Büyük Kongre ve Muğla

Bu haber 09 Eylül 2015 - 0:00 'de eklendi ve 1.482 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

AK Parti’de 7 Haziran Genel Seçimi için adaylık başvurusunda bulunanların neredeyse yarısı önümüzdeki seçim için adaylık başvurusunda bulunmadılar, ama 1 Kasım için de aday adayı rekoru kırılıyor. Bunun için kulislerde “Hasan Kökten bereketi” diyorlar!

AK Partililere adeta “Ben de yaparım cesareti” geldi…

İlk kez bu seçimde aday olanların eski belediye başkanları olduklarını görüyoruz: Yusuf Demirci (Yerkesik), Mehmet Tire (Gümüşlük), Halil İbrahim Kaynar (GölTürkbükü), Ali Doğan Serçek (Milas)… Yavuz Ercan, Ahmet Doğu, Abdurrahim Tuna dahil hemen hepsinin ise “liberal” oldukları söylenebilir.

Benimki bir tespit…

xx        xx        xx

Muğla’da bazı yerel gazetelerde yazan ve bizim Ahmet Karataş ile Namık Açıkgöz ve Ünal Bozyer arkadaşlarımızı saymazsak, AK Parti’nin neredeyse tek irfanlı, münevver kaleminin son yazılarına bakılırsa liberal isimlerin işi zor!

Çünkü O’na göre, adayların belirlenmesinde “Öğreti ve irfan hakim olacak.” imiş…

Münevver kaleminki tespit mi, duyum mu onu bilmiyoruz.

Adayların 12 Eylül Kongresinden sonra belirleneceğini belirten irfanlı münevver kalem, özellikle Ege ve Doğu illerinde vekillik işinin sıkı tutulacağını belirtirken, AK Parti’nin “fabrika ayarlarına” döneceğine dikkat çekiyor ve “Ankara Lobisi’nin bittiği, Anadolu Lobisi’nin devrede olduğu” gibi garip bir tespitte bulunduktan sonra şöyle diyor:

Milas-Bodrum seçmen yoğunluğunda başarı olmadı. Bu nedenle Fethiye ve Merkez ağırlıkta olacak. Tabanda halkın en çok istediği siyasilere listenin ilk sıralarında yer verilecek.

Üstat sakarın üstünü Menteşe temsil edecek diyor. Yusuf Demirci mi, Yelda Gökcan mı?

Onu da açıklayıverse iyi olacakmış.

xx        xx        xx

Bu defa tabanda kabul gören isimlerin öne çıkmasının muhtemel olduğunu belirten irfan sahibi kalem “Çok popüler, bilinen isimler artık olmayacak. Bir nevi Ak Parti ‘fabrika ayarlarına dönecek. Öğreti ve irfan hakim olacak. Arınma yaşanacak. Büyük kongre tarihi öneme haiz.” diye devam ediyor.

Bana biraz karışık geldi. AK Partililere karışık gelmeyebilir tabi… Ancak 12 Eylül’de yapılacak olan AK Parti Kongresi’nin tarihi öneme sahip olduğu da bir gerçek.

Bugün 9 Eylül. İki gün sonra 12 Eylül…

Üç gün sonra olmasa da beş gün sonra Muğla’dan kimlerin aday olacağı belli olur. Zaten 18 Eylül’de bütün partilerin aday listelerinin kesinlik kazanması gerekiyor.

xx        xx        xx

12 Eylül Kongresi sadece AK Parti için değil, ülkemiz için de tarihi öneme sahip. 7 Haziran’dan beri AK Parti’nin fabrika ayarlarına döneceğinden, hatta dönmesi gerektiğinden söz ediliyor.

AK Parti beklendiği veya dillendirildiği gibi fabrika ayarlarına döner mi?

Fabrika ayarlarına dönüş için Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da partisinin başına dönmesi gerekir gibi bir durum var. Bu mümkün değil.

Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın partisine ayar vermesinin önünde de bir engel yok!

xx        xx        xx

Aslına bakılırsa AK Parti’nin Muğla’daki yerel kurmaylarından (irfan sahibi kalemin tabandan, Anadolu Lobisi’nden kastı bunlar mıdır bilmiyorum) son günlerde hep “yenilenmek” söylemini dinliyoruz. Ankara’da olduğu gibi Muğla’da da kurmayların, akillerin önemli kısmı partinin yenilenmesini “yenilenme” beklentisini “fabrika ayarlarına dönme” diye tarif ediyor.

Gerek irfanlı kalem ve gerekse yerel kurmayların ifadelerini ben Ankara’ya bakıp değerlendirdiğimde “kendi tabanları dışındaki kitlelere” açılmak, AK Parti’nin ilk günlerindeki gibi “daha merkez bir parti olmak” arayış, istek ve beklentisini çıkarıyorum.

