesi” ve “arıtma tesisi” kurmaya başlamıştı. O güzelim Karabağlar Yaylası‘nın kıyısına, Muğla‘nın sayılı düdenlerinden birinin neredeyse ağzına arıtma tesisi kurulurken bir “ÇED sürecinin” yaşanıp yaşanmadığını halen bilen yok!

O günlerde Vatandaş Ahmet (Makine Mühendisi Ahmet Tan Karaosmanoğlu) ve benim dışımda muhalefet eden de yoktu. Siyasi muhalefet zaten hiç olmamıştı… Çevreciler için belediye “bizim belediye” idi…

Bugün İztuzu Kumsalı için MUÇEP saflarında eylem yapan Muğla il merkezindeki bazı çevreci arkadaşlarımız sadece seyrediyorlar ve yanlışların farkında olanlar da bize gaz vermekle yetiniyorlardı…

 

xx           xx           xx

Mülga Muğla Belediyesi (Muslihittin, Emirbeyazıt, Orhaniye, Şeyh ve Kötekli Mahallelerinde kurulup, sonradan Menteşe Evleri ile TOKİ Evlerini içine alan) Kanalizasyon şebekesinin kurulduğu günlerde arıtma tesisinin yer seçiminin yanlış olduğuna dair yazılar yazarken Vatandaş Ahmet ile Hamle TV‘de yaptığımız yayınları adeta seriye bağlamıştık.

Biz arıtma tesisinin yer seçimine karşı çıkarken, belediye yönetimi arıtma sonucu ortaya çıkacak atık suların yeşil alanların sulanmasının yanında bağ bahçe sulamasında da kullanılabileceği müjdesini vermişti.

Valla o kadar olumsuzluğun içinde buna bile sevinmiştik!

Ancak yine de “deşarjın” bir yere yapılması veya atık suların bir yerde toplanması gerekiyordu.

Doğrusu biz Düğerek Çayırı’nda biriken yağmur sularını yeraltından Gökova Körfezi’ne taşıdığı söylenen Düden’e atık su deşarjı yapılabileceği endişesini de taşıyorduk…

Muhtemelen ve inşallah bunu yapmadılar… Ancak Düğerek‘teki eski kum ocaklarından kalan dev çukurlar “deşarj alanı” olarak kullanıldı ve kullanılmaya devam ediyor…

 

xx           xx           xx

Bize göre, deşarj için o kum ocakları alanı da riskli bir alandı. Çünkü Düğerek ile Karabağlar Yaylası arasında çakıl taşı ve diri kumdan oluşan bu alan “geçirimli” bir alandı… Karabağlar Yaylası da taban suyu yüksek bir coğrafyaydı…

Ve uyarılarımıza rağmen o deşarj alanında izalosyon yapılmamıştı!

Arazinin geçirimli olması ile ilgili sonradan bir önlem alındı mı bilmiyoruz. Muhtemelen alınmadı da!

O günlerde bu köşede yazdığım yazılarda, Düğereklilerin bu deşarj alanının kokusundan özellikle yaz aylarında şikayetçi olacaklarını ve bölgede yeraltı sularının kirleneceğinden sık sık söz etmiştim.

Bugüne kadar Düğereklilerden, Ortaköylülerden bir “koku” veya “sinek” şikayeti almadık.

Ancak yeraltı sularının kirlendiğine dair çokça şikayetler alıyoruz. Ki daha düne kadar “kuyu suyu” içilen yaylada artık bugün kuyu suyunun yer yer hayvanlara bile verilmediğini duyuyoruz…

Karabağlar Yaylası da artık “Şehir Su Şebekesi” ağına alınmış bulunuyor…

 

xx           xx           xx

Nitekim geçtiğimiz günlerde bir resmi yazışma belgesi elime geçti. Arada bir söylenmeyi bırakıp, “söyleyen” de çıkıveriyor… Biri çıkıp, “Karabağlar Yaylası ile birlikte Düğerek, Ortaköy ve Yeniköy Mahallesi sakinleri olarak arıtma tesisinden büyük bir mağduriyet içindeyiz” demiş…

Doğal çevrenin korunması ve geliştirilmesi için gerekli ve önemli olan bir şey, yanlış ellerde duruma gere doğal çevreye zararlı ve dengeyi bozucu duruma da gelebiliyormuş…

İl merkezinde Karabağlar Yaylası, Ortaköy ve Düğerek üçgeninde kurulan “kendi enerjisini üretmesi ile de övündüğümüz” arıtma tesisi kurulduğundan beri “Şimdi burada bu olur mu?” diye  kendi kendime sorarım… Hala yanıt verebilmiş değilim.

Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün Muğla Karabağlar Yaylası Geliştirme ve Güzelleştirme Derneği Kurucu Başkanıdır

Ya öyle olmasaydı…

Benim en çok kafama takılan da “deşarj” meselesi.

Arıtmadan geçen atık sular “sulamada” kullanılacaktı. İl merkezinde sulanacak tarım alanı olmayınca anlaşılan arıtmadan geçen “atık su” doğrudan yeraltına deşarj ediliyor. Tabi o atık suyun tarım sulamasında kullanılabilecek “kalitede” bir su olup olmadığını da bilmiyoruz!

