Bu yazının başlığı yok!

Bu haber 23 Temmuz 2010 - 0:00 'de eklendi ve 1.139 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

 
Yarın 24 Temmuz Türk Basını’nda sansürün kaldırılışının 102. yıldönümü.
Yarın Basın Bayramı…
Ülkemizin önde gelen Gazeteci-Yazarlarından Tuncay Özkan ve Mustafa Balbay “tutuklulukları cezaya dönüşmüş İNSANLAR” olarak mesnetsiz iddialarla “ceza” değil, “işkence” yaşarlarken ben ortada “kutlanacak” bir şey görmüyorum, ama Gazetecilik mesleğinin örgütleri bütün yurtta, bu günü bir biçimde kutlayacaklar…
Muğla Gazeteciler Cemiyeti de kutlayacak.
Muğla Gazeteciler Cemiyeti’nin yarın Karabağlar Yaylası’nda “kutlayacağı” bu çok anlamlı günde, Basın Başarı ve Onur Ödülleri de sahiplerini bulacak…
 
xx      xx      xx
Yarın ödül alacak “hak etmiş” meslektaşlarımı ve alanında duayen olmuş Hamdi Yücel Gürsoy, Kadir Başoğlan, Baro Başkanı Av. Mustafa İlker Gürkan, Muğla Tabip Odası Başkanı Dr. Naki Bulut, Muğla Üniversitesi Tıp Fakültesi Kurucu Dekanı Prof. Dr. Nurettin Demir ve Muğla Üniversitesi öğretim üyelerinden Ali Abbas Çınar gibi isimleri kutluyorum…
Doğrusu bu yazıyı yazıp yazmamayı çok düşündüm. Yazmamalıydım da… Ama arkadaşımız Dr. Gülten Şimşek’in Milas’tan gönderdiği ve bu gün Hamle’de yer alan yazısını okuyunca dayanamadım…
Dr. Gülten Şimşek bu günkü köşesinde Muğla Gazeteciler Cemiyeti’nin ödüllerini sorguluyor.
Kendisi daha önce bize gelip, “Cemiyetin ödüllerine başvuracağım” dediğinde, Hamle olarak bizim o ödüllere başvurmayacağımızı belirtip, “Siz bilirsiniz, o ödüllerden birini alsanız da olur, almasanız da…” demiştim.
O da bu günkü yazısında “Versen kaç yazar, vermesen kaç yazar!!!” demiş!
Ödül alamamış ne gam…
 
xx      xx      xx
Doğrusu Muğla Gazeteciler Cemiyeti’nin “ödüllendirme ölçüt ve anlayışını” hala çözebilmiş değilim. Sorgulamak niyetinde de değilim…
Anadolu Ajansı Muğla Temsilcisi Kenan Gürbüz ve beraberindeki tüm arkadaşları ödül alırken, CHA (Cihan Haber Ajansı) Muğla Muhabiri Kayber Avcı ile İHA (İhlas Haber Ajansı) Muğla Temsilcisi Bekir Tosun arkadaşlarımızın ödüllendirilmemiş olmaları aslında biraz ipucu veriyor gibi… CHA ve İHA’nın merkezdeki temsilcileri “başarısız” da olabilirler tabi… Ama bu iki ajansın muhabirleri il genelinde mi başarısızlar?
Üstelik, il genelindeki yerel gazetelerin neredeyse tamamına İHA haber servisi yapmıyor mu?!!
 
