Bu yazıyı lütfen okuyun… (1)

Bu haber 20 Şubat 2010 - 0:00 'de eklendi ve 810 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Başlığa bakıp, bu yazıyı okumaya karar verdiğiniz için teşekkür ederim. Dilerim bu yazı sizler tarafından okunduğu gibi gerçekten okuması gerekenler tarafından da okunur.
Okunur da herkes aklını başına alır…
Geçen hafta Çarşamba günü, Muğla şehir merkezinden APS ile atılmış bir mektup aldım.
Birisinden mektup almayalı o kadar uzun zaman, yıllar geçti ki…
Mektup almak, mektuplaşmak artık “nostalji” oldu.
Gerçekten mektup almak çok güzel.
Keşke bu mektup bir de iç karartıcı olmasaydı!…
xx xx xx
İç karartıcı olduğu kadar adeta bir “son çığlık” bir “feryat” diyebileceğimiz mektubun yazanlarının isimleri bende. Özellikle belediye yetkililerinden korkuyorlar. Yine de “Korkunun ecele faydası yok” deyip, kaleme sarılmaktan ve adlarını vermekten de çekinmemişler. Ama ben isimleri saklı tutmak istiyorum…
Mektuplarını da noktasına, virgülüne dokunmadan, ama bazı yerlerini sansürleyerek sizlerle paylaşıyorum.
xx xx xx
İşte o “Türkiye’nin aydınlık yüzü Muğla kararıyor!/Muğla’yı kim yönetiyor?” diye başlayan ve hepimizi düşündürtmesi gereken mektup;
“Sayın Özcan Özgür mü desem!!!
Merhaba Özcan abi mi desem bilemedim. Ama o kadar samimi ve içten yazılarınızı takip ediyorum ki; size abi demek istiyorum.
Her gün inanır mısınız, bu gün ne yazmışsınız diye sabahları gazeteyi karıştırırken, yazılarınızı okurken, size bizi aydınlattığınız için teşekkürlerimi sunuyorum. Tabi ki Hamle ailesini de kutluyorum. Sizi de o aileden görüp, yazılarınızı yayınlama şansı verip, Hamle Gazetesi adını nice yıllara taşımada öncü olduğunuzu görmelerinden dolayı da ayrıca mutluyum.
Neyse sözü fazla uzatmayayım.
Dün akşam saat 11 gibi (Mektup muhtemelen sömestr tatilinde kaleme alınmış) yazmaya karar verdim.
Ben Muğlalı esnaf bir ailenin esnaf çocuğuyum. Bu yazıyı 8 arkadaş yazmaya karar vermiştik, ama bir türlü yapamadık. Kime, nereye, nasıl sözümüzü geçireceğimizi bilemedik.
‘Muğla ekonomisi sizlere ömür!’ başlıklı yazınızı okuduğumda, dedim ki acaba sesinizi duyarlar mı?
İnsan gerçekten ister istemez merak ediyor; Muğla Belediyesi başta, Muğla Ticaret Odası, Muğla Esnaf Odaları Birliği nerede?
Biz giyim işi ile uğraşan Muğlalı, yıllarını Muğla’ya bağlayan küçücük bir aile…Bir haftadır yollar kapalı, alt yapı çalışması var.Trafik yok, araçlar yok, yağmur, soğuk, zaten iş yok, içimiz üşüyor, çünkü tam 10 gündür hiç siftah yok. 7 aydır da tek tük, dayanmaya çalışıyoruz. Çalışıyoruz diyorum, çünkü biz yalnız değiliz… Ben onların sözcüsüyüm. Benim gibi o kadar çok ki, siftahsız dükkan kapatan… Biz kan ağlıyoruz, duyan yok. Esnaf Sanatkarlara bağlıyız, bizim yapacağımız bir şey yok, belediyenin sözü geçer deyip bizi yolluyorlar. Kimse sesini duyuramıyor. Bu şehirde bir KORKU var. Nedir bu korku? BELEDİYE… Neden bu korku?….
Sesimiz yanlış anlaşıldığında elimizdekilerden de olursak diye…
Bu kadar korkulan bu belediye neden hala var diye soruyorum, sessizlik…
Muğla’da insanlar uyuyor. Hani siz ne güzel yazınızda sormuşsunuz; Muğla Belediyesi, Muğla Ticaret Odası, Muğla Esnaf Odaları Birliği farkında değiller mi demişsiniz ya…
Muğla halkı, ticaret yapan esnafı neredesiniz, nerede sizin sesiniz?
Benim gibi çok az Muğlalı esnaf var. Kira gelirleri ile geçinenler daha çok. Bir de memur bölümü var, bir de öğrenciler…
Sayın Başbakanım, zincir mağazaları, büyük alışveriş merkezlerini dışarıya alamayız dedi. Küçük bakkallar kapanacak, bakkal devri bitti, dedi. Bizim Muğla’da o devir çoktan bitmişti…
Muğla’da zincir mağaza olarak; BİM’ler 5 adet var, Pehlivanoğlu 2 adet var, DİA SA 2 adet var, Şok 2 adet var, TANSAŞ 1 adet var, Carefour Sa 1 adet var. Söğütlü de bu guruba girdi.
Bakkalcılığı öldüren bunlar. Ve ayakta kalmaya çalışan birkaç yerli market, büfeler, bakkal gerçeği bu. Sadece bakkalcılık değil ki; manav, kasap, unlu mamulcüler, elektrikçiler, beyaz eşyacılar, halıcılar…
Yaaa, BİM’deki malı, Muğlalı esnaf satsa gidip almazlar, ama BİM’de sıra bekliyorlar…
Seçim zamanında her taraftan ayrı bir ses duyuluyor. Şunu yapıcaz, bunu yapıcaz… O dönemde MHP CHP’ye, CHP AKP’ye, AKP CHP’ye herkes bir şeyler söylüyor. Seçim bitiyor, herkes susuyor.
Ortada bir CHP, Muğla Belediyesi var. Hangi parti olursa olsun, bir gerçek var. Muğla 40 000 nüfuslu. 20 bin öğrenci nüfuslu. Yaklaşık 65 000 yaşayan bir kitleye sahip. Yani çok küçük bir şehir. 15 gündür üniversite kapalı. (Yukarıda da vurguladığım gibi mektup muhtemelen sömestr tatilinde kaleme alınmış) Hiçbir iş yapamıyoruz. Hepimiz birbirimize bakıp, öğrencilerin elini ayağını öpelim, diyoruz. Onların dönüş günlerini iple çekiyoruz.
Ben, biz, üniversitenin final, vize tarihlerini, giriş çıkışlarını ezberliyoruz. Çünkü Muğla’da onlarsız iş yok. 15 gündür Kötekli (Üniversite kampusunun bulunduğu mahalle) kapalı. Dükkanlarını açmıyorlar.
Şu da bir gerçek; bu üniversitenin öğrencilerinin ekonomisi nasıl? Zayıf, ama onlara mecburuz. Onlar da günlük yaşıyorlar. Çok az bir kısmı rahat alış veriş yapıyor.
xx xx xx
BİTMEDİ… Bu semimi mektubun lütfen devamını da okuyun…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.