Buralar “Efe/Zeybek Dağlarıdır”…

Bu haber 16 Ekim 2017 - 0:59 'de eklendi ve 1.285 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Ne diyelim?

Kalp kalbe karşıymış” mı? Hafta sonunda cumartesi günü Hamle’nin birinci sayfası ilginç oldu.

Manşette Kadir Tamer arkadaşımızın kaleme aldığı “Teröristlerin hedefleri belirlendi” başlıklı haber yer alırken, sayfanın altında da ÖZGÜRCE köşesinde benim “Milletvekili Erdoğan’da soruyor?” başlıklı yazım yer alıyor.

Seydikemer ve Köyceğiz’de yaşanan terör olaylarının üzerinden neredeyse 15 gün geçti.

Hiç beklenen anlamda açıklama, bilgilendirme yapılmadı. Cumartesi günkü yazımda bu “alışılmadık durumun” sorgulaması yapılıyordu. Yazımın içinde MHP Muğla Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Erdoğan’ın soruları da yer alıyordu. Manşet haberimizde benim sorgulamam yanında Milletvekili Erdoğan’ın sorularının yanıtı yer almaktaydı…

Bu durumda haklı olarak benim o köşe yazısını yayınlama nedenim sorulabilir…

 

xx        xx        xx

Bizde gazetenin iç sayfaları erken basılmaya başlar.

Muğla Cumhuriyet Başsavcılığından söz konusu açıklama Cuma günü saat 17.00 sıralarında gelmişti. Kadir Tamer arkadaşımız son anda manşeti değiştirebildi, ama benim yazı basılmıştı.

Geç gelen detaylı açıklama, sokaktaki vatandaşın “doğru bilgilenmesi” ve kafalardaki soruların giderilmesi bakımından yararlı oldu.

O gün yazımda “Hedeflerinde nereler var?” diye sormuştum.

Dehşet verici… Başsavcılık açıklamasında “Köyceğiz’de ölü ele geçirilen örgüt mensuplarının üzerinden çıkan tabletler içerisinde Offline Maps isimli program içerisinde işaretlenen alanların emniyet müdürlüğü, valilik, hükumet konakları, askeri binalar ile Ak Parti binalarına ait olduğu açıklandı.” bilgisi yer almış.

Milletvekili Erdoğan da “Acaba Muğla’da PKK- FETÖ işbirliğinin yeni bir versiyonu ile mi karşı karşıyayız? Eğer bunlar yakalanmasaydı hedefleri sadece Cumhurbaşkanına Suikast davasını karara bağlayacak olan mahkeme heyeti miydi, yoksa bu davada yargılanan sanıklardan susturulması gerekenler mi vardı? Tüm bu ve benzer sorular üzerinde ciddi bir şekilde düşünülmesi ve çalışılması gerekmektedir.” diye sormuştu.

Açıklamadan böyle bir şeyin olmadığını, ama Karadeniz’deki gibi Akdeniz Yapılanması girişim ve çabalarının olduğunu öğrendik…

 

xx        xx        xx

Bu arada teröristlerin Suriye’den geldikleri kesinleşti.

Muğla’da iki ayrı operasyonda etkisiz hale getirilen 10 teröristi, Suriye’nin Lazkiye kentinden getirdiği tespit edilen “Santo” adlı balıkçısı gemisi ilk kez görüntülendi. Daha önce nerde olduğu belli olmayan “gezinti teknesi” çapındaki balıkçı gemisi Göcek Limanı’na çekilmiş.

Bu büyüklükte ve küçüklükte bir tekne Akdeniz dalgalarını aşıp, kıyılarımıza nasıl gelebilmiş onu da hala anlayabilmiş değilim.

Ayrıca deniliyor ki bu tekne Lazkiye’den kıyılarımıza 10 sefer yapmış. Her seferde 10 kişi getirse, bu 100 kişi, yapar. Köyceğiz’den kaçan terörist grant tuvalet giyinip Güneydoğu’ya ulaşmadı ise, hala dağlarımızda olmalı. Acaba onunla birlikte dağlarda dolaşan teröristler var mı?