Seçim Hükümeti kurulurken, Tuğrul Türkeş’in MHP’ye rağmen MHP’den alınıp gelinip bakan yapılması da bu beklentinin ürünü olarak kabul edilebilir.

xx        xx        xx

AK Parti’nin Tuğrul Türkeş ile bir bakıma Milliyetçi tabana da mesaj vermek istediği ortada. Partisinden hafta sonunda ihraç edilen Tuğrul Türkeş’e bugün yarın AK Parti’den adaylık teklifi götürülmesi de şaşırtıcı olmayacaktır.

AK Parti bununla iki parti arasında “geçişken” olan tabandan az da olsa oy alabileceğini hesaplıyor olabilir. Türkeş’in yanı sıra eski BBP’li Yalçın Topçu’nun da partinin çekim alanında olması da başka türlü açıklanamaz.

AK Parti 1 Kasım’da yeniden iktidar olabilmek için milliyetçi oyların peşinde.

Ancak milliyetçi oylar yetmeyebilir. Onun için liberal oyların hesabı da yapılıyor olmalı… Ki son günlerde Mesut Yılmaz adı da çok telaffuz edilmekte.

Mesut Yılmaz AK Parti’ye gelir veya gelmez. Ancak adının telaffuz edilmesi AK Parti’deki arayışın şekli bakamından bir mesaj veriyor.

xx        xx        xx

AK Parti kulislerinde, işi bilen çevrelerde önümüzdeki günlerde merkezden ve liberal kanattan yeni isimlerin de transfer listesine eklenebileceği konuşuluyor. Ancak AK Parti’nin milliyetçilere ve liberallere kucak açarken, “milli görüş” eksenini ıskalaması da söz konusu olamaz. O yüzden Abdullah Gül ile de bir temas yürütülüyor.

Abdullah Gül’ün iki gün sonra büyük kongreye gelip gelmemesi “parti içi barışın sağlanması” bakımından da çok önemli.

Bu arada “milli görüş gömleği tartışmasına” da bir son verme adına Necmettin Erbakan’ın oğlu Fatih Erbakan da AK Parti’ye davet edilebilir.

Bakmayın siz Muğla’nın gündeminde 1 Kasım’da kimlerin AK Parti adayı olacağının tartışıldığına; AK Parti’nin gündeminde daha çok iki gün sonra yapılacak olan “Yeni AK Parti” kongresi var.

12 Eylül’de yeni AK Parti çıkar mı?

Bilemiyorum, ama bu yönde çabanın yüksek olduğu gerçek.

Ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan ne kadar kabul ederse, AK Parti’nin o kadar yeni olabileceği de unutulmamalı!

xx        xx        xx

Peki ya Kürt oyları?

Büyük ölçüde umut kesilmiş durumda. Ancak Doğu’daki kritik illerde liste başlarına bölge halkının “kıramayacağı” isimler gelecek beklentisi de yok değil. 7 Haziran Genel Seçimi’nin ardından “Süreç bitti” diyen Yalçın Akdoğan’ın yakın zamanda Hürriyet Gazetesi’ne “Süreci ciddiye alıyoruz, süreç bitmedi” şeklinde açıklamada bulunması göz önünde tutulmalıdır.

Ancak yukarıdaki gelişmelere bakınca AK Parti’nin hala Kürt oyları ile ilgili umudunun olduğunu söylemek gerçekçi olmayacaktır.

xx        xx        xx

İki gün sonra yapılacak olan büyük kongrede AK Parti’nin çizgisi öyle veya böyle yeniden belirlenecektir. Başbakan Ahmet Davutoğlu seçime giderken partisinin “seçilmiş genel başkanı” olarak iradesini de ortaya koymaya çalışacaktır. Ancak yine de son karar Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın olacaktır.

Ancak AK Parti 12 Eylül Kongresi’nden Davutoğlu Genel Başkanlığı’nda ister samimi, ister gayri samimi olarak “vitrini” ile de yenilenmiş, merkeze yönelme çabası içinde bir parti olarak çıkacaktır.

AK Parti’nin bunu başarıp başarmadığını nasıl mı anlayacağız?

Oldukça basit. Kongreden sonra belirlenecek Muğla Milletvekili adaylarına bakarsanız anlarsınız.

Eğer AK Parti merkeze yönelme çabası içinde ise, Muğla’da adayları ANAP çizgisinde Muğla’nın tanıdığı isimler olacaktır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI
muhalif Efe 09 Eylül 2015 / 11:05

Efem “incirler olana kadar kalsaydın bari” biraz bekleyip de kaleme alsaydın yazını. Patronuna böyle zarar veriyorsun. Adam aday olacaksa sırf senin bu yazın yüzünden gösterilmeyecek.

resat oztepe 09 Eylül 2015 / 23:10

Gocuman; Ak Parti Kongreleri şölen havasında olur. Her Parti hata yapabilir.Mühim olan hatadan dönmektir. Hatada ısrar yarar değil zarar getirir. 1903 Yılında çıkarılan Knunlar la 2015 Türkiyesini İdare etmeye çalışıyoruz. Sivil Anayasa ya doğru adımlar atılmalı.Bilhassa Gazi’nin başında bulunduğu 1921 Anayasası. Allahımız inşallah gösterir. sevgi ve selam.