Büyük Şehir Muğla / YASA DEMOKRASİYİ GÜÇLENDİRİYOR

Bu haber 14 Kasım 2012 - 0:00 'de eklendi ve 747 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

AK Parti’nin Marmaris’te yapılan eğitim çalışmasında konuşan AK Parti’nin yerel yönetimlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Menderes Türel’in verdiği bilgilere göre, Türkiye’de Belediyeler Kanunu 1930’da çıktı.
1985 Avrupa Yerel Yönetim Özerklik Şartı imzaya açıldı.
Türkiye bu şarta 2008 de imza attı. Bir çeşit uyum yasası olan bu şartın paralelinde 26 Kalkınma Ajansı kuruldu. Muğla’da GEKA (Güney Ege Kalkınma Ajansı) adı altında bu ajanslardan birinde Denizli ve Aydın ile birlikte yer aldı.
GEKA’nın ardından şimdi, 2013’te Bütün Şehir ile karşılaşıyoruz.
 
Xx     xx     xx
Kalkınma Ajansları kurulurken, bunun geleceğin eyaletlerinin altlığı olduğu düşünülmüş ve her Kalkınma Ajansı, örneğin Aydın, Muğla ve Denizli’nin içinde yer aldığı GEKA geleceğin bir “eyaleti” olarak algılanmıştı.
Ben de o algı sahiplerindendim, ama…
Henüz bunu yaşamadık. Ayrıca eyaletlere de önyargılı bakmamalı. Amerikalılardan, Almanlardan daha mı çok milliyetçiyiz?!
Şimdi Bütün Şehir uygulamasında da benzer yaklaşım sergileniyor.
Her ne kadar CHP’liler “Bütün Şehir” uygulaması ile yerel yönetimlerin “merkezileşeceğini” ve bunun Avrupa Yerel Yönetim Özerklik Şartı’na aykırı olduğunu öne sürseler de, MHP’liler ise “Federasyona götürülüyoruz” kaygısı taşıyorlar.
Umarım her iki kaygı da boştur. Çünkü yasa muhalefete rağmen hafta sonunda çıktı.
 
xx     xx     xx
“Bütün Şehir” uygulamasında 5 ana omurga var;
– Büyük Şehir’in il mülki sınırları genişliyor, il sınırları sınırı oluyor.
– İl Genel Meclisi kalkıyor.
– İl Özel İdaresi kapanıyor ve belde belediyeleri kapanıyor.
– Köy ve beldeler mahalle oluyor.
– Nüfusu 750 binin üzerinde olan 13 il bütün şehir oluyor.
Bunlar hemen hemen bilinenler.  Asıl yanıtı merak edilenler sorular şunlar:
Büyük Şehir Belediye Meclisi üyeleri İl Genel Meclisi üyeleri gibi mi seçilecek? Köy muhtarlıkları kapanacak mı? Kapanacak beldelerin personelinin geleceği ne olacak? Bütün Şehir Belediyesi Fethiye’nin Bekçilerinden Milas’ın Çomakdağına nasıl hizmet götürebilecek?
 
xx     xx     xx
İlk soruya; “Büyük Şehir Belediye Meclisi üyeleri İl Genel Meclisi üyeleri gibi mi seçilecek?” sorusuna bakalım.
Menderes Türel, “Böyle olmayacak. Bu yasa demokrasiyi güçlendiriyor. İlçe Belediye Meclislerinin üst sıraları büyük şehir belediye meclisinde yer alıyor.” diyor. Bence de demokrasiyi güçlendiren bir uygulama geliyor.
Bilindiği gibi daha önce köylerde bir muhtara bir de il genel meclisine oy kullanılıyordu. Beldelerde muhtara, belediye başkanına, belediye meclis üyelerine ve il genel meclisi üyelerine… İlçelerde de beldelerde olduğu gibi…
Bütün Şehir uygulamasında ise idari statüleri “mahalle” olacak olan köylülerimiz yine muhtarlık (mahalle) için oy kullanırken, ilçe belediye başkanlığı ve meclis üyelikleri ile bütün şehir belediye başkanlığı için oy kullanıyorlar.
Yani köylerde (mahalle) Bütün Şehir Meclisi için oy kullanılmıyor. Sadece köylerde değil, köyler gibi mahalle olacak beldelerde ve ilçe merkezlerinde de Bütün Şehir Meclisi için oy kullanılmayacak.
Yani idarenin “merkezileştiği” ve “yerellikten uzaklaşıldığı” filan yok…
Mahalleye dönüşecek köylerde ve beldelerde yaşayanlarla ilçe merkezlerinde yaşayanlar önce mahalle muhtarları, sonra ilçe belediye başkanı ve ilçe belediye meclisi üyeleri için oy kullanıyorlar. Sonrada bütün şehir belediye başkanını seçiyorlar.
Bütün Şehir Belediye Meclisi ise birer kontenjan hariç, her ilçenin belediye meclisinin üst sıralarındaki üyeler partinin orada aldığı oy oranına (yüzde 20) göre Bütün Şehir Meclisi’nde yer alıyor. Yani üst sıralardaki üyeler hem ilçe belediye meclisinde hem de bütün şehir belediye meclisinde görev yapıyor.
Kimse Büyük Şehir Belediye Meclisi’ne (doğrudan) aday olacağım diye heveslenmesin!
 
xx     xx     xx
İkinci soruya; “Köy muhtarlıkları kapanacak mı?” sorusuna gelince…
Köy muhtarlıkları kapanmıyor. Köyler mahalle oluyor ve dolayısıyla köy muhtarları “mahalle muhtarı” haline geliyor. Buna karşılık köy olmaktan kaynaklanan mera, yaylak, zati ihtiyaç vb. haklar ortadan kalkmıyor. Ayrıca muhtarlıkların vermediği ve veremeyeceği; il özel idaresinden alınmaya çalışılan hizmetler belediyeden alınıyor.
Uygulama ile Büyük Şehir ve ilçe belediyelerine bütçelerinin en yüzde 10’unu 10 yıl süreyle köylerin altyapıları için harcama zorunluluğu getiriliyor. Bu sayede köylerde yaşayanlar il özel idarelerinden “başlarına kakılırcasına”, “yalvartırcasına” siyasi madrabazlıklarla hizmet almaya çalışmaktan kurtulacaklar.
5 yıl süreyle bina ruhsat harcı, katılım payı ve emlak vergisi alınmayacak olan köylerde, su ücretleri de belediye tarifesinin dörtte birini geçmeyecek.
Bunun yanında ayrıca köylere “imar affı” geliyor. Ruhsatsız köy yapıları, fen bilimine uygun yapılar ruhsatlı hale geliyor. İmar meselesi çözülüyor.
Ancak bu yanlış anlaşılmasın. Özel Çevre Koruma Bölgesi, Arkeolojik ve Doğal SİT üzerinde bulunan kaçakların, Kıyı Kenar Çizgisi Yasası’nı çiğnemiş olan yapıların ruhsat almaları söz konusu değil…
 
xx     xx     xx
Bütün Şehir Belediyesi Fethiye’nin Bekçilerinden Milas’ın Çomakdağına nasıl hizmet götürebilecek?
Menderes Türel bu sorunun yanıtını verirken “Uygulama 2004’te İstanbul ve Kocaeli de başladı. Özel İdarelerin hizmet götüremediği yerler hizmet aldı. Bu iki ilde yolsuz, susuz köy kalmadı.” diyordu, ama daha ayrıntılı bilgiler vardı. Kalan iki sorunun yanıtı ile o ayrıntıları yarın ele alalım.
14.11.2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.