Bu Vebal Hepimizin (II)  

Bu haber 16 Kasım 2016 - 0:00 'de eklendi ve 786 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

İsmail Atasever

 

Yazımın ilk bölümünde, basın mensuplarıyla bir araya gelen Muğla Valisi Amir Çiçek’in, özellikle 15 Temmuz’dan sonraki gelişmeler ağırlıklı olmak üzere açıklamalarda bulunduğunun altını çizmiştim.

Yanı sıra aynı birliktelikte bulunan gazetecilerin yönelttiği sorular.

Karşılığında verilen cevaplar.

Aslında Muğla genelinde yer eden gelişmelere yönelik açıklamalar, sıradan olmayan olaylar üzerineydi.

Zira 15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Marmaris’te bulunması üzerine, doğal olarak tüm gözler Muğla’ya çevrilmişti.

Aynı süreçte yaşanan gelişmelerin nasıl seyir aldığını, Vali Çiçek başkanlığında oluşturulan heyetin cumhurbaşkanını korumak adına ne tür bir yol izlediklerini, o süreç ve sonrasında kaleme almıştım.

***

Bu kez, 15 Temmuz girişimleri üzerine Türkiye genelinde olduğu gibi Muğla’da da gerçekleştirilen demokrasi nöbetleri başlamıştı.

Halkın koşulsuz gecenin ilerleyen saatlerine kadar hiç ayrılmadan, “bizler buradayız” anlamında verdiği mesajlar, kesinlikle sıradan yaklaşımlar değildi.

Kısaca, aynı süreç içerisinde halkımız öyle bir tavır sergiledi ki, gerçekten takdire şayandı.

Bir kez daha anladık ki, Türk Milleti için asıl olan bağımsızlıktır.

Şu veya bu nedenden birileri, demokrasiyi sekte vuran eylemlere kalkışırsa, karşılarında bizi bulur.

Aynı süreçte bunu gösterdi insanımız.

Tarih boyunca olduğu gibi 15 Temmuz gecesinde bir kez daha şer güçlere göğsünü siper etmekten çekinmedi.

***

15 Temmuz ve sonrasındaki gelişmeler üzerine bir kez daha açıklama gereği duyan mülki amir;

“Bizim Muğla’da dokunmadığımız yer kalmadı” diyerek, nasıl bir yaklaşım sergilendiğini vurgulamıştı.

Aslında aynı süreçte gözlerin üzerine çevrildiği illerin başında Muğla’nın geldiği yadsınamaz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın aynı tarihte Marmaris’te olması, yanı sıra demokrasiye yönelik asla kabul edilemez eylem gerçekleştirmek isteyenlere karşı sürdürülen mücadelede nasıl hareket edildiğini birebir tanık olduk.

Aynı eylem içerisinde bulunan askerlerin Marmaris’ten Ula ilçesine kadar uzanan güzergah üzerinde konuşlanmaya çalıştıkları.

Sonrasında birer birer yakalanmaları.

İşte tüm bu gelişmeler üzerine, eylemi gerçekleştirmek isteyenlere yönelik neler yapıldığı? bağlamında ortaya çıkan rakamları Vali Çiçek açıklıyor.

Bugüne değin haklarında işlem yapılanlardan 402’si görevden uzaklaştırıldı.

150 kişiyle ilgili yargılama devam ediyor.

Aynı süreçte görevden çıkarılanların sayısı 459.

Hala 5 kişi aranıyor.

Haklarında işlem yapılan kamu görevlilerin sayısı 1138.

Bu arada sivillere yönelik olarak 154 tutuklanmanın olduğunu, 281 kişiye dokunulduğunu da ekliyor.

Vali Amir Çiçek bu kez üniversitelere yöneliyor.

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesinde görevli bir kısım öğretim üyesi içinde işlemler yapıldı.

İlk ve ortaöğretim kurumları bazında neler yapıldığı? bağlamında açıklama yaparken iki noktaya dikkat çekiyor.

İl genelinde konuşlanan okullardan 14 tanesi kapatıldı.

İlişkin olarak 17 yurt aynı işleme tabi tutuldu.

***

Vali, Muğla’da neler olup bittiği bağlamında rakamlara yönelik bilgiler verdikten sonra, önemli bir ayrıntının altını çiziyor.

Şurası bilinmeli ki, ülkemizin birliği ve dirliği, özellikle demokrasiye yönelik kim menfi bir eylem içerisinde olmuşsa, tek bir şey söylenebilir.

Kim ne yaptıysa, asla yanına kar kalmayacaktır.

Ardından önemli bir ayrıntıya vurgu yapıyor.

Her kim suç işlemişse, mutlaka cezasını çekecek.

Bundan kaçış yok.

Ama diyor vali.

Biz suç işlemeye meyyal olanları önlemek için gerekeni yapacağız.

Vali Amir Çiçek bu kez yıllardır devam eden, aynı süreçte çok sayıda asker sivil vatandaşın ölümüne neden olan terör eylemlerine yönelik olarak;

Artık önü alınmalı.

Ne yapıp edip başta PKK olmak üzere DEAŞ, FETÖ terör örgütlerinin eylemleri sona ermelidir.

Bu bağlamda, birlik, beraberlik, bayrağımızın dalgalanmasına engel olmak, istiklali ve istikbali yok etmek isteyen her türlü yapıyla mücadele ediyoruz.

15 Temmuz öncesinde de devleti korumak için çalıştık.

15 Temmuz’dan sonrada milletin içine nifak tohumları ekmeye çalışanlarla hukuk çerçevesinde mücadele ediyoruz.

Etmek durumundayız.

Bu vebal hepimizin.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.