BÜLENT ARINÇ BU TUZAĞA NASIL DÜŞER!…

Bu haber 02 Ekim 2012 - 0:00 'de eklendi ve 1.220 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Yazımıza, biraz uzunca ama evrensel gerçekliği olan bir örnekle girelim…
Fransız yazar Antoine de Exupery’nin “Küçük Prens” adlı kitabını bilirsiniz. Kitap, çocuklar için yazılmış gibidir ama aslında büyükler için yazılmıştır. Bu kitapta, bir nitelik-nicelik karşılaştırması vardır.
Bu sahnede şöyle denir:
>“Büyükler sayılara bayılırlar. Yeni bir arkadaş edindiniz diyelim; onun hakkında hiçbir zaman asıl sormaları gerekeni sormazlar. ‘Sesi nasıl?’ demezler örneğin. Ya da ‘Hangi oyunları sever? Kelebek koleksiyonu var mı?’ diye sormazlar. Onun yerine, ‘Kaç yaşında?’ derler. ‘Kaç kardeşi var? Kaç kilo? Babası kaç para kazanıyor?’ Ancak bu sayılarla anlayabileceklerini sanırlar arkadaşınızı.
>Eğer büyüklere, ‘Güzel bir ev gördüm; kırmızı tuğlalı, pencerelerinden sardunyalar sarkıyor, damında ise kumrular var.’ derseniz, nasıl bir evden söz etmekte olduğunuzu bir türlü anlayamazlar. Ne zaman ki onlara, ‘Yüz milyonluk bir ev gördüm’ dersiniz, işte o zaman size, ‘Oo, ne kadar güzel bir evmiş!’ derler gözlerini koca koca açıp.
>… Arkadaşımı unutursam, kendimi o, sayılardan başka bir şeye değer vermeyen büyükler gibi hissederim sonra.”
Vallahi de billahi de ben demiyorum>, Antoine de Exupery diyo!… Bir şeyin niteliğini rakamlarla ölçmeye olan gıcıklığımın temelinde bu kitap yatar. Ne zaman bol rakamlı bir konuşma duysam, Küçük Prens’teki bu cümleleri hatırlarım.
Geçen hafta, üniversitenin açılışına gelen Başbakan Yardımcımız Sayın Bülent Arınç’ın konuşmasını dinlerken de, böyle konuşmalarda rakam zikretmeye karşı olan hislerim depreşti.
1970’lerden beri siyasi hayatımızda oynadığı rolü yakından bildiğim (Ne de olsa hemşehriyiz.) ve son10 yılda da Türkiye’nin değişimine olan katkısına şahit olduğumuz Sayın Arınç, konuşmasının ilk kısmında, o kadar çok rakam verdi ki, hiç birisi, hiç kimsenin aklında kalmadı. Verdiği rakamların özeti, iktidarın, 10 yıldır eğitimde ve üniversitelerin gelişmesindeki performansının çok iyi olduğu idi. Bunu vurgulamak için, herkesin aklını karıştıran bir sürü rakam vermeye bence hiç gerek yoktu.
Konuşmasındaki talâkat ve selâseti her zaman takdir ettiğimiz Sayın Arınç, konuşmasının ikinci kısmında, üniversite zihniyetine, son derece berrak cümlelerle vurgu yaptı. Üniversitelerin çoğulcu ve demokratik yapısına yaptığı vurguyu mutlaka kaydetmek gerekir. Bundan başka, Muğlalı bir öğrencinin rakibinin Muğla’da, Diyarbakır’da, Manisa’da olmadığını, onun rakibinin New York’ta olduğunu söylemesi, küreselleşmenin ve dış dünyaya açılmanın gereği olarak, üniversitelere hedef gösteren, güzel bir tespitti. Tespit güzeldi ama keşke daha çok bu konulara zaman ayırsaydı konuşmasında Sayın Arınç. Hem de üniversite kanununun değiştirilmesinin ciddi olarak gündemde olduğu şu günlerde, Sayın Arınç, üniversitelerin ufkuna dair çarpıcı açıklamaları, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesinde yapmış olsaydı, çok daha iyi olmaz mıydı?
Ama olmadı… Sayın Arınç, daha uzun konuşulması gereken konuları kısa kesti fakat konuşmasının büyük bir kısmını, rakamlarla doldurdu.
Benim anlamadığım şey, Türkiye’nin son 40 yılında siyaset yapmış ve hele hele son 10 yılda yaşanan değişime omuz vermiş bir şahsiyet olarak Sayın Arınç, nasıl oldu da, açılış konuşmasında “taşra tuzağı”na düştü  ve bol rakamlı bir konuşma yaptı?… O, bir şeyin niteliğini sadece rakamlarla ifade edecek bir siyasi şahsiyet değildir. Yoksa, taşra Sayın Arınç’ı da mı kendisine benzetti?…
Sayın Arınç, konuşmasında, üniversitelerle ilgili olarak şöyle okkalı bir açıklama yapsaydı da Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi ile birlikte gündeme otursaydı daha iyi olmaz mıydı?…  Şimdi noldu?… Sayın Arınç’ın Muğla ziyareti, 2 cılız ve ilkesiz protesto ile geldi gündeme.
***
Nerden okudum şu Küçük Prens’i!… Okumaz oleydiiim!…Bakın işte, aklıma neler getiriyor?…
Üniversiteleri değerlendirirken, “Kaç?” sorusunun değil de “Ne?”  sorusunun önemli olduğunu söylemiştin ya Süheylâ… Haklıymışsın…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.