 

xx           xx           xx

O söylenmeyi bırakıp, “söyleyenMuğlalı sayesinde, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı / Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 21. Bölge Müdürlüğü tarafından “Sayı 80034817-622.01-266745” ile Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı Su Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü‘ne (MUSKİ) gönderilen “İlgi: 29.03.2019 tarihli 215189 sayılı yazı” şöyle:

İlgi yazı ile Muğla ili, Karabağlar Mevkiinde, Düğerek-Yaraş yolu üzerindeki Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı olarak çalışan atık su arıtma tesisinin bölgedeki yeraltı sularını kirlettiği belirtilmektedir. 10.04.2019 tarihinde bölgemiz personeli tarafından sözkonusu mevkiide yapılan arazi incelemeleri ile; Muğla ili, Karabağlar Mevkiinde Düğerek-Yaraş yolu üzerindeki Muğla Büyükşehir Belediyesine bağlı olarak çalışan atık su arıtma tesisinden yeraltı sularına doğrudan deşarj işlemi yapıldığı tespit edilmiştir. 07.04.2012 tarihli ve 28257 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan yeraltı sularının kirlenmeye ve bozulmaya karşı korunması hakkında yönetmeliğin 5. Maddesinin 1. Bendinde ‘Yeraltı sularına kalitesi her ne olursa olsun atık suların doğrudan deşarjı yasaktır’ ibaresi yeralmaktadır. Konu hakkında kurumumuzun bilgilendirilmesi ve yapılan işlemin derhal durdurulması gerekmektedir.

Yazı Bölge Müdür Yardımcısı Nevzat Tatar imzası ile “Gereği” için MUSKİ‘ye, “Bilgi” için DSİ 213. Şube Müdürlüğü‘ne gönderilmiş.

 

xx           xx           xx

Yazıdan anlaşıldığı gibi, Muğla Büyükşehir Belediyesine bağlı olarak çalışan atık su arıtma tesisinden yeraltı sularına doğrudan deşarj işlemi yapıldığı tespit edilmiştir… (!)

Yeraltı Sularının Kirlenmeye ve Bozulmaya Karşı Korunması Hakkında Yönetmeliğin 5. Maddesinin 1. BendindeYeraltı sularına kalitesi her ne olursa olsun atık suların doğrudan deşarjı yasaktır” denilmekteymiş… (!)

MUSKİ tarafından “.. yapılan işlemin derhal durdurulması gerekmekte” imiş… (!)

MUSKİ‘nin bu yazı karşısında ne yaptığını gerçekten merak ediyorum… “Gereği” yapılmış mıdır? Yapıldı ise, ne yapılmıştır?

Yapılmadı ise  T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı / Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 21. Bölge Müdürlüğü tarafından ne yapıldı veya ne yapılacak?

 

xx           xx           xx

Beni bu resmi yazı yıllar öncesine götürdü.

Makine Mühendisi Ahmet Tan Karaosmanoğlu‘nu (Vatandaş Ahmet) seneler önce Hamle TV‘de konuk ettiğim programlarda (Ki program CD’si arşivimizde) sık sık uyarılarda bulunmuştuk.

En son teknoloji” diye takdim edilen Arıtma Tesisi‘nin “ayrık sistem” çalışan bir tesis olduğuna dikkat çeken Ahmet Tan Karaosmanoğlu o zaman şöyle uyarmıştı:

Bu tesis yağmur sularını kabul etmeyen bir tesis. Muğla’nın yağmur suları nereye gidecek? Gelecekte su baskınları yaşanacaktır. En önemlisi sisteme yağmur suyu ister istemez karışacaktır. Bodrum katları yaşam alanı olan apartmanların çoğu yağmur sularını da kanalizasyona bağladı. Sistem yanlış algılama sonucu atık su kaliteli bir su olarak deşarj edilmeyecektir

Ne Karaosmanoğlu‘nu ne bu köşeyi kimse dikkate almadı!.. Oysa çok yağış alan Muğla‘da yağmur suyunu da kabul eden sisteme sahip bir Arıtma Tesisi kurulmalıydı…

Hepsinden önemlisi o zaman “Arıtma tesisi deşarj sahasında izalasyon yapılması gerektiğinin” altını çizmiştik. Ki “Deşarj sahası izalosyon işiİhale Şartnamesi‘nde de mevcuttu…

O izalosyon yapılmadı…

T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı / Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 21. Bölge Müdürlüğü’nün bu ihale şartnamesinden haberi var mı acaba?

———————————–                                                            ———————————–

GÜNÜN SÖZÜ: En güzel şiir matematiktir. Yeryüzünde şimdiye kadar ‘İki kere iki dört eder’den daha güzel bir dize yazılmamıştır sanırım. (Aziz Nesin)

ÇİVİ

CHP’de Danışma Kurulları ile birlikte İl Başkanlığı için Acar Ünlü, Mustafa Saruhan, Enver Tuna, Evren Tezcan, Haşmet Işık isimleri geçmeye başladı. Arkadaşım, Muğla’da CHP’lilerin akıllanacağı yok. Osman Gürün çoktan belirlemiştir.” dedi.

Beni Bi Gülmek Aldı: )))))

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Ahmet Tan Karaosmanoğlu 09 Temmuz 2019 / 07:54

Efem,
Yıllar önce ,bir gün dediklerimizin doğruluğu ortaya çıkacaktır demiştik.Keşke biz yanılmış olsaydık.

mehmet kaya 09 Temmuz 2019 / 21:39

Muğla il başkanlığı için adı geçen şahıslardan Osman Gürün Mustafa Saruhan’ı seçer. Zaten seçmişti YSK engeline takıldı. Osman abisi onu Bodrum Belediye Başkan adayı olarak tayin etmişti. Şimdi de il başkanı olarak tayin eder. Yalnız bu kez yasal engeli olup olmadığını bizzat kendisi araştırır. Enver Tuna, Haşmet Işık, Evren Tezcan ve Acar Ünlü ile araları yok biliyoruz. Dün öyleydi. Bu gün değişmemiştir herhalde.