xx      xx      xx
Muğla’da Star, Yeniasır ve Sabah Muhabirlerine de ödül yok. Acaba bu yayın organlarının sahipleri AKP’li bilindiklerinden mi?!!
Tabi Gazeteciler Cemiyeti’nden ödül alabilmeniz için “başvuruda” bulunup “beni değerlendirin” demeniz gerekiyor. İHA ve CHA temsilcileri “ödül istiğinde” bulunmamış olabilirler…
Ama, bizim Hamle’den İsmail Atasever ve Cüneyt Erdan arkadaşlarımız “beni de değerlendirin” deyip, ödül başvurusunda bulunmadıkları halde, iki ayrı dalda ödüllendirilmişler!!!
Bu arkadaşlarım yarın akşam “Basın Gecesi”ne giderlerse, bir değil, ikişer ödül alacaklar!..
Cemiyet’in seçici kurulu, “Biz bu iki arkadaşımızı kendimiz değerlendirdik” diyebilir, ama Dr. Gülten Şimşek arkadaşımıza geçen yıl yaptığı ödül alma girişiminde “Niçin basında yazıları takip edip ödüllendirmiyorsunuz?” diye sorduğunda Cemiyet Başkanı Sayın Ünal Türkeş’in “Biz takip edemeyiz, sizler başvuruda bulunursanız değerlendiririz.” dediğini, Dr. Şimşek’in bu günkü köşesinden okuyoruz!
 
xx      xx      xx
Cüneyt Erdan ve İsmail Atasever arkadaşlarım yarın Basın Gecesi’ne gidip o ödülleri almayacaklarını söylüyorlar. Alabilirler de… Almazlarsa, neden almadıklarını elbette köşelerinden yazacaklardır….
 
xx      xx      xx
Peki, ödüllendirmeyi, başvuruların değerlendirmesini kim yapıyor?
Cemiyet Başkanı Sayın Ünal Türkeş ile birlikte meslektaşım Yüksel Savaş ve Muğla’nın folklor araştırmacısı, sözlü tarih yazarlarımızdan Mehmet Ali Eren yapıyor.
Sevgili hocam Mehmet Ali Eren daha geçenlerde önüme geçip, “Bu Zabıta Amiri’ni ne yapacağız. Herkes şikayet ediyor. Şikayet edenler CHP yöneticisi olarak bana geliyorlar.” dediğinde, “Köyün başka delisi mi var abi çok yazdım, ama yine yazarım, merak etme.” demiştim. Sevgili Mehmet Ali Eren hocam, “Böyle bir konuşma olmadı” da diyebilir tabi… Ben artık alıştım…
O konuşma olmuşken bir de ne göreyim… Açıklanan ödül alacaklar listesinde Muğla Belediyesi Zabıta Amiri Şevket Gülen de var!
Cemiyetin ödül gerekçelerinde Zabıta Amiri Gülen ile ilgili “Belediye halk kaynaşmasının bir başka noktasında sorumluluğunu yitirmeden ve güven vererek çalışan görevli” diye yazılmış. Ne diyeyim… Neredeyse tüm Muğla esnafının “çok sevdiği” Zabıta Amiri Şevket Gülen’e hayırlı olsun!
Kim bilir belki, sevgili Mehmet Ali Eren hocamın adı “seçici kurul”da geçse de, bu ödüllendirmeden haberi yoktur!.. Ama buradan söz veriyorum, Şevket Gülen bey ile ilgili bundan sonra tek bir olumsuz yazı yazmayacağım…
Kim bilir belki ben de sevgili hemşerilerim tarafından yanıltılıyorumdur, ‘önyargılı’ davranıyorumdur. Şevket beyden özür diliyorum!
 
xx      xx      xx
Hangi mesleği yaparsanız yapın, emeğinizi karşılığını görmeniz, bir biçimde ödüllendirilmeniz önemlidir. Ancak ödüllendirildiğinizde “kimlerle, hangi ödül treninde yolculuk ettiğiniz” de önemlidir.
Hamle yazarlarından Dr. Gülten Şimşek arkadaşımızın yapılan ödüllendirme oldukça zoruna gitmiş.
Üzülmeye gerek yok arkadaşım, geçimini “gazetecilikle” sağlayanların büyük bölümünün yer almadığı ödül trenin de yer almamış olman senin için bir kayıp değil. Belki de kazançtır…
24 Temmuz Türk Basını’nda sansürün kaldırılışının 102. yıldönümü kutlamaları yapılırken, Mustafa Balbay’a, Tuncay Özkan’a ve basınımıza özgürlük dilerim…
 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.