Bu konuda İhlas Haber Ajansı haberinde “Muğla’da geçen hafta 6’sı ölü, 4’ü sağ olarak yakalanan PKK’lı teröristlerin, 2 kardeşi dağda olan Suriye uyruklu ‘Fuat’ kod adlı Ebu Reşit yönetiminde Lazkiye’den Türkiye’ye getirildiği ortaya çıktığı” belirtiliyor ve konuyla ilgili şu ifadeye yer veriliyor:

28 Eylül’de, “Santo” adlı tekneden şüphelenen güvenlik kuvvetleri, 4 mürettebat ile Ebu Reşit’i gözaltına aldı. Gözaltına alınan Ebu Reşit, ‘Santo’ isimli tekneyle Lazkiye’den Türkiye’ye son 1,5 ayda 6 sefer yaptıklarını itiraf etti.

Bu konu aydınlatılmıştır veya inşallah aydınlatılır…

 

xx        xx        xx

İHA’nın haberinde Nisan ayında Van’da yakalanan örgüt mensuplarının, PKK’nın Batı illerine deniz yoluyla terörist sokacağını itiraf ettiği, Güvenlik Kuvvetlerinin Ege ve Akdeniz kıyılarında tedbirleri artırdığı belirtildi.

Milletvekili Erdoğan kıyılarımızda teröristlerin bir yapılanmasının olup olmadığını soruyordu.

Demek ki bir yapılan çabası var…

Cuma günkü yazımda Milletvekili Erdoğan, “Yine; bundan sonra Muğla’da çeşitli spekülasyonlar yapmak suretiyle sosyal medya üzerinden ve dedikodu cenahından terör örgütlerine destek sayılabilecek davranışlardan bütün hemşehrilerimizin uzak durması çok önem arz etmektedir.” derken, şu uyarıda bulunmuştu:

Değerli hemşehrilerimizin herhangi bir bilgiye veya belgeye ulaştıklarında bunu dedikodu cenahında kullanmak yerine işin muhataplarına yani güvenlik güçlerimize en hızlı şekilde ulaştıracaklarına inancım tamdır. Muğla’daki terör olayları hakkında lüzumsuz kullanımı terör örgütlerine yeni bir propaganda alanı açmamalıdır. Çünkü dedikoduların Muğla’mıza ve milletimize hiç bir hayrı olmayacaktır.

Bir uyarıda da ben bulunayım, bugünlerde avcılarımızın ve orman köylülerimizin gözlerini başka türlü açık tutmalarında yarar var…

 

xx        xx        xx

Gelelim Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yazılı ve “doyurucu” açıklamasına…

Açıklamada, PKK/KCK silahla terör örgütünün kış üslenmesinin yanı sıra batıdaki kentlerde eylem sürecinin başlatılması için öncelikle örgütün sözde Özel Kuvvetleri olarak adlandırılan silahlı gücünden hazırlanan grupların, Batı Anadolu’ya gönderilmesi talimatının bulunduğu belirtilmiş.

Bu çok önemli… Demek ki PKK/KCK stratejisinde değişiklik yaptı. Karadeniz’de başarısız olunca Güney Ege ve Akdeniz’e yöneldiler.

Savcılık açıklamasında Adana, Kahramanmaraş, Hatay ve Osmaniye kırsalında, Amanos örgütlenmesini tamamlayan örgütün  ‘Akdeniz Açılımı’ adı verilen faaliyetleri kapsamında Batı Anadolu’da oluşturulacak silahlı gücüyle, PKK’nın, özel kuvvetlerden 5-6 kişiden oluşan grupları batıya kaydırmayı planladığının tespit edildiğine yer verilmiş.

Ancak buralar “Efe/Zeybek Dağlarıdır”… Buralarda tutunmak kolay değildir… İnanmayan Yunan’a sorar…

Tabi yine de yerleşik yabancılara ve “romantik devrimcilerimize” dikkat etmeliyiz…

 

xx        xx        xx

Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yazılı açıklamasında kim neyi merak ediyorsa, “valilik bahçe duvarlarındaki parmaklıklar hariç” yanıtı var. Merak eden 14 Ekim tarihli Hamle’ye bakabilir…

Operasyonlarda, 19 teröristten; 12’sinin tutuklandığı, 5’nin öldürüldüğü,  birinin üzerinde bulunan patlayıcı madde ile kendiliğinden öldüğü belirtilirken halen firarda olan bir teröristin yakalanması için çalışmaların devam ettiği ifade edilmiş.

Sant” isimli tekne ile Suriye’den Muğla kırsalına inen terör örgütü mensuplarının Seydikemer’e bağlı Karadere Mahallesi kırsalında bulunduklarının saptandığının belirtildiği açıklama şöyle devam etmiş:

“Tespit edilen örgüt mensuplarının, Mersin ilinden irtibat kurdukları şahıslar tarafından bölgeden alınmalarını talep ettikleri duyumunun alınması üzerine güvenlik güçlerince örgüt mensuplarını alacak şahısların/araçların takip edilmesi sonucu 4 Ekim tarihinde  de Ekrem A., Mehmet C. Y., Veysi Ş. ve Ferat Velat A. isimli 4 PKK/KCK silahla terör örgütü mensubu olduğu değerlendirilen şüpheliler ile bu şüphelilerle birlikte Adnan Y., Mustafa Y. ve İsmail B. isimli üç şüpheli yakalanarak, adli işlemlerin ardından tutuklanmışlardır.

 

xx        xx        xx

Köyceğiz’de çıkan çatışmada Rojhat S., İlyas D., Musa A. ve açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen Adıl isimli örgüt mensuplarının öldürülerek etkisiz hale getirildiği 1 jandarma personelinin hafif şekilde yaralandığı kaydedildi.

Canlı yakalanan ve ölü ele geçirilen teröristlerde özetle çok sayıda yaşam malzemesi ile 80 adet zırh delici uzun namlulu silah fişeği, 3 bin 160 adet uzun namlulu silah fişeği, çok sayıda uzun namlulu silah ve tabanca, 51 adet el bombası, çok sayıda glock tabanca, 7 adet telefon, 1 tablet bilgisayar, yaklaşık 2,5 Kg plastik patlayıcı, 93 adet elektrikli kapsül (fünye), 2 adet elektrikli bomba düzeneği, 1 adet apeks ibareli silah üstü termal dürbün, 1 adet top infilaklı fitil, Bir kutu içerisinde İ.45ncrc 120 Wt patlayıcı ele geçirilmiş. Ayrıca 2 bin 500 dolar, 21 bin 500 Euro ve 14 bin 250 lira para elde edilmiş.

Bu kadar işte… Günlerce bunu bekledik. Sosyal medyada herkesi gazeteci yaptık…

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI
Hüseyin Akar 16 Ekim 2017 / 12:26

Yerleşik yabancılar ve romantik devrimciler sözü hoşuma gitti. Çünkü bu devrimciler Selo iyi konuşuyor yakışıklı çocuk diye ülkeyi devirmeye çalışanlara oy verdiler. Bu tespitiniz çok doğru, duyduğum kadarıyla, romantik devrimci, PKK sempatizanı bir komedyen ile bir keçili sigorta reklamlarına çıkan sinama artistti Köyceğizden büyük miktarda arazi alıp içine yerleşmişler. Acaba gelen bu teröristler buralarda barınıyor olabilir mi?

Reşat Öztepe 16 Ekim 2017 / 12:34

Gocuman; Sizi bunun için hem seviyorum ve hemde önemsiyorum. Ancak buralar “Efe/Zeybek Dağlarıdır”… Buralarda tutunmak kolay değildir… İnanmayan Yunan’a sorar… varmı başka izah isteyen. sevgi ve saygı.

Tabi yine de yerleşik yabancılara ve “romantik devrimcilerimize” dikkat etmeliyiz…