BÜYÜK ŞEHİR Mİ? O DA NEYMİŞ?

Bu haber 09 Mayıs 2012 - 0:00 'de eklendi ve 966 kez görüntülendi.
CIZ
CIZ cizciz@hamlegazetesi.com.tr

13 bin 338 km2 yüzölçümü, 802 bin 381 nüfusu ve 1.124 km kıyı uzunluğu ile ülkemizin önemli turizm ve ihracat kapısı olan Muğla’nın büyükşehir olacağına nihayet herkes inandı.
Sayın Başbakan’ın Muğla mitingindeki açıklamasından sonra, geri adım atmayacağını bile bile ipe un serdik, duymazdan geldik, ama-fakat-lakin teraneleriyle iki yılı boşa geçirdik. Hadi bundan etkilenecek, koltuğundan olacak yerel siyasetçilerin ayak diretmesini anladım da, iktidar partisinin organlarının konuya duyarsız kalmalarını bir türlü anlamış değilim.
Gerçi bunlar Muğla ve Bodrum için olağan şeyler. Bodrum 30 yıldır su sıkıntısı çeker. Tankerlere mahkûm bir turizm anlayışına dur demek ve Yarımada’yı rahatlatmak için DSİ gece demedi, gündüz demedi, dağ-taş demedi, herkesin gözü önünde çalıştı ve yarım milyar TL’ye yakın bir maliyetle arıtılmış içme suyunu Bodrum’un kapısına kadar getirdi. Bir de ne görsün? Belediyeler suyu alamıyor. Niçin? Çünkü çok kaçak var ve bu iki yıl zarfında şebekelerini yenilememişler. Aynı hikâyenin benzerini Muğla ve ilçeleri büyükşehir için de yaşayacağa benziyor.
İçişleri ve Maliye Bakanlığı’nın ortaklaşa hazırladıkları tasarıya göre Muğla ile birlikte toplam 13 il büyükşehir olacak. Yeni düzenleme önümüzdeki yerel seçimlerden önce yürürlüğe girecek. Tüm belde belediyeleri kapatılıp, mahalle olacak. Tüm altyapı hizmetlerini büyükşehir üstlenecek. Mali açıdan da ana kasa büyükşehir olacak.
Bu yeni yapılanma ile ilgili tereddütler ve endişeler var. Konunun detayları hala Bakanlıklarda saklı.
Eğer yanlış anlaşılmaları ve siyasi amaçlı yıpratma politikalarını bertaraf edecek bilgi akışı sağlanamazsa, AK Parti’nin bu yeni uygulama nedeniyle Muğla’da oy kaybına uğrayacağı siyasi kulislerde konuşulmaya başlandı bile.
Bu nedenle aşağıdaki soruların acilen cevap bulması gerekmez mi? Siyaset şimdi değil de ne zaman?
· Bu iletişimsiz süreç devam ederse öncelikle yeni düzenlemeden etkilenecek olan belde ve ilçe sakinleri, yerel yönetimler, siyasi kurumlar ve STK’lar nasıl aydınlatılacak?
· Büyükşehir modeline geçişte bilimsel, yönetimsel, ekonomik ve siyasi gerekçelerimiz nelerdir?
· Bu sistemin artıları-eksileri, getirisi-götürüsü nedir?
· İlçemizde ne gibi yapısal ve yönetimsel değişiklikler olacaktır?
· Yeni ilçe belediyesinin örgüt şeması ve yetkisi nasıl olacaktır?
· Stratejik plan bağlamında; kaynak israfını ve çarpık yapılaşmayı önlemek, sektörel dağılımın sağlıklı yapılabilmesi, toplam kalite yönetimi, koruma-kullanma dengesi, sürdürülebilir yaşam ve turizm için büyükşehir modeli ne anlam ifade ediyor?
· Muğla’nın ve Bodrum’un 50 yıllık geleceğinin planlanmasının yolu büyükşehir olmaktan mı geçiyor?
· Belde belediyelerinde istihdam edilen kadroları hangi sürprizler bekliyor?
· Sonuç olarak biz bu işte karlı mı olacağız, zararlı mı?
İşte tüm bu sorulara cevap vermekte ne kadar gecikirse Ak Parti’nin oy kaybetme riski o denli artacaktır.
Tereddütleri, endişeleri ve eleştirileri giderecek icra makamıdır. Sayın Başbakan’ın mitingindeki ilk açıklamasından bu güne tam iki yıl geçti. Merak ediyorum Muğla’da ve Bodrum’da konuyla ilgili çalışma yapıldığını duyan var mı? Yasa çıkıncaya kadar tüm ön hazırlıklarımızı tamamlamış olmamız gerekmez miydi?
Belediyeler Birliği, Belediye Başkanlarımız ve parti Başkanlarımız Büyükşehir modeli ile ilgili kaç toplantı yaptı, kaç beyanat verdi?
Yasa çıkacak ama kanun hükmündeki kararnameler, tebliğler, yönergeler aşamasında da mı müdahil olmayacağız? Yazık, çok yazık… Bu eylemsizlik Bodrum’a yakışıyor mu?
Yine de ümitliyim. İnşallah bu yazımız kıvılcım olur. Belediyeler, STK’lar, Kent Konseyi, Muğla Üniversitesi, siyasi partiler ve bürokratlardan oluşacak bir komisyon acilen çalışmalara başlarsa ne ala. Başlamazsa yine müzmin istemezükçülere gün doğacak.
Mesela Bodrum için, Kaymakamımız Sayın Dr. Mehmet Gödekmerdan önderliğinde bir beyin fırtınası ekibi oluşturulabilir. Herkesin ve her kesimin katılacağı bir oluşum Bodrum’un geleceğini şekillendirebilir.
Bodrum böylece yeni bir katılımcı demokrasi sürecine girmiş oldu. Müdahil olunur ve iyi yönetilirse çok şeyler Bodrum lehine dönebilir.
Bir düşünürün dediği gibi;
 “Aşk öyle bir ateştir ki, son yaktığı kendisi olur!..” Bodrum aşkı da böyle bir şey olsa gerek…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.