BÜTÜN YÜREĞİMLE EVET DİYECEĞİM

Bu haber 29 Temmuz 2010 - 0:00 'de eklendi ve 771 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

CHP ve MHP, referandumu,
AK Parti için bir güven oylamasına çevirme çabası içindeler. Seçim öncesinde
bir      fırsat yakaladıklarını düşünüyor
ve “AK Parti’yi istemeyenler, hayır desin” kampanyası yürütüyorlar.

Bu yüzden oylanacak
maddelerden hiç bahsetmiyorlar. Yapılan değişiklikleri küçümsüyor, sıradan
gösteriyorlar. Daha önce de 1982 Anayasası’nda 85 maddenin değiştirildiğini
hatırlatıyor ve “ortada zaten darbe anayasası falan kalmadı”
diyorlar… “AK Parti’ye, fırsatını yakalamışken iyi bir ders verelim,
hayır diyerek hükümetin burnunu sürtelim” çağrısı yapıyorlar.

Yaptıkları siyasî etik
açısından bir saptırmadır. Ve doğruyu söylemiyorlar.

Çünkü daha önce yapılan
bütün anayasa değişiklikleri, vesayet sistemini tahkim eden darbe anayasasının
özüne dokunmayan değişikliklerdi. Hatırlayınız, Sayın Baykal, öze dokunan
maddeleri kastederek, “çıkarın üç maddeyi, biz de evet verelim”
demişti. Parti kapatmayı zorlaştıran madde, yeterli oyu alamadığı için düştü.
Ama HSYK ve Anayasa Mahkemesi ile ilgili maddeler referandumda oylanacak.

Önce şunu bir daha
soralım. Bu iki madde CHP ve MHP’yi neden rahatsız ediyor? Çünkü referandumda
evet çıkarsa, yüksek yargıdaki kast sistemi çöküyor. Yüksek yargı, ideolojik
cendereden kurtarılıyor. Vesayetin en önemli payandası çöküyor. Mesela HSYK’nın
21 üyesinin üçte birini, kürsü hâkim ve savcılarının seçtiği üyeler
oluşturuyor. Böyle bir HSYK, Kara Kuvvetleri komutanının talebi ile Savcı
Ferhat Sarıkaya’yı mesleğinden atar mıydı? Onun avukatlık yapma hakkını bile
elinden alır mıydı? Yeni yapısı itibarıyla, artık askerlerin baskısıyla
meslektaşlarına kıymaz/kıyamaz. Ayrıca, yapılan değişiklikle, HSYK’nın,
“meslekten çıkarma” cezasına ilişkin kararlarına itiraz yolu
getirilmektedir.

Vesayetin özüne dokunan
bir başka değişiklikle, Genelkurmay başkanı, kuvvet komutanları ile Jandarma
genel komutanına, görevleriyle ilgili suçlardan dolayı, Yüce Divan’da (Anayasa
Mahkemesi’nde) yargılama yolunun açılmasıdır. Böyle bir hükmün varlığı bile,
komutanlara, asli vazifelerinin dışına çıkmamaları için ciddi bir caydırıcılık
taşıyacaktır. Bunlardan başka, askerî vesayetin özüne dokunan iki madde,
cuntacıları en fazla sıkıntıya sokan değişikliktir. İşini gücünü, askerlik
görevini bir kenara bırakıp ömrünü darbe hazırlığı ile geçiren, bünye içinde
sürekli himaye gören, cuntalaşan, kendilerine dokunulmaktan korkulan hale gelen
rütbeliler, bundan sonra kırk defa düşüneceklerdir. Bu maddelerin ilki,
“12 Eylül dönemindeki Milli Güvenlik Konseyi üyeleri ile bu dönemde
kurulan hükümetler ve Danışma Meclisi’nde görev alanların yargılanmasını
önleyen geçici 15. maddenin, yürürlükten kaldırılması”dır. Referandumdan
evet çıkması halinde, 12 Eylül’de işkence gören, haksızlığa uğrayan bütün
mazlumlar haklarını arayacaktır. Yeni bir hukuki süreç başlayacaktır. CHP ve
MHP’nin; “yargılanmayacaklar, bu madde göstermelik” demelerine asla
inanmayınız. Bir tartışma yaşansa bile, o başvurular, o hak aramadaki cesaretli
duruşlar, hâlâ darbecilik peşinde olanların gözünü korkutacaktır.

İkincisi; devletin
güvenliğine, anayasal düzene ve düzenin işleyişine karşı suçlara ait davalar,
askerî mahkemelerde değil, her durumda adli mahkemelerde görülecek. Siviller,
savaş hali dışında askerî mahkemelerde yargılanamayacak. Cuntacıların, askerî
mahkemelerden medet umması, bir daha söz konusu olamayacaktır.

Yapılan değişiklikler AK
Parti’yle asla ilgili değildir. Partiler yolcu, millet hancıdır. Partiler
geçici, hukukun üstünlüğü ve herkesin hesap veriyor olması kalıcıdır.

Statükoculara kulak
vermeyelim. Türkiye, referandumla, vesayetten kurtulmak adına altın bir fırsat
yakaladı. Bu referandum, geleceğimiz adına hayat memat meselesidir. Bugün
vatandaşlık sorumluluğunu yerine getirmeyenlerin, yarın söyleyeceği tek bir
sözü olamaz.

Ben, bütün yüreğimle,
umudumla evet diyeceğim…

HÜSEYİN GÜLERCE   23/07/2010  
ZAMAN GAZETESİ